Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

4. Ceza Dairesi

Dosya2025/7323 E. 2026/202 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/679 E. 2020/543 K.

SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İTİRAZA KONU KARAR : Bozma

Dairemizin 22.05.2025 tarihli ve 2022/12170 Esas, 2025/9766 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.07.2025 tarihli ve 2021/22568 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/22568 sayılı yazısıyla ''Sanık ... hakkında Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2019 tarih ve 2019/974 esas sayılı iddianamesi ile Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan TCK'nın 299/1-2, 43/1, 53/1, 58/1. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış, Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2020 tarih ve 2019/3 25... /144 karar sayılı kararı ile TCK'nın 299/1-2, 62, 53 maddeleri gereğince 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulmuş, sanığın istinaf başvurusu üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.12.2020 tarih ve 2020/6 79... /543 Karar sayılı hükmü ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi üzerine yapılan inceleme sonucu 06.09.2022 tarihli tebliğname ile hükmün onanması talep edilmiş; Yüksek Dairenizin itiraza konu 22.05.2025 tarih ve 2022/12170 esas, 2025/9766 karar sayılı ilamı ile mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Tebliğnamede yer alan görüşe aykırı karar verilmesi nedeniyle dosyanın yapılan incelemesinde, aşağıda yer verilen nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca sanık aleyhine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulması gerekmiştir.

İTİRAZ NEDENLERİ: İtiraza konu uyuşmazlık, matufiyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.

Sanık ... hakkında Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde; 29/04/2017 tarihinde ''Feto soruşturmasında Belediyenin tuvaletini işleteni göz altına al, çocuklarına ... ismini veren adamı Valilikte tut. Yaşasın Kral ..." şeklinde paylaşımda bulunduğu,

23/07/2017 tarih ve saat 17:28 de ''Işide silah yollayan zat, bugün astsubay şehit eden mermi annenin münasip yerine girsin.(ağzımı bozmayayım diye çok uğraştım)'' şeklinde paylaşımda bulunduğu,

10/09/2017 tarihinde ''...'' rumuzlu Facebook kullanıcısının gönderisini paylaşarak söz konusu paylaşım içerisinde fotoğrafların altında ''her cm2 sinde yetimin hakkı olan kaçAK sarayın muhteşem ihtişamı (!), dün Atatürk heykeline harcanan parayı konuşanlara buna iyi bakın'' şeklinde yorumda bulunması nedeniyle Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2019 tarih ve 2019/974 esas sayılı iddianamesi ile Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2020 tarih ve 2019/3 25... /144 karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf başvurusu üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.12.2020 tarih ve 2020/6 79... /543 Karar sayılı hükmü ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanığın temyiz istemi üzerine Yüksek Dairenizin 22.05.2025 tarih ve 2022/12170 esas, 2025/9766 karar sayılı ilamı ile mahkumiyet hükmünün "suça konu sözün muhatabının, duraksanmayacak şekilde katılan olduğunun dosya kapsamından anlaşılamaması nedeniyle matufiyet şartının gerçekleşmediği" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak;

5237 sayılı TCK’nın 299/1. maddesinde “(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./35.mad) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır. (3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.” hükmüne yer verilmiştir.

Maddedeki suçun maddi unsuru, “hakaret” teşkil edecek herhangi bir harekettir. Söz konusu hareketler söz, yazı, resim, işaret veya benzeri vasıtalarla gerçekleştirebilir, ancak; hakaret ve sövme içeren bu eylemlerin Cumhurbaşkanına matufiyeti şarttır. Maddedeki hakaret terimleri 5237 sayılı TCY’nın 125. maddesine göre belirlenecektir.

Bu suçla Cumhurbaşkanlığının fonksiyonları değil Cumhurbaşkanının şeref varlığı korunmaktadır. Genel hakaret ve sövme suçlarında olduğu gibi Cumhurbaşkanına hakaret suçunun oluşması için de; onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu, toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre belirlenmelidir, bunu tayinde ölçü bireyin özel duyarlılığı değildir. (Erman S.Hakaret ve Sövme Suçları, S.80 vd.)

Sanığın, 29/04/20 17... /09/2017 tarihli paylaşımlarının tartışmasız şekilde Cumhurbaşkanına yönelik olduğu, 23/07/2017 tarihli ''Işide silah yollayan zat, bugün astsubay şehit eden mermi annenin münasip yerine girsin.(ağzımı bozmayayım diye çok uğraştım)" şeklindeki hakaret içerikli paylaşımının da duraksanmayacak şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Cumhurbaşkanına yönelik olduğu ve matufiyet şartı gerçekleştiğinden mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi yerine bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.İtirazımızın KABULÜ ile,

2.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 22.05.2025 tarih ve 2022/121 70... /9766 sayılı mahkumiyet hükmünün BOZULMASINA ilişkin kararının KALDIRILMASI,

3.Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2020 tarih ve 2019/3 25... /144 karar sayılı mahkumiyet kararına yönelik Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 17.12.2020 tarih ve 2020/6 79... /543 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının ONANMASI,

4.İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi,'' şeklindeki talep ve gerekçeyle itirazda bulunulmuştur.

II. GEREKÇE

Dosyanın incelenmesinde itiraz sebeplerinin yerinde olduğu görülerek,

Sanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,

Anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2.5271 sayılı Kanun'un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 22.05.2025 tarihli ve 2022/12170 Esas, 2025/9766 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,

3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Rize 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.01.2026 tarihinde karar verildi.

§