"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/503 E., 2025/570 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olarak 2020 yılı Temmuz ayı için 243.981,38 TL'lik kesinti yapılacağını bildirdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu kesinti işleminin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine, kesinti yapılması halinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen 2020/392 E. sayılı davada davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olarak 2020 yılı Haziran ayı için 253.937,85 TL'lik kesinti yapılacağını bildirdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu kesinti işleminin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine, kesinti yapılması halinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen 2020/393 E. sayılı davada davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olarak 2020 yılı Mayıs ayı için 217.749,69 TL'lik kesinti yapılacağını bildirdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu kesinti işleminin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine, kesinti yapılması halinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
4. Birleşen 2020/394 E. sayılı davada davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olarak 2020 yılı Nisan ayı için 186.179,46 TL'lik kesinti yapılacağını bildirdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu kesinti işleminin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine, kesinti yapılması halinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
5. Birleşen 2020/395 E. sayılı davada davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olarak 2020 yılı Mart ayı için 81.834,99 TL'lik kesinti yapılacağını bildirdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu kesinti işleminin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine, kesinti yapılması halinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
6. Birleşen 2020/396 E. sayılı davada davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olarak 2020 yılı Ocak ayı için 83.316,59 TL'lik kesinti yapılacağını bildirdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu kesinti işleminin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine, kesinti yapılması halinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
7. Birleşen 2020/397 E. sayılı davada davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata aykırı olarak 2020 yılı Şubat ayı için 74.072,04 TL'lik kesinti yapılacağını bildirdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu kesinti işleminin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine, kesinti yapılması halinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından tesis edilen işlemlerin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli kararıyla; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığı, davacının davalı Kurumun hakedişlerinden haksız olarak kesinti yapılmasına karar verildiğini ileri sürerek yapılan işlemin haksız olduğunun tespitini talep ettiği, hükme esas alınan ve SUT, FİUE, hasta tedavileri, ilgili mevzuatlar ve genelgeler gözönüne alınmak suretiyle hazırlanan bilirkişi raporuna göre davacının 1.141.072 TL'lik borcun 50.670,24 TL'sinden borçlu olmadığı, kalan 1.090.401,76 TL'sinden ise borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davacının 1.141.072 TL'lik kesintinin 50.670,24 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve istinaf denetime elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen karada usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun oy çokluğu ile esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 08.09.2025 tarihli ilamla; somut olayda, İlk Derece Mahkemesince asıl dava ve birleşen davalar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması, usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına, bozma sebebine göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediğine karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleşen davalar yönünden, taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığı, davacının davalı Kurumun hakedişlerinden haksız olarak kesinti yapılmasına karar verildiğini belirterek yapılan işlemin haksız olduğunun tespitini talep ettiği, hükme esas alınan ve SUT, FİUE, hasta tedavileri, ilgili mevzuatlar ve genelgeler gözönüne alınmak suretiyle hazırlanan bilirkişi raporuna göre davacının 1.141.072 TL'lik borcun 50.670,24 TL'sinden borçlu olmadığı, kalan 1.090.401,76 TL'sinden ise borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; asıl dava yönünden, 1.156,72 TL yönünden davacı tarafın davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen 2020/392 E. sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile 12.764,47 TL yönünden davacı tarafın davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Mahkememizin 2020/393 E. sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile 24.102,40 TL yönünden davacı tarafın davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Mahkememizin 2020/394 E. sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile 566,56 TL yönünden davacı tarafın davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Mahkememizin 2020/395 E. sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile 6.047,46 TL yönünden davacı tarafın davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Mahkememizin 2020/396 E. sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile 2.617,14 TL yönünden davacı tarafın davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Mahkememizin 2020/397 E. sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile 3.415,49 TL yönünden davacı tarafın davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda hasta bazlı değerlendirme yapılmadığını, SGK uzmanı sıfatıyla rapor hazırlayan bilirkişinin uzmanlığının ''sağlık yöneticiliği'' olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan kesintinin davacı tarafından sunulan faturaların SUT'a aykırı olarak fatura edilmesinden kaynaklı olduğunu, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, sağlık hizmeti sağlanması konusunda yapılan sözleşme kapsamında yapılan işlemler nedeniyle gönderilen fatura tutarından davalı Kurum tarafından yapılan kesintilerin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre her işlem bazında gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.