"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/183 Esas, 2020/1543 Karar
SUÇLAR : Rüşvet alma, rüşvet verme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre ... ile Milli Eğitim Bakanlığının kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ..., ... ve ...'na isnat olunan rüşvet verme, kendi kurum çalışanları olmayan kamu görevlisi sanıklara isnat olunan rüşvet alma ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ya isnat olunan rüşvet suçuna aracılık etmeden doğrudan zarar görmedikleri, anılan suçlar bakımından kamu davalarına katılma ve temyiz haklarının bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerden katılanlardan Hazine vekilinin tüm hükümleri, Milli Eğitim Bakanlığının sanıklar ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan, ... vekilinin ise sanıklar ... ile ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2015/345 Esas, 2019/217 sayılı Kararı ile sanıkların rüşvet alma, rüşvet verme ve rüşvet suçuna aracılık etmeden 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2020/183 Esas, 2020/1543 sayılı Kararı ile katılanlar vekillerinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların tüm dosya kapsamından atılı suçları işlediklerinin sabit olduğuna, eksik inceleme sonucu delillerin takdirinde hata yapılarak hüküm kurulduğuna, usul ve yasaya aykırı beraat kararlarının bozulması gerektiğine,
Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Dosya kapsamında yer alan CD ve tüm deliller gereğince sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olduğuna, verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine ve sair hususlara,
Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olduğuna, cezalandırılmalarına dair karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak verilen beraat kararlarının bozulması gerektiğine ve sair hususlara,
İlişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Ulusal Yargı Ağı Projesi bilişim sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanığın 28.12.2023 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
III. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle ... ile Milli Eğitim Bakanlığının sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme, kendi kurum çalışanları olmayan kamu görevlisi sanıklara isnat olunan rüşvet alma ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ya isnat olunan rüşvet suçuna aracılık etmeden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle hükümlerde katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle katılan Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64... sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2026 tarihinde karar verildi.