"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/518 E., 2025/846 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Davanın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine, sanık hakkında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararı ile imar kirliliğine neden olma suçundan davanın reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği; davanın reddine esas alınan davanın bu dava ile birleştirilerek yargılamanın yapılması gerektiği gözetilmeden ve müvekkil idarenin yokluğunda verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda İlk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında atılı suçlardan yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince Kanunda sınırlı olarak sayılan haller arasında düzenlenmeyen bir sebepten dolayı bozma kararı verildiği, bu kapsamda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılıp taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,31.03.2026 tarihinde karar verildi.