Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2024/3 E. 2024/369 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/810 E., 2022/2712 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2018/685 E., 2019/1468 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı ..........,Yapı Sanayi ve Ticaret Şirketinden 01.05.2006 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve borçlanma sözleşmesi ile davaya konu taşınmazı satın aldığını ve satış bedelini ödediğini, davalı şirketler arasında organik bağın bulunduğunu, taşınmazın tapuda adına tescil edilmesine rağmen fiili olarak bitirilip sözleşmede belirtilen teslim tarihinde teslim edilemediğini, sözleşmede teslimde gecikme olması halinde gecikme tazminatının ödeneceğinin belirtildiğini, ayrıca davalının sözleşmede belirtilen kalitede malzeme kullanmadığını, ortak alanların halen bitirilmemiş olduğunu, eksik işlerle ilgili bedellerin belirlenmesi gerektiğini, yine satın alınan dairenin davalı tarafça sonradan değiştirilmesi nedeniyle oluşan değer farkının tanzimi gerektiğini ileri sürerek; eksik işler bedeli ve kira tazminatı olmak üzere şimdilik 15.000,00 TL'nin tahsilini istemiş, 20.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini kira tazminatı yönünden 115.000,00 TL'ye, eksik işler bedeli yönünden ise 19.500,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin tarafı olmayan şirketler yönünden husumet itirazı bulunduğunu, davacının tapu devri yapıldığı tarihte dairelerin değiştirilmiş olmasına hiçbir itirazda bulunmadığını, o dönemde arsa sahipleri ile yaşanan problemler nedeniyle bu değişikliğin yapılmış olduğunu, söz konusu bağımsız bölümün davacı tarafından bizzat incelenmiş ve sonrasında kendi kabulüyle tapu devrinin yapıldığını, seneler sonra bu davanın açılmasının kötü niyeti gösterdiğini, davacıya tapu devri yapılan dairenin 1+1 daire olup bu dairenin de diğer daireler gibi 85 m² olduğunu, davacının haksız taleplerinin reddi gerektiğini, tapu devri yapılan dairenin davacı tarafından teslim alındığını, davacının kira ve geç teslim nedeniyle tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, senelerdir davacının uhdesinde bulunan bağımsız bölümde kullanıma bağlı zararların bulunabileceğini, davacının bu konuda taraflarına herhangi bir ihbarda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişilerce yerinde yapılan incelemede, dava konusu dairenin içinde yer alacağı projenin 8 ve 12 parsellerde yapılmasının kararlaştırılmış olduğunu ancak daha sonra projenin 12 parsel üzerinde inşa edilecek olan kısmının yapılmayıp bu parselin dava dışı şirkete devredildiğini, davacıya sözleşme ile satışı yapılan dairenin de devir edilen parsel üzerinde bulunduğundan davacıya 8 parsel üzerinde yer alan dava konusu dairenin devrinin yapıldığını, bu taşınmazın iç dekorasyonunun yapılmış olduğunu ancak dairenin kombisinin henüz takılmadığının tespit edildiğini, taşınmazın sözleşme ile kararlaştırılan tarihte davacıya fiili olarak teslim edilmediğini, teslimde yaşanan gecikmenin dava tarihi itibariyle 115 ay olduğunu ve sözleşmede belirtilen geciken her ay için 1.000,00 TL karşılığı 115.000,00 TL'nin tazmini gerektiğini yine satın alınan taşınmazda ve içinde yer aldığı sitede bulunan eksiklikler sebebiyle konutun satıldığı tarihte ortaya çıkan değer azalmasının bilirkişilerce 19.500,00 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 115.000,00 TL kira tazminatı ile 19.500,00 TL eksik işler sebebiyle değer azalması olmak üzere toplam 134.500,00 TL'nin dava tarihi itibariyle avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, zamanaşımı definin değerlendirilmediğini, 5 yıl geriye dönük olarak gecikme tazminatı istenebileceğini, husumet itirazının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın tapu devir tarihi itibariyle davacıya devredilmiş olduğunu, fiili teslim olgusunun değerlendirilmediğini, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacıya yapılan ödemelerin değerlendirilmediğini, davacı aleyhine reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira tazminatına ilişkin talebin 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, yine davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle davalıların zamanaşımı ve husumet itirazlarının yerinde bulunmadığı, taşınmazın fiilen teslim edilmiş olduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı, teslim yapılmaması nedeniyle sözleşmenin 9.1 inci maddesi kapsamında davalının sorumluluğu bulunduğu ancak eksik ve ayıplı işler nedeniyle tazminat talep edilebilmesi için dava konusu dairenin teslim edilmiş olması gerektiği, henüz teslimin gerçekleşmemiş olması nedeniyle daire içerisinde inceleme yapılması imkanı dahi yokken Mahkemece değerlendirme yapılarak bu yönde kabul kararı verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle; davalılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne; 115.000,00 TL kira tazminatının dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebepleri tekrar etmiş, ayrıca sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle geç teslimden kaynaklanan kira tazminatı ile eksik ve ayıplı işlerden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123, 125 ve 179 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme

Somut uyuşmazlıkta, dosya içerisindeki mevcut belge ve tutanaklardan, davalı şirketlerin ortaklarının, iştigal konularının, yönetim binalarının aynı olduğu yine davalılardan birinin edimini diğerinin üstlendiği, bu nedenle davalı şirketler arasında hukuki ve organik bağ bulunduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı ile davalılardan Mus Can Yapı Sanayi ve Ticaret Şirketi arasında daire satışı hususunda imzalanan sözleşmenin 'Bağımsız bölümün teslim işlemleri' başlıklı 9 uncu maddesinde, bağımsız bölümün teslim tarihinin Haziran 2008 olarak belirlendiği, teslim süresinin gecikmesi durumunda üçüncü aydan itibaren her ay 1.000,00 TL gecikme zammı ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu hükmün geçerli olup tarafları bağlayacağı, dairenin teslim edildiği hususunda ispat yükünün davalılarda olduğu ne var ki bu hususun davalılarca ispatlanamadığı, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§