"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/59 E., 2022/1225 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen ceza verilmesine yer olmadığı hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın paylaşımlarının zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmemesi, ayrı bir suç olarak cezalandırılıp hüküm kurulması ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir.
III. GEREKÇE
1. İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.07.2019 tarihli ve 2018/715 Esas, 2019/236 karar sayılı ilamında sanığın aynı katılana yönelik 21.07.2016 tarihinde işlediği eylemi nedeniyle Cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurularak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve hükmün kesinleştiği, bu ilama konu iddianamenin 12.10.2018 tarihinde düzenlenmesi, inceleme konusu dava dosyasının iddianame tarihinin ise 13.06.2021 tarihi olması, bu kapsamda diğer dava dosyasındaki suçun, hukuki kesinti gerçekleşmeden önce işlendiğinin anlaşılması karşısında, anılan dava dosyasının bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak, her iki dosyadaki suç tarihlerinin aynı tarih aralığında olduğu ancak inceleme konusu dosyadaki hakaret içerikli olan paylaşımların İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nin dosyasında dava konusu olmaması nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerekmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında da vurgulandığı üzere, zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece, kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 02.07.2019 tarih, 2018/715 Esas, 2019/236 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararındaki ceza sonuç cezadan mahsup işlemi yapılarak indirilmesi, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2.Kabule göre de,
Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesine karşın mahsup nedeniyle sonuç olarak ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.01.2026 tarihinde karar verildi.