Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2021/15415 E. 2026/1161 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/34 Esas, 2015/37 Karar

SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜMLER : Her iki sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet, özel belgede zincirleme sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, onama, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanıklar ... ve Mine Kurt hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan haline göre itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek sanıklar müdafiilerinin bu kararlara yönelik temyiz istemlerinin itiraz mahiyetinde olduğu ve vaki itirazlarının Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2015 tarihli ve 2015/269 Değişik iş sayılı Kararı ile incelenerek bu hususta gerekli kararın verildiği anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan ... vekili ile sanıklar müdafiilerinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1) Sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüştür.

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmiş, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

2) Sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Suç tarihinde ...'nda başkan olarak görev yapan ve zimmet suçundan hakkındaki mahkumiyet hükmü onanan diğer sanık ...'in, bu süre içinde değişik tarihlerde zimmet eylemlerinin bir kısmını tek başına, bir kısmını ise aynı kurumda genel sekreter olarak görev yapan sanık ile birlikte gerçekleştirdiği kabul edilen somut olayda, zimmet eylemlerine ilişkin toplam tutarın diğer sanık ... tarafından yargılama aşamasında tamamen iade edildiği ve bu nedenle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, sanıklardan birinin yaptığı ödeme nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinden bu ödemeye karşı çıkmayan diğer sanığın da yararlanacağı nazara alınarak, ortak zimmet miktarı olan 9.237,12 TL'nin soruşturma aşamasında ödenmiş olması itibarıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 248/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§