"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1722 E. 2023/2494 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; sözleri söylediğine, ancak hakaret kastının bulunmadığına, sözün katılana yöneltilmediğine, tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe hüküm uygulanmadığına, Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/170 Esas, 2021/796 Karar sayılı ilamı gözetilerek TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinden kararın bozulmasına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ikrarı, şikayet dilekçesi ve ekindeki sosyal medya ekran görüntüsü ile tüm dosya kapsamından atılı suçun işlediğine, yasal koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin uygulanmamasına, sanığın adli sicil kaydından anlaşılan geçmişi, dosya kapsamından anlaşılan sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışları ve cezanın sanığın üzerindeki olası etkileri bir arada değerlendirildiğinde sanığın cezasının indirilmesi için bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasına yönelik sanığın bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak;
Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/170 Esas ve 2021/796 Karar sayılı ilamında, aynı sanığın aynı mağdura karşı 27.01.2019 tarihinde işlediği hakaret eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi, bu hükme konu iddianamenin 06.02.2020 tarihinde düzenlenmesi, incelemeye konu suç tarihinin ise 05.05.20 19... .06.2020 tarihli iddianame ile hukuki kesinti oluşmadan önce gerçekleştirildiğinin UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin bulunup bulunmadığının tespiti ile belirtilen dava dosyasının bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması sağlanarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerçekleştiğinin tespiti halinde Ceza Genel Kurulu'nun 21/05/2013 tarih, 2012/13-1543 Esas ve 2013/257 Karar, 15/03/2016 tarih, 2014/10-847 Esas ve 2016/128 sayılı kararlarındaki ilkeler de dikkate alınarak hüküm kurulması kesinleşen dosya yönünden mahsup işleminin yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2026 tarihinde karar verildi.