"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1436 E., 2022/1636 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/422 E., 2022/72 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...'da hukuk danışmanlığı yaptığını, davalının müvekkilinin dayısının oğlu olup müvekkili ve müvekkilinin ailesi ile miras sebebiyle husumetinin bulunduğunu, aynı zamanda davalının müvekkili ile alacak verecek yüzünden husumetli olduğunu, bu nedenle müvekkilinin FETÖ örgütüne üye olduğu, hatta örgüt elebaşlarını yurtdışına kaçırdığı şeklinde haksız şikayette bulunduğunu, şikayet tarihinin 06.01.20 17... .02.2017 tarihinde müvekkilinin pasaportunun iptaline karar verildiğini ve ...'a dönemediğini, iki yıl boyunca ailesinden ayrı şekilde Samsun'da kaldığını, bu nedenle mesleğini icra edemediğini ve maaşını alamadığını, maddi ve manevi olarak zarara uğradığını belirterek şimdilik 100,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra, ... isimli kişinin davacının da terör örgütü olarak adlandırılan yapı içerisinde yer aldığını söylemesi üzerine vatandaşlık görevini yaparak duyduklarını anlatmak sureti ile davacının bu örgüt ile irtibatının araştırılmasını talep ettiğini, bunun üzerine savcılık makamı tarafından müvekkilinin şikayetinin değerlendirildiğini ve müvekkilinin şikayetinden 1 ay sonra 07.02.2017 tarihinde davacının pasaportunun iptaline karar verildiğini, müvekkilinin hareketinin vatandaşlık görevi çerçevesinde olup davacının araştırılması yönündeki talepten ibaret olduğunu, bu süreçten sonra yapılan işlemlerin Devletin sorumluluğunda olup müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur veya sorumluluğun olmadığını, savcılık makamı tarafından başlatılan soruşturmada elde edilen delillerin iddianame oluşturmaya ve bu iddianamenin kabulü ile kovuşturma aşamasına geçilmesine yeter nitelikte olup müvekkilinin şikayetini haklı gösteren emarelere dayandığının, açılan ceza davası ile sabit olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile ilgili 06.01.2017 tarihli şikayet üzerine, 07.02.2017 tarihinde davacının pasaportunun iptaline karar verildiği, yürütülen soruşturma neticesinde Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/286 esas sayılı dosyası ile dosya davacısı ... hakkında ceza davasının açıldığı, her ne kadar ceza mahkemesince beraat kararı verilmiş ise de, savcılığın esas hakkındaki mütalaasında; sanığın alınan savunması ile, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir ve ...'da faaliyet gösteren ... Derneğinde geçmiş dönemde görev aldığının, çocuklarının 2013/2014 eğitim dönemine kadar ...'da bulunan örgüte müzahir eğitim kurumlarında eğitim gördüğünün, geçmiş dönemde örgütün düzenlediği organizasyonlara katıldığının ayrıca FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün sözde lideri ...'in talimatından sonra ... hesabında artış olduğunun tespit edildiğinden bahsedildiği, karar gerekçesinde ise; sanığın sadece örgütün benimsediği siyasal ideolojiye ve görüşe sahip olması, yakınlık duyması, yani örgütün sempatizanı olması, soyut olarak örgüte veya ideolojisine ait eserleri okuması, bulundurması ile sınırlı eylemlerinin onun silahlı örgütün sair efradı sayılmasının kabulüne elverişli olmadığı, sanığın aksi ispatlanamayan savunmasına itibar edilmesi gerektiği anlaşıldığından, müsnet suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede, kesin inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, bu haliyle davalının şikayetini haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa var olduğu, davalının şikayet dilekçesinin içeriğinde şikayet hakkını aşacak ifadelerin de bulunmadığı değerlendirildiğinde davalının hakkını kötüye kullanarak, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğunun kabulüne yasal olanak bulunmadığından ve davacının, davalı tarafından karşılanması gereken maddi veya manevi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve vekalet ücretine yönelik davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kendi değer yargısına göre şikayetini haklı gösterecek bir kısım emare ve delillerin olduğu; davalının şikayet hakkını kullandığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının gerçek bir olaya dayanarak resmi mercilere başvurmadığını, tamamen kendi kurguladığı gerçek dışı olaylar çerçevesinde müvekkilini zor duruma sokmak için müvekkili aleyhine söz konusu şikayeti yaptığını, bu sebeple söz konusu şikayeti bir hak arama özgürlüğü olarak nitelendirmenin hakkaniyetten uzak bir değerlendirme olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında müvekkili hakkında Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/286 esas sayılı dosyasından verilen beraat kararının değerlendirilmesinin adeta bir mahkumiyet kararıymışçasına yapıldığını, savcılık mütalaasındaki hususların değerlendirildiğini fakat kovuşturma evresinin bütünlüğü önemsenmeden bu sürecin yalnızca savcılık mütalaasından ibaret olmadığı göz önüne alınmadan bir değerlendirme yapıldığını, müvekkili lehine delil mevcudiyeti sayesinde müvekkilinin beraat kararı almasını sağlayan noktaların hiçbir şekilde dile getirilmediğini, müvekkilinin kişilik hakları ile lekelenmeme hakkı dikkate alınmaksızın karar verildiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalının eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.