Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

4. Ceza Dairesi

Dosya2026/3667 E. 2026/5826 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/998 E., 2023/685 K.

SUÇ: Cumhurbaşkanına hakaret

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İTİRAZA KONU KARAR : Bozma

İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Dairemizin, 19.01.2026 tarihli ve 2023/14372 Esas, 2026/1686 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2026 tarihli ve 4-2023/79491 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanına yönelik olarak, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinden, 01/06/2020 tarihinde yaptığı paylaşımın, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olup hakaret suçunu oluşturacağından, kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın onanmasına karar verilmesi yerine bozulmasına karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE

Cumhurbaşkanına hakaret suçu 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesinde düzenlenmiş ve hakaret suçunun tanımı aynı Kanun'un 125. maddesinde açıklanmıştır. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.

Somut olayda, suça konu paylaşımların içeriğinde katılana yönelik hakaret içerikli bir söz bulunmadığı, paylaşımların bütünü itibariyle rahatsız edici eleştiri niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Aksi düşünülecek olursa, suçla korunmak istenen değer ölçüsüz bir şekilde genişleyecek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir. Bu itibarla Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görüldüğünden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 19.01.2026 tarihli ve 2023/14372 Esas, 2026/1686 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

§