"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2122 Esas, 2018/1037 Karar
SUÇLAR : Rüşvet alma, rüşvet verme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Ticaret Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesi uyarınca sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (....) ve ... yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında atılı suçlardan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Ticaret Bakanlığının katılma ve hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, Hazine vekilinin tüm hükümleri, ... vekilinin ise sanıklar ..., ..., ..., ..., ... (....) ve ... hakkında kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2017 tarihli ve 2015/562 Esas, 2017/298 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 10.05.2018 tarihli ve 2017/2122 Esas, 2018/1037 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Hazine vekili ile O yer Cumhuriyet savcısnın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Savcılıkça yapılan işlemler, dosyadaki bilgi ve belgeler ile tüm soruşturma evrakı kapsamına göre sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olduğuna, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı bulunduğuna,
Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Duruşmadan haberdar edilmediklerinden davaya katılma haklarının kısıtlandığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, atılı suçların işlendiğinin telefon görüşmeleri ve teknik takip tutanakları ile sabit olduğuna, beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı bulunduğuna,
İlişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince sanık ...'un soyadının hüküm fıkrasında "...." olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, katılan ... vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin Kararında, katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.