Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

4. Ceza Dairesi

Dosya2023/7161 E. 2026/1646 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/689 E., 2022/1763 K.

SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, hangi paylaşımların Cumhurbaşkanına hakaret içerikli olduğunun gerekçeli kararda gösterilmediğine, davaya konu paylaşımların eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine ve temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.

III. GEREKÇE

Davaya konu paylaşımların eleştiri boyutunu aştığı ve muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte bulunduğu, bu suretle Cumhurbaşkanına hakaret suçunun unsurlarını oluşturduğu, bu kapsamda açık kaynak araştırma raporunda yer alan tespitler, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde belirlenen ölçütlere göre alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın tayinine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmakla temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Sanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,

Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, başkaca tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında tekerrüre esas alınan geçmiş mahkumiyet hükmünün kesin nitelikte adli para cezasına ilişkin olması nedeni ile tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa 33. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2026 tarihinde karar verildi.

§