"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2025/5419 D. İş
SUÇ : Hakaret
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın kabulü
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.05.2025 tarihli ve 2024/139544 soruşturma, 2025/32779 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.07.2025 tarihli ve 2025/5419 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 gün ve 2026/649 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, adı geçen şüphelinin müştekiye karşı işlediği iddia edilen hakaret iddiasına ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında, 07.11.2024 tarihli ve 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75 inci maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle atılı sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçunun önödemeye tabi kılınması sebebiyle şüpheliye önödeme önerisinin tebliğ edildiği ve şüphelinin ödeme emrinde belirtilen 10.500,00 Türk lirası tutarı ödemesi üzerine 15.05.2025 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip müşteki vekilinin karara karşı itirazının Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliğince 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 170/2 madde ve fıkrasına göre suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluştuğu ve mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;
07.11.2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle yapılan düzenleme ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75/6. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere aynı kanunun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrasının önödeme kapsamına alındığı ve anılan Kanun'un 18.maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenen geçici 7. madde ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla soruşturma veya kovuşturma evresinde bulunan dosyalar bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla 253 üncü maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik ve 5237 sayılı Kanunun 75'inci maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik uygulanmaz" şeklinde düzenleme getirildiği, bu düzenlemelerin 14.11.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, UYAP üzerinden edinilen safahat bilgilerine göre Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan ilk işlem tarihinin 22.11.2024 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, soruşturmanın 22.11.2024 tarihinde başladığının kabul edilmesi gerektiği ve şüphelinin üzerine atılı suçun önödeme kapsamında kaldığı anlaşılmakla, şüpheli tarafından ödeme yapılması nedeniyle itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
07.11.2024 gün ve 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin 6-a bendine (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere yeni bir bent eklenerek hakaret suçu ön ödeme kapsamına alınmış ve anılan bent 24.12.2025 gün ve 7571 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle de hakaret (üçüncü fıkrasının (a) bendi hariç, madde 125) şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Kanun'a 7531 sayılı Kanun'la eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan ''soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar bakımından'' ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 27.03.2025 tarih, 2024/197 E., 2025/86 K. sayılı kararıyla Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında; itiraz mercii tarafından itirazın reddi yerine, itirazın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.07.2025 tarihli ve 2025/5419 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Aynı Kanun'un 309/4-a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.