Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

4. Ceza Dairesi

Dosya2024/10910 E. 2026/2436 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/1604 E. 2024/1726 K.

SUÇ : Hakaret

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

2.Tebliğnamede hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle temyiz isteminin reddi yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafinin temyiz istemi, eksik inceleme ile verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.

2. Sanığın temyiz isteğinin; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, beyanı hükme esas alınan tanık M.S.'nın tarafsız tanık olmadığına, aralarında husumet bulunduğuna, kendisine iftira attığına, atılı suçlamayı kabul etmediğine, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.

III. GEREKÇE

Dairemizce de kabul edilen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında verilen beraat kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e-f) maddelerinde düzenlenen koşullar bulunmadığı halde hüküm bozulup ilk derece mahkemesine gönderildiği, direnme olanağı bulunmayan ilk derece mahkemesince kurulan yeni hükmün aslında aynı Kanun'un 280/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken hüküm olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükmün ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu, bu nedenle hükmün temyizinin kabul olduğu tespit edilmekle Tebliğname'deki red yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

24.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin 6-a bendinin (2) numaralı alt bendine göre hakaret (üçüncü fıkrasının (a) bendi hariç, madde 125 ) suçunun ön ödeme kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2.madde gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, sair yönleri incelenmeden oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca, Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.02.2026 tarihinde karar verildi.

§