Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2026/855 E. 2026/2922 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/416 E., 2025/910 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı Kurumun müvekkili şirket hastanesinin hak edişlerinden 2016 yılı Eylül ayı faturasından 206.199,49 TL, 2017 Yılı Ocak ayı faturasından 258.220,56 TL, 2017 yılı Temmuz ayı faturasından 245.752,13 TL olmak üzere toplam 710.172,10 TL haksız kesinti yaptığını ileri sürerek, kesintinin şimdilik 1.000,00 TL’sinin hukuka aykırı olduğunun tespitini, söz konusu miktarın davalı Kurum tarafından tahsil edilmesi halinde kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 09.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 710.172,15 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararıyla; davalı Kurum tarafından davacının hak edişlerinden kesinti yapılan hastaların MEDULA kaydı ve epikriz raporları üzerinden SUT vs. hükümleri doğrultusunda her bir hasta bazında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda düzenlenen ek rapor hükme esas alınarak; davanın kısmen kabulü ile 71.687,53 TL'lik kısım yönünden davanın reddine, 638.484,65 TL'lik kesinti işleminin iptali ile 2.437,84 TL'lik kesintinin yapıldığı 12.05.2016, 258.220,56 TL'lik kesintinin yapıldığı 11.08.2017, 245.752,13 TL'lik kesintinin yapıldığı 26.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli kararıyla; kök rapor ve itiraz üzerine alınan ek rapor arasındaki çelişkiyi gidermek üzere alınan ikinci ek raporun denetimine elverişli olduğu, Mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Dairece verilen 10.03.2025 tarihli ilamla; somut olayda hüküm kısmında toplam 638.484,65 TL'lik kesintinin iptal edilmesine karar verilmesine rağmen, 2.437,84 TL, 258.220,56 TL ve 245.752,13 TL toplamı olan 506.410,03 TL'lik tutarın tahsiline denilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verildiği, bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 25.12.2020 tarihli bilirkişi kurulu ikinci ek raporu doğrultusunda, 2016 yılı Eylül ayı döneminde yapılan 194.182,30 TL, 2017 yılı Ocak döneminde yapılan 205.823,36 TL ve 2017 yılı Temmuz ayı döneminde yapılan kesintinin 238.478,98 TL olmak üzere toplam 638.484,65 TL kesintinin haksız ve yersiz olduğu, davalı Kurumun bu kesintinin haklı olduğu yönündeki savunmasının yasal dayanaktan yoksun bulunduğu, davacı tarafın tüm kesintilerin haksız olduğu iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında imzalanan Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi kapsamında dava konusu 2016 yılı Eylül, 2017 yılı Ocak ve 2017 yılı Temmuz ayı dönemlerinden yapılan toplam 710.172,18 TL kesintinin 638.484,65 TL'lik kısmının haksız olduğunun, davacının bu tutar yönünden borçlu olmadığının tespitine ve toplam 638.484,65 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; müvekkili şirket hastanesi tarafından sunulan Kurum işlemine konu hizmetlerin tamamının mevzuata uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, yapılan kesintinin avans faizle iadesine karar verilmesi gerekirken yasal faizle iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığını, Mahkemece verilen kararın faiz oranı ve faiz başlangıcına ilişkin kısmı itibariyle hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile kesinti yapılması durumunda iadesi istemine ilişkindir.

1. Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 25.12.2020 tarihli 2. ek raporunun taraflar arasındaki sözleşme maddeleri ve SUT hükümlerine göre değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davacı tacir olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 19/2 maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır. 6102 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/2 maddesine göre, ticari işlerde temerrüt faiz oranı TCMB' nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranıdır.

Davacı tarafça dava dilekçesinde davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin alacaklarından tahsil edilmesi halinde, bu tutarın kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili talebinde bulunulmasına göre, hüküm altına alınan alacağın avans faiziyle davalıdan tahsiline hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yasal faizi ile tahsiline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davacı tarafın faizin türüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "...yasal faizi..." ibaresi çıkartılarak yerine "avans faizi" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§