Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

4. Ceza Dairesi

Dosya2024/1035 E. 2026/2390 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/527 E. 2023/1417 K.

SUÇLAR : Hakaret, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, görevi yaptırmamak için direnme

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, görevi yaptırmamak için direnme ve basit hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi; inceleme konusu hükmün 5271 sayılı Kanun'un 196/1 ve 217/1. maddelerine aykırı olarak verildiğine ve bozulması gerektiğine yöneliktir.

III. GEREKÇE

Kamu görevlisine Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İncelemede;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın savunması, şikayetçilerin beyanları, tanıkların anlatımları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, sanığın 23.07.2020 tarihli oturumda duruşmalardan bağışık tutulma talebi olduğundan savunma hakkının kısıtlanmadığına ve 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesine de aykırılık bulunmadığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, bozma sebebi dışındaki diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;

Sanığın olay günü pazar yerinde ... isimli şahsa hakaret ettiği, akabinde olay yerine gelen zabıta memuru olan diğer mağdurlar, ...'in satış izni olduğunu söyleyince onlara da hakaret ettiği olayda, hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı olayın devamı niteliğindeki sözlerle birden fazla mağdura karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, aynı neviden fikri içtima kuralı gereğince kamu görevlisine hakaret suçundan belirlenecek temel cezanın sadece 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince artırılması gerekirken, basit hakaret suçundan ve kamu görevlisine hakaret suçundan ayrı ayrı karar verildiği, basit hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilmesi sonucu kesinleştiği, basit hakaret suçundan verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi gereğince olağanüstü kanun yoluna gidilerek sonucuna göre davaların birleştirilmesi, birleştirilememesi halinde ise kamu görevlisine hakaret suçundan kurulan hükümde Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.05.2013 tarih, 2012/13-1543 esas ve 2013/257 karar, 15.03.2016 tarih, 2014/10-847 esas ve 2016/128 sayılı kararlarındaki ilkeler de dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım uygulanıp kesinleşen dosya yönünden de mahsup işleminin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali ve Basit Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Sanık hakkında aynı neviden fikri içtima kuralı gereğince kamu görevlisine hakaret suçundan belirlenecek temel cezanın sadece 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince artırılması gerekirken, basit hakaret suçundan ve kamu görevlisine hakaret suçundan ayrı ayrı karar verilmesinin hukuka aykırı olması karşısında; basit hakaret suçundan verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi gereğince olağanüstü kanun yoluna gidilmesi hususunun Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinde yer verilen "...ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Kamu Görevlisine Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Çerkeş Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.02.2026 tarihinde karar verildi.

§