"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/157 Esas, 2016/137 Karar
SUÇLAR : Zimmet, rüşvet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık, denetim görevinin ihmali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanıklardan ..., ..., ..., ...,...,.ve ... hakkındaki nitelikli dolandırıcılık isnadının icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçu olarak kabulüyle bu suçtan, ..., ...,., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet, ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali suçlarından), beraat (mahkumiyet hükümlerine konu isnatlar haricindeki isnatlara ilişkin olmak üzere, sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet, ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ..., ..., ...., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet,....., ..., ..., ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali suçlarından)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin reddi, kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre Tarım ve Orman Bakanlığının sanıklara isnat olunan zimmet ve rüşvet suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar gördüğü, bu itibarla kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle yapılan değişiklik sonrası 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde anılan suçlar yönünden müdahil sıfatını kazandığı, müdafiinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminden 08.04.2016 tarihli dilekçesi ile vazgeçtiği gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılanlardan..... Yer Fıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooparatifleri Birliği vekilinin tüm hükümlere, ... vekilinin tüm beraat hükümlerine, O yer Cumhuriyet savcısının sanıklardan ...., ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet ile ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından kurulan beraat, müdafiilerinin sanıklar ..., ..., ...,...., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan ... vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin 18.04.2016 tarihli ek Karara yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1) Katılan ... vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek Karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan ... vekilinin hükümden sonra 31.03.2016 tarihli dilekçe ile vekalet ücreti talebinde bulunması üzerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekip gerekmediği temyiz incelemesine konu olabilecek ise de İlk Derece Mahkemesince 18.04.2016 tarihli ek Karar ile talebin yerinde olup olmadığı konusunda karar verilmeyip dosyada vekilin vekaletnamesi bulunmaması nedeni ile temyiz hakkı bulunmadığından bahisle temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki ek Kararın kaldırılması yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen temyiz isteminin reddine dair ek Karar usul ve kanuna uygun olduğundan katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz isteminin reddine dair ek Kararın ONANMASINA,
2) Sanıklardan ... hakkında zimmet, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve.... hakkında denetim görevinin ihmali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'ın hükümden sonra 11.05.2019 tarihinde öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, adı geçen sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu ayrıca diğer sanıklara yüklenen denetim görevinin ihmali suçunun 5237 sayılı Kanunun 251/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 2011 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3) Tüm sanıklar hakkında (... hariç) rüşvet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık suçundan dönüşen icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ek 2/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığının kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma hakkının olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 2 33... . maddeleri gereğince resmi belgede sahtecilik suçu bakımından kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için dava ve duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği halde usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun'un mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230/1 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde gerekçeli olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosya kapsamında temin edilen bilirkişi raporlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği nazara alınmadan, iddianamede yer verilen her bir isnat yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle sanıkların, sübutu kabul edilen suçlardan ne şekilde sorumlu tutulduğu, sübutu kabul edilmeyenlerin ise gerekçesinin ne olduğu karar yerinde tartışılıp, kabul edilen ve reddedilen delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilmeden, yalnızca bilirkişi raporu gerekçe olarak yazılmak suretiyle isnat edilen tüm suçları ve eylemleri de kapsamayacak şekilde gerekçesiz olarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin, katılanlar ....Pamuk Yer Fıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooparatifleri Birliği ile ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.