Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

4. Ceza Dairesi

Dosya2024/5032 E. 2026/5784 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/457 E. 2024/843 K.

SUÇ : Hakaret

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi; hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu ve matufiyet şartının gerçekleştiği için kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.

III. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251/1. maddesinin birinci fıkrasında "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.

İncelenen olayda sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen beraat kararına katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak ihtarlı davetiyeye karşın duruşmaya gelmemesi üzerine sanığın savunması alınmadan hüküm kurulduğu, sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmasının istenmesi karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı 2 yılı aştığından basit yargılama usulünün uygulanamayacağı, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi kapsamında ihtarlı davetiye çıkarılmasının yeterli olmadığı; bu kapsamda Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74 Esas, 2014/140 Karar sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılamasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanık savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden Kanun'un 193/2. ve 252/2. maddelerine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının sair yönleri incelenmeksizin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.03.2026 tarihinde karar verildi.

§