"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1234 E., 2022/151 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, cezai sorumluluğunun bulunmadığına, beraatine karar verilmesine, lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosyada mevcut ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 21.03.2019 tarihli raporuyla; sanığın 08.09.2015 tarihli hakaret eylemi bakımından mevcut akıl hastalığı nedeniyle cezai sorumluluğunun bulunmadığının aynı hastanenin 21.11.2019 tarihli raporuyla; sanığın 19.08.2015 tarihli Cumhurbaşkanına hakaret eylemi bakımından mevcut akıl hastalığı nedeniyle cezai sorumluluğunun azalmış olduğunun bildirilmesi, dosya içine alınan Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinin 21.04.2021 tarihli raporunda ise sanığın 19.08.2015-08.06.2016 tarihleri arasında cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtilmesi karşısında; suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda yöntemince alınacak rapor ile mevcut çelişki giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 . maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.