Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Ceza Dairesi

Dosya2021/11746 E. 2026/689 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/17 Esas, 2015/302 Karar

SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma, denetim görevinin ihmali

HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında eylemlerinin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyet, sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma, ..., ... ve ... hakkında ise denetim görevinin ihmali suçlarından beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanık ... müdafiinin tayin olunan ceza miktarına göre yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca REDDİNE, Bakanlığın katılan kooperatifte görevli sanıklar hakkında denetim görevinin ihmali ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarına katılma ve verilen hükümleri temyize hakkının bulunduğu ayrıca kooperatif vekilinin 15.03.2016 tarihli dilekçe ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyizden feragat ettiği, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz taleplerinin incelendiği, keza sanık ... müdafiinin de 15.12.2015 tarihli dilekçe ile müvekkili hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yaptığı itiraz talebinde vazgeçtiği gözetilerek, incelemenin katılan Kooperatif vekili ve sanık ... müdafiinin mahkumiyet hükmüne, katılan Bakanlık vekilinin ise beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1.Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/2. maddesinde düzenlenen nitelikli zimmet suçunda "zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışların" suçun işlenmesi sırasında gerçekleştirilmesinin gerektiği nazara alındığında, sanığın eylemlerini zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlediğine dair dosya kapsamında kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı, diğer taraftan eylemlerinin Kooperatif muhasebe kayıtlarında yapılan basit bir araştırma ve kaba bir inceleme sonucu ortaya çıktığı da dikkate alınarak zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde zincirleme nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca Mahkemenin temel cezayı alt sınırdan tayini, artırım ve indirimlerin en lehe oranlar üzerinden takdiri ve uygulaması da nazara alınarak hüküm fıkrasının (3.2) numaralı bendinin tamamının hükümden çıkarılması, hükmün (3.3), (3.4) ve (3.5) numaralı bentlerinde yer alan "9 yıl 4 ay 15 gün", "4 yıl 8 ay 7 gün" ve "3 yıl 10... gün" ibarelerinin sırasıyla "6 yıl 3 ay", "3 yıl 1 ay 15 gün" ve "2 yıl 7 ay 7 gün" şeklinde değiştirilmesi, diğer taraftan hüküm fıkrasının (3.6) numaralı bendinden sonra gelmek üzere hükme "Sanığın atılı suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca takdiren 1 yıl 3 ay 19 gün süre ile bu hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2. Sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma, ..., ... ve ... hakkında denetim görevinin ihmali suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;

Sanık ...'ün hükümden sonra 27.12.2017 tarihinde vefat ettiği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile diğer sanıkların üzerlerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve denetim görevinin ihmali suçlarının 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 251/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 16.10.2014 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§