Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2021/1286 E. 2026/688 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2011/22 Esas, 2016/3 Karar

SUÇLAR : Zimmet, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Mahkumiyet (tüm sanıklar hakkında zimmet suçundan), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, incelenmeksizin iade

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan haline göre itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek adı geçen sanık müdafiinin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği ve vaki itirazın merci Niğde Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarihli ve 2016/311 Değişik iş sayılı Kararı ile incelenerek bu hususta gerekli kararın verildiği anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, incelemenin sanıklar müdafiilerinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

.... Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu üyesi olan sanıkların, "Ortaklar mülkiyetinde 300 baş damızlık sığır yetiştiriciliği projesi" kapsamında yapılan işletme binasına ilişkin, muhasebe kayıtlarında gerçekte yapılan harcamalardan daha fazla gider göstererek bina için Tarım ve Orman Bakanlığından temin ettikleri kredi miktarı ile gerçekte yapılan harcama miktarı arasındaki farkı uhdelerinde tuttukları ayrıca aynı proje kapsamında açık sistem ahırların yapımı için proje bedeli olarak gider gösterilen ancak muhasebe kayıtlarına yansıtılmayan 4.170 TL parayı zimmetlerine geçirdikleri yine 2006-2007-2008 yıllarında kooperatife alınan yem ve mamullerden, stokta göründüğü halde fiilen mevcut olmadığı tespit edilen 204.621,39 TL tutarındaki malı uhdelerine geçirdikleri iddialarıyla zimmet suçundan cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davalarında sanıkların mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanıkların savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmeyerek, işletme binasının Tarım İl Müdürlüğünün kontrolünde yapıldığını, muhasebe kayıtlarına gerçekte yapılmayan herhangi bir giderin yansıtılmadığını savunmaları ve bu hususun mahkemece tanık olarak dinlenen Tarım İl Müdürlüğü Destekleme Şube Müdürü ... tarafından da doğrulanması, muhasebe kayıtlarında proje bedeli olarak gider gösterilen 4.170 TL paranın ise proje onayı için yapılan belgesiz masraflar olduğunu savunmaları karşısında, sanık savunmalarına ve tanık beyanlarına hangi gerekçe ile itibar edilmediğinin karar yerinde tartışılması, hükmün dayandığı tüm kanıtlar, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçlar ile iddia, savunma ve dosyada bulunan diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açıkça ortaya konulması, sanıkların eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun gerekçeye yansıtılması, kooperatife alınan yem ve mamullerden, kayıtlarda stokta göründüğü halde fiilen mevcut olmadığı tespit edilen 204.621,39 TL tutarındaki malın sanıkların uhdesinde bulunduğu iddiasına ilişkin olarak ise Tarım ve Orman Bakanlığı kontrolörü tarafından düzenlenen soruşturma raporunda, ortaklara satılan yemler için fatura düzenlenmemesi veya düzenlenen faturaların muhasebe kayıtlarına gelir olarak işlenmemesi nedeniyle stok fazlalığı oluşmuş olabileceğinin, kooperatif deposunda fiilen tespiti yapılan meblağ kadar yem bulunmasının mümkün olmadığının, faturasız satış yapılmasının satılan yemlerden tahsil edilen meblağların tahsilatı yapan kişilerin uhdesinde kalmasına neden olduğunun belirtilmesi ve gerek sanık savunmaları gerekse mahkemece tanık olarak dinlenen bir kısım kooperatif üyelerinin beyanlarından üyelere süt karşılığında faturasız olarak yem verildiğinin anlaşılması karşısında; kooperatif işlerinin ne şekilde yürütüldüğü, yem ve süt satışlarının nasıl yapıldığı, yem satın alınan firmalara ödemelerin hangi usulle gerçekleştirildiği hususlarında, suç tarihlerinde kooperatif muhasebe işlerini fiilen yürüten kişilerin ve olayın aydınlatılmasına yeter sayıda kooperatif üyesinin tanık olarak dinlenmesi ile yem satın alınan şirketlerden ödemelerin ne şekilde gerçekleştirildiğinin sorulması, sanık ...'ün savunmalarında, kooperatif yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen kooperatif işlerinde fiilen görev yapmadığını, toplantılara katılmadığını, imza ve harcama yetkisinin diğer sanıklarda olduğunu, kendisinin süt toplama işinde günlük ücretle çalıştığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemesi, mahkemece tanık olarak dinlenen ve kooperatifin muhasebe işlerinden sorumlu olduğu anlaşılan ...'in de kooperatifte esasen sanıklar ... ve ... ile muhatap olduğunu beyan etmesi dikkate alınarak, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi amacıyla sanıklardan hangisinin ya da hangilerinin her türlü para tahsilatı ve harcama işinde fiilen görevli olduğunun açıkça belirlenmesinden sonra, dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilerek mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderir nitelikte, sanıkların zimmetlerinde kooperatife ait para bulunup bulunmadığını tereddüde yer vermeyecek biçimde tespit eden bilirkişi raporu alınması sonrasında sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

İddianamelerde yer almadığı ve ek savunma hakkı tanınmadığı halde sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uygulanarak savunma haklarının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezaların yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§