"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/453 E. 2025/124 K.
SUÇ : Hakaret
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine dair yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB- 2025/151043 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, suç tarihinin 27.11.2012 olduğu, sanığın savunmasının 03.04.2013 tarihinde alındığı ve sanık hakkında verilen 29.05.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10.06.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 02.09.2015 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 2 yıl 2 ay 22 gün süre ile dava zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle sanığın savunmasının alındığı 03.04.2013 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süre mahsup edildikten sonra hükmün açıklandığı 20.02.2025 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayanmıştır.
II. GEREKÇE
Hakaret suçundan açılan kamu davasında; sanığın 03.04.2013 tarihinde savunması alınıp hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10.06.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın 02.09.2015 tarihinde denetim süresi içinde ikinci suçu işlediği, 2 yıl 2 ay 22 günlük durma süresi de göz önüne alındığında, yargılama sürecinde olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık süresinin dolmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/2-a ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Sanık hakkında hakaret suçuna ilişkin İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2025 tarihli ve 2024/453 esas, 2025/124 sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanık hakkında, hakaret suçundan açılan kamu davasının , 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde karar verildi.