"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1027 E., 2024/240 K.
SUÇLAR : Hakaret, kişinin hatırasına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen beraat, kişinin hatırasına hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın, katılan ...'a yönelik hakaret suçunu işlediği dosyadaki delillerden sabit olmasına rağmen yerinde olmayan gerekçeyle beraat hükmü verildiğine, sanığın eylemleri ile aynı zamanda görevi kötüye kullanma suçunu da işlediğine ilişkindir.
2.Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; atılı suçun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığına, uzman görüşünden açıkça anlaşılacağı üzere suça konu sözlerin iddia ve savunma dokunulmazlığı sınırları içerisinde kaldığına, verilen karar ile evrensel ilke olan ifade özgürlüğü, adli yargılanma hakkı ve hukuk uygunluk nedeni olan ''savunma dokunulmazlığı'' ilkesinin ihlal edildiğine, suçun manevi unsuru olan ''kast'' unsurunun somut olayda gerçekleşmediğine, suç yerinin yanlış tespit edildiğine, dosya arasında soruşturma konusu suç ile ilgili olmayan başka evrakların da yer aldığına, savunmada ileri sürülen görüşlere gerekçeli kararda yer verilmediğine, mahkeme kararının kendi içerisinde çelişkiler içerdiğine, yeterli ve yerinde olmayan gerekçeyle seçenek yaptırımlardan hapis cezasının seçildiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine, lehe hükümlerin uygulanmama gerekçelerinin yasal ve yerinde olmadığına, her türlü şüpheden uzak, mahkumiyete yeter, kesin ve inandırıcı delilin dosya arasında olmadığına, hukuken geçerli hiçbir gerekçe gösterilmeden mahkumiyet hükmü verildiğine, ''hakkaniyete uygun yargılanma hakkının'' ihlal edildiğine, yerinde olmayan ve soyut gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayin edildiğine, ön ödeme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, gerekçesiz karar verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A-Hakaret Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Sanığın, katılan ...'a söylediği iddia ve kabul edilen sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğundan sanık hakkında hakaret suçundan beraat hükmü kurulmasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B-Kişinin Hatırasına Hakaret Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Sanık savunması, suça konu eylemlere dair duruşma tutanakları içeriği, dosyalarda yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkla ilgili olmakla birlikte iddia ve savunma sınırını aşan sözlerin iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kabul edilemeyeceği, hak kullanırken sınırın aşılmaması (ölçülülük şartı) gereklidir. Somut olayda, şekil ve yer koşulları oluşmuş ise de ölçülülük şartının aşıldığı anlaşılmakla, sanığın suça konu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesindeki iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine, seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercih edilerek teşdiden cezalandırılmasına, bir suç işleme kararı kapsamında değişik zamanlarda aynı suçun birden fazla işlenmesi karşısında TCK'nın 43/1. maddenin uygulanması ve lehe hükümlerin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sanığa yükletilen kişinin hatırasına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili, sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.