Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2026/405 E. 2026/2835 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/221 E., 2025/3068 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkillerinin müşterek çocuğu ...'in 27.07.2010 tarihinde kendilerine ait bakkal dükkanında oturduğu sırada, davalı sürücülerin diğer davalı şirkete ait kamyonla gelerek market bitişiğinde bulunan su kuyusundan su almaya çalıştıklarını, kamyonu marketin yanında bulunan ve yerden yüksekliği yaklaşık 2-3 metre olan diğer davalı ... ...'a ait yüksek gerilim teli altında durdurup damperini kaldırdıkları esnada, ... kamyona yön gösterirken kamyon kasasının yer ile emniyet mesafesi korunmadan ve standarda uygun olmadan inşa edilmiş elektrik yüksek gerilim tellerine temas etmesi ile yüksek gerileme tutularak hayatını kaybettiğini, olay ile ilgili olarak ceza yargılamasının devam ettiğini, olayın davalıların hizmet kusuru, haksız fiili ve tedbirsizliği nedeniyle meydana geldiğini, davalı ... ...'ın yüksek gerilim hattı ve iş güvenliği konusunda gerekli özeninin göstermediğini, ...'in olay tarihinde 14 yaşında olduğunu ve temyiz kudretine sahip olmadığını, yaptığı hareketin tehlike arz edebileceğini bilebilecek yaşta bulunmadığını, dolayısıyla ...'e atfedilecek bir kusurun bulunmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir müvekkili için ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik 2.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.02.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini; müvekkili ... için 26.196,33 TL ve ... için ise 28.024,57 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... ... vekili; yüksek gerilim hattı şebekesinin dava dışı ...’a ait olduğunu, davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... vekili; olayın meydana gelmesinde davacı ...'un asli kusurlu olduğunu, ...'in bakımı ve gözetimi konusunda gerekli özeni göstermediğini, bu durumun Viranşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/240 E. sayılı dosyasında alınana bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ...; olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli kararıyla; dava konusu olaya ilişkin ceza dosyası, alınan kusur ve hesap raporlarıyla; olayın meydana gelmesinde davalı ... Ltd. Şti.nin % 50 oranında kusurlu olduğu, bu kusurun % 5'inin şirkette formen olarak çalışan davalı ...'e, % 5'inin yine şirkette çalışan kamyon şoförü diğer davalı ...'e ait olduğu, dükkan sahibi hafriyat toprağını döktüren davacı ...'un ise kazanın meydana gelmesinde %40 oranında kusurlu olduğu, davacı anne ve babanın müştereken %10 oranında kusurlu oldukları, davalı ... ...'ın olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle; davalı ... ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 26.196,33 TL ve ... için 28.024,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının 2.000,00 TL'sinin olay bakiye kısmın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Dairemizin 16.03.2017 tarihli ilamıyla; davacı ...'un da dava konusu olay nedeniyle katılan sanık sıfatıyla yargılandığı Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/46 E. sayılı dosyasında görülmekte olan davanın halen derdest olduğu, ceza davasının sonucunun eldeki dava için bekletici sorun yapılması gerektiği, ceza davası kesinleştikten sonra, belirlenen maddi olgularla dava konusu uyuşmazlıkta yer alan unsurlar karşılaştırılmak suretiyle tarafların kusur oranlarının belirlenmesi açısından konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozma ilamına uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmanın ardından alınan 28.10.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile dava konusu olayın meydana gelmesinde; davalı ... Ltd. Şti.'nin %40 oranında, davalı ... ve ...'in ayrı ayrı %10 oranında, davacı ...'un ise %40 oranında kusurlu olduğu, bunlar dışında herhangi bir kişi veya kurum/kuruluşun meydana gelen olayda herhangi bir etkisinin bulunmadığı kanaati bildirildiği, 30.01.2014 tarihli hesap bilirkişi raporuna göre, davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, raporda kullanılan yöntemin Yargıtay uygulamasına uygun olduğu, davacılar vekilinin 30.05.2023 tarihli dilekçe ile davalı ... Ltd. Şti. yönünden davadan feragat ettikleri bildirdiği gerekçesiyle; davalı ... Ltd. Şti. Yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne davacılardan ... için 26.196,33 TL ve ... için 28.024,57 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmişi; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, 21.11.2012 tarihinde yapılan keşifte tespit edilen hususlara göre kusur dağılımı yapıldığını, ancak keşifte iki direk arasındaki mesafenin ölçülmediğini, ölçülseydi tellerin salınım durumunun ortaya çıkacağını, yüksek gerilim tellerinin yerden yüksekliği tahmini olarak keşif zaptında 6 metre olarak belirtildiğini, zemine 2 metre dolgu yapılarak bu mesafenin daha da azaltıldığını, ayrıca olay tarihinin 27.07.2010 olduğu, yaz mevsiminin en sıcak günlerinden biri olması nedeniyle tellerde yarım metreye kadar salınım meydana geldiğini, davalı ... ...'ın telleri bağlarken sıcaklığın etkisi konusunda teknik hata yaptığını, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin (Yönetmelik) 44. maddesine göre; yüksek gerilim hatlarının yerden düşey yüksekliğinin 7 metre olması gerektiğini, 6 metrelik mesafenin orta gerilim hatlarına ilişkin olduğunu, keşif zaptında da belirtildiği üzere dava konusu hatın 34.5 KV yüksek gerilim hattı olduğu, hatların periyodik bakım ve kontrolünün ihmal edildiğini, hattın Yönetmelik hükümlerine uygunluğunun sürdürülmesi için gerekli önlemlerin alınmasının davalı ... ...'ın sorumluluğunda olduğunu, bilirkişi raporlarında kusursuz sorumluluk üzerinde durulmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, elektrik çarpmasına bağlı ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, temyiz edenin sıfatı gözetildiğinde; 25.12.2012 tarihli keşif icra edildikten sonra düzenlenen bilirkişi raporuyla; olayın meydana geldiği yerin üzerinden araç geçmesine elverişli tarla olduğu, zeminde 2 metre yüksekliğinde dolgu yapılmasına rağmen bile elektrik telleri ile zemin arası mesafenin 6 metre olarak ölçüldüğünün bildirildiği, Yönetmeliğin 44. ve devamı maddeleri gereği bu tip yerlerde en küçük dikey mesafenin 6 metre olması gerektiğinin belirtildiği, bu rapor ile bozma ilamının arından dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan 28.10.2024 tarihli kusur bilirkişi heyeti raporunun birbiri ile uyumlu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ... ...'ın kusursuz sorumluluğunun diğer davalıların ve desteğin ağır kusuru ile kesildiğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§