"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/149 E., 2023/1879 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ile müdafiinin başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık hakkındaki hükmün açıklanması gerektiği yönündeki ihbar bildiriminin doğru olmadığına, cezası ertelenen sanık hakkında kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin kısıtlanamayacağına yöneliktir.
2. Sanık ile müdafiinin temyiz istemleri, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine, sözlerin eleştiri sınırı içinde değerlendirilmesi gerektiğine, cezası ertelenen sanığın alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin kısıtlanamayacağına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın bu suçtan cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmeyip, temyiz istemlerine itibar edilmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
Hapis cezası ertelenen sanığın, alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin kısıtlanamayacağı yönündeki 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesine aykırı davranılması, atılı suçun, sanığın adli sicil kaydında görülen ve açıklanması geri bırakılan hükmün kesinleşmesinden önce işlenmiş olması nedeniyle şartları oluşmadığı halde 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca mahkemesine bildirimde bulunulması hususu dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden "hak yoksunluklarının uygulanması ile hükmün açıklanması bildirimine" ilişkin bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının bu madde de belirtildiği şekilde uygulanmasına" ibaresi yazılmak suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2026 tarihinde karar verildi.