"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/346 Esas, 2017/1498 Karar
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma
HÜKÜMLER : a-İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine,
b-İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında iddianamede (1) numaralı ihale, ... hakkında (3) numaralı ihale, ... ve ... hakkında (5) numaralı ihale, ... ve ... hakkında (6) numaralı olarak belirtilen ihaleler ile ilgili olarak kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak atılı suçtan beraatlerine karar verilmek suretiyle hükümler düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi,
c-Sanıklardan ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi
EK KARARLAR : Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz taleplerinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, kamu davalarının zamanışımı nedeniyle düşürülmesine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl ve ek Kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 253/6. maddesine paralel bir şekilde; "derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında, "Zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi aksi halde yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından re'sen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen, beraat hükümlerinin kaldırılarak kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararlara karşı adı geçen sanıklar müdafiilerinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından temyiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak atılı suçtan sanıkların beraatlerine karar verilmek suretiyle hükümler düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararları ile ... ve ... müdafiilerinin temyiz taleplerinin reddine dair ek Kararların; 5271 sayılı Kanun'un 2 86... /2. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, katılan Hazine vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümleri, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin ise temyiz taleplerinin reddine dair ek Kararları temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2016 tarihli ve 2008/581 Esas, 2016/316 sayılı Kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyetlerine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
1)Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.09.2017 tarihli ve 2017/346 Esas, 2017/1498 sayılı Kararı ile sanıklardan ... ve... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca esastan reddine, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak, sanıklar hakkında atılı suçlardan beraat kararları verilmek suretiyle hükümler düzeltilerek istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.
2)Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.11.20 17... .11.2017 tarihli ve 2017/346 Esas, 2017/1498 sayılı ek Kararları ile sanıklar ... ve ...'ın müdafiilerinin temyiz istemleri, 5271 sayılı Kanun’un 296/1. maddesi gereği ayrı ayrı reddedilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların üzerine atılı suçun sübut bulduğuna, mahkemenin eksik inceleme sonucu verdiği kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların cezalandırılması için Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanıklar ... ve ... Müdafiilerinin Temyiz İstemleri
Sanıklar hakkında verilen beraat kararları yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda düşme kararları verilmesinin hatalı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesinin asıl ve ek Kararlarının bozulması gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanıklar ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararlarına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz taleplerinin reddine dair ek Kararlar yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile aynı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın yüklenen suçtan beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden
Ulusal Yargı Ağı Projesi bilişim sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın 11.05.2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanıkların yüklenen suçtan beraatlerine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararları yönünden
İlk Derece Mahkemesince sanıkların ihaleye fesat karıştırma suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosyadaki mevcut delillere göre yapılan değerlendirme sonucunda sanıklar hakkında atılı suçu işledikleri sabit görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin ulaştığı sonucun isabetli bulunmadığı ve sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılarak yerlerine 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmesi gerektiğine dair ibareler eklenmek suretiyle sanıklar ve müdafiilerinin istinaf başvurularının hükümler düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; hükmün düzeltilmesi sonrasında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının gerekçesinin ve hüküm fıkralarının birlikte bir bütün halinde sanıkların cezalandırılmalarına ilişkin ibareler içermesi ve kendi arasında çelişki oluşturması nedenleriyle kararların 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca bir bütün halinde kaldırılarak oluşa ve kabule uygun şekilde yeni hükümler kurulması sonrasında anılan hükümler düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkralarının hükümden çıkartılıp sanıkların beraatlerine dair ibarelerin hüküm fıkralarına eklenmesi fakat sanıkların mahkûmiyetlerine dair anlatım içeren gerekçenin hükümden çıkartılmaması suretiyle infazda tereddüde yol açacak ve gerekçeyle hüküm arasında açık çelişkiye neden olacak şekilde kararlar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
1) Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle ek Kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARLARIN ONANMASINA,
3)Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a ile 5237 sayılı Kanun'un 64... sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
4) Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozma kararının içeriği doğrultusunda 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b madde, fıkra ve bendi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.