"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1540 E., 2023/3559 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 87.903,72 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra 15.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının imzaladığı 16.02.2010 tarihli abonelik sözleşmesine konu taşınmazı sonrasında kiraya vermesi üzerine aboneliğin sonlandırıldığını, dava dışı kiracı ile 30.03.2011 tarihli abonelik sözleşmesinin yapıldığını, ancak davalının söz konusu taşınmazı 30.05.2014 tarihine kadar fiilen kullanmaya devam ettiğini, işbu tarihe kadar dönemsel olarak tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedelinin ödenmediğini, tüketim bedelinden abone ile birlikte fiili kullanıcının müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, alacağının tahsili amacıyla fiili kullanıcı olan davalı aleyhine başlattığı icra takibinin haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalının maliki bulunduğu taşınmaz üzerindeki mevcut boya entegre tesisini dava dışı üçüncü kişiye kiraya verdiğini, işbu tesisin yanında bulunan konfeksiyon ünitesinde ise kendisinin faaliyette bulunduğunu, davalının kiracısı ile davacı şirket arasında yapılan 30.03.2011 tarihli yeni abonelik sözleşmesi gereği, davacı şirket ile imzalamış olduğu mevcut abonelik sözleşmesinin sonlandırıldığını, davalı kullanımında bulunan konfeksiyon ünitesi için yapmış olduğu abonelik başvurusunun ise, tek bir parselde kayıtlı bulunan taşınmazlar yönünden birden fazla abonelik tesis edilemeyeceğinden bahisle reddedildiğini, bunun üzerine elektrik tüketimini süzme sayaç kullanarak dava dışı kiracısına ait abonelik üzerinden gerçekleştirdiğini, her ay düzenli olarak tüketimine esas enerji bedelini kiracısına ödediğini, taşınmazın kiracı tarafından 11.11.2014 tarihinde tahliye edildiğini, aboneliği üzerine almak istediğinde önceki aboneye ait borcun ödenmesi koşuluyla talebinin kabul edileceğinin bildirildiğini, dava dışı abonenin borcundan dolayı sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli kararıyla; taraflar arasında imzalanan abonelik sözleşmesinin sonlandırıldığı, aboneliğe konu tesisin davalı tarafından kiraya verilmesi üzerine dava dışı kiracı Erensar Tekstil şirketi ile davacı arasında 30.03.2011 tarihli yeni abonelik sözleşmesinin imzalandığı, tesisin yanında bulunan konfeksiyon ünitesinin ise davalı tarafından işletildiği ve ihtiyaç duyulan elektriğin de kiracıya ait abonelik üzerinden süzme sayaç vasıtasıyla sağlandığı, davalının bu şekilde tükettiği enerji bedelini her ay dava dışı aboneye ödediği, abone adına tahakkuk ettirilen fatura bedellerinden ötürü davalı şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2021 tarihli kararıyla; dava dışı abone adına tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle davalı fiili kullanıcının sorumluluğuna gidilemeyeceği, kaçak elektrik kullanımı halinde fiili kullanıcının abone ile birlikte müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, ancak somut olayda davalının kaçak elektrik kullanımına dair herhangi bir tespitin bulunmadığı, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı koşullarının da oluşmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesince bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 08.03.2022 tarihli ilamla sair temyiz itirazları reddedildikten sonra; " (...) Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davaya konu abonelik üzerinden gerçekleşen elektrik tüketimi nedeniyle tahakkuk ettirilecek fatura bedellerinden, davalı fiili kullanıcı ile birlikte dava dışı abonenin müteselsil sorumluluklarının bulunduğu, ancak davalı fiili kullanıcının sorumluluğunun kullandığı miktarla sınırlı olduğu dikkate alınarak, konfeksiyon fabrikasında süzme sayaç kullanılarak dava konusu abonelik üzerinden gerçekleşen elektrik tüketim miktarının tespiti, eş söyleyişle davacı şirketin davalıdan talep edebileceği bedelin duraksamasız belirlenmesi noktasında, gerekirse mahallinde keşif de yapılıp önceki bilirkişiler dışında seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden, tahakkuk tarihinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerine göre hesaplamayı içerir, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş ..." gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı kapsamında alınan bilirkişi raporlarının taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, davacı alacağının likit olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, kötüniyet tazminatı şartlarının ise bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 59.016,86 TL asıl alacak, 24.480,39 TL gecikmiş gün faizi, 4.406,47 TL KDV olmak üzere toplam 87.903,72 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında (11.803,37 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; süzme sayaç vasıtasıyla usulsüz elektrik kullanımını destekleyen haksız ve hukuka aykırı olarak karar verildiğini, usulsüz elektrik kullanımının bir şekli olan süzme sayaç kullanımı halinde fiili kullanıcının müteselsil sorumluluğunun kabul edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, fiili kullanıcının tüm bedellerden müteselsil sorumlu olduğu şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, davalı şirketin 17.01.2014 tarihli talebine istinaden 23.01.2014 tarihinde enerji müsaade belgesi, 04.02.2014 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlendiğini, 05.02.2014 tarihinde dağıtım sistemine bağlantı anlaşması ve akabinde 05.02.2014 tarihinde davacı şirket ile perakende satış sözleşmesi imzalandığını, davalının icra takibine konu edilen 2013/9-2014/1 dönemlerinden fiili kullanıcı sıfatıyla, 2014/2-2014/5 dönemlerinden ise geçici kabul tutanağının, dağıtım sistemine bağlantı anlaşmasının ve perakende satış sözleşmesinin tarafı olması sebebiyle sorumlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elektrik tüketim bedelinden kaynaklı alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun bulunmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyecek olmasına, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtildiği gibi davalı fiili kullanıcının sorumluluğunun kullandığı miktar dikkate alınarak belirlenmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.