Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2026/507 E. 2026/3243 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/609 E., 2025/391 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı Kurum tarafından 01.01.2009-31.12.2014 tarihleri arasında ... ve ... kodlu işlemlere ilişkin 456.166,00 TL ve 756.462,41 TL olmak üzere toplam 1.212,628,41 TL müvekkili şirket alacağından mahsup edildiğini, faize ilişkin itiraz neticesinde 144.052,79 TL'nin iade edildiğini, davalı Kurum tarafından kesinti işleminden sonra tebliğ edilen yazının eki niteliğinde olan listede müvekkili şirket hastanesinde ... ve ... kodlu işlemler ve tedavi gören davalı Kurum mensubu hastaların listelerinin bulunduğunu, ... SUT kodlu tiro-hyoid kemiğin her ikisinin mandibulaya (çene kemiği) askı yöntemi ile bağlanması (dilin geriye kaçmasını ve solunum yolunu kapamasını önlemek amaçlı) işlemi ve ... SUT kodlu sadece hiyoid kemiğin mandibula (çene) kemiğine askı ile bağlanması işlemi olduğunu, hastanın durumuna göre işlemlerden biri veya bazı durumlarda her ikisinin ilgili hekim tarafından tercih edildiğini, bir kamu zararı bulunmadığını belirterek; davalıya borçlu olmadığının tespitini ve davalı Kurum işleminin iptalini, 1.212.628,41 TL'den 144.052,79 TL iadesinden sonra kalan 1.068.575,62 TL'nin kesinti tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi ile birlikte davalı tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacının 01.01.2009-31.12.2014 tarihleri arasında KBB bölümünde yapılan ... ve ... işlemleri incelendiğinde, yapıldığı belirtilen ameliyatların tıbbi endikasyona ve algoritmaya uygunluğunu ispatlayacak muayene bulgusu, tetkik ve raporların bulunmadığını, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2020 tarihli kararıyla; davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile paralel ve haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2022 tarihli kararıyla; tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Dairece verilen 14.06.2022 tarihli ilamla; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her bir hasta bazında inceleme yapılmadığı, hastanın şikayeti, konulan teşhis ile uygulanan tedavinin mahiyeti, bütün bu hususların Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) tanımlanan davalı Kurum tarafından bedeli karşılanabilecek sağlık hizmetleri kapsamında olup olmadığının somut verilerle değerlendirilmeden raporun hazırlandığı, raporun bu haliyle hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı, hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; kesinti yapılan hastaların tedavi dosyaları celp edilerek KBB alanında uzman doktor bilirkişi ile kesinti miktarının tespiti açısından konunun uzmanlarının da yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden, davacı tarafından ... ve ... kodlu olarak davalı Kurum sigortalılarına sunulduğu belirtilen hizmetlerin, her bir hasta bazında, hastalara ilişkin muayene özeti incelenerek, başvuru, teşhis ve uygulanan tedavinin SUT'ta tanımlanan kapsamında olup olmadığının tespiti açısından tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime uygun bir rapor alınması ve ulaşılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına, bozma sebebine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmediğine karar verilmiştir.

2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı sonrasında alınan 26.03.2024 tarihli ve 15.04.2025 tarihli bilirkişi raporlarında, SUT kodu ... olan Hyoid Süspansiyon, OSAS tanısı almış ve cerrahi tedaviye karar verilmiş hastalarda hyoid kemiğin farklı anatomik bölgelere asıldığı, farklı askı tekniklerinin kullanıldığı bir dizi operasyonun genel adı olduğunun, SUT kodu ... olan Tirohyoid Süspansiyon isimli cerrahi müdahalenin hyoid süspansiyon çeşitlerinden biri olup, bu teknikte hyoid kemiğin tiroid kıkırdağa asıldığının, farklı SUT kodlu her iki işlemin de dosyada yer alan her hasta için sanki iki farklı operasyon yapılmış gibi birlikte fatura edilmesinin sözleşme ve SUT’a aykırı olduğunun bildirildiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesince yalnız bilirkişi heyet raporu esas alınarak karar verildiğini, başkaca bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, müvekkili şirket hastanesi tarafından hasta yararının gerektirdiği tüm tedavi işlemlerinin yapıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı ... hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunun tespiti, iptali ve kesintinin iadesi istemine ilişkindir.

Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflar arasındaki sözleşme maddeleri ve SUT hükümlerine göre değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§