Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1406 E. 2026/3244 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/765 E., 2025/2955 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/797 E., 2024/635 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacılar vekili; müvekkili şirketlerin dava dışı ... Ortak Satın Alma Hizmetleri A.Ş.'nin üyeleri olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketlerin üyesi bulunduğu dava dışı ... şirketine komisyon ödemesi yaptığını, anılan dava dışı şirket ile davalı şirket arasında "Ticari Aracılık Protokolü" imzalandığını, davalı şirketin dava dışı ... üyelerine bu protokoldeki şartlarla hizmet verdiğini, müvekkillerinin her birinin davalı şirket ile imzaladıkları elektrik enerjisi satış anlaşması kapsamında elektrik enerjisini daha uygun fiyatlarla temin etmeye başladıklarını, davalı şirketin kayıp/kaçak bedeli dahil bir tarife üzerinden yüzde olarak indirim taahhüdünde bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketlerden kayıp/kaçak bedelini mükerrer olarak tahsil ettiğini, davalının tahsil ettiği bu kayıp/kaçak bedellerini iade etmekle yükümlü olduğunu, ayrıca davalı şirketin hiçbir haklı gerekçe yokken müvekkili şirketlerle olan sözleşmelerini haksız olarak feshettiğini belirterek; her bir müvekkili için 01.01.2011 tarihinden itibaren haksız tahsil edilen kayıp/kaçak bedellerine karşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin davalı şirket tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle elde etmekten yoksun kaldığı tutarlara karşılık şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplamda 1.100,00 TL'nin davalıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda her bir müvekkili yönünden dava değerini ayrı ayrı ıslah etmiştir.

2. Birleşen 2022/479 Esas sayılı davada davacı vekili; İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/797 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine mükerrer kayıp kaçak bedelinin tahsili amacıyla açtıkları davada faiz talep etmediklerini belirterek, her bir müvekkili yönünden mükerrer kayıp/kaçak bedeline ilişkin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizleri ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

3. Birleşen 2022/359 Esas sayılı davada davacı vekili; İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/797 Esas sayılı dava dosyası ile davalı aleyhine mükerrer kayıp kaçak bedelinin tahsili amacıyla açtıkları davada kâr kaybı tazminatı yönünden ticari avans faizi talep etmediklerini belirterek, her bir müvekkili yönünden kâr kaybı tazminatına ilişkin ticari avans faiz alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı vekili; müvekkili şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) mevzuatına uygun olarak elektrik enerjisi tedarik ettiğini, dava açılırken delil listesi ve belgelerin sunulmadığı, talep sonucunun açıkça belirtilmediğini, elektrik faaliyetlerinin EPDK tarafından belirlendiğini, eldeki davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davanın sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak davası olduğu ve bir yıllık zamanaşımının geçtiğini, husumetin EPDK'ya yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin tedarikçi şirket olduğunu, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 23. maddesi 2. fıkrası gereği davacıların faturaların kendilerine tebliğden itibaren faturaların içeriğine itirazlarını müvekkili şirkete 1 yıl içinde bildirmeleri gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin mücbir sebepler nedeniyle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Birleşen 2022/479 Esas sayılı davada davalı vekili; davacıların İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/376 Esas sayılı dosyasında faiz talep etmeyerek bu talebinden feragat ettiğini, davacıların taleplerinin her halde zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

3. Birleşen 2022/359 Esas sayılı davada davalı vekili; davacıların İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/376 Esas sayılı dosyasında faiz talep etmeyerek işbu talebinden feragat ettiğini savunarak, davanın redini aksi halde fahiş faiz miktarı ve oranında indirime gidilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli ilamıyla; eldeki 2022/359 Esas sayılı dosya ile İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/797 Esas sayılı dosyasındaki davaların aynı sebepten doğduğu, her iki dava arasında birlikte tahkikat yapılması ve delillerin birlikte toplanmasını haklı gösterecek derecede yakınlık bulunduğu gerekçesiyle, dosyanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/797 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

2. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ilamıyla; eldeki dava ile İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/797 Esas sayılı dava dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyle, dosyanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/797 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2020 tarihli kararıyla; davacıların üyesi oldukları ... ile davalı şirket arasında "Ticari Aracılık Protokolü" imzalandığı, protokole göre davalının, dava dışı ... tarafından dağıtım şirketlerine bildirilen geçerli ayrıştırılmış tarife değerleri üzerinden yapacağı indirim ile bu yönde hizmeti sunmayı kabul ettiği, sözleşmenin eklerinde ayrıştırılmış tarifede kayıp/kaçak bedelinin dahil olduğuna dair bir ibarenin yer almadığı, EPDK tarafından 28.12.2010 tarihinde yayımlanan 2999 sayılı "Maliyet Bazlı Fiyatlandırma Mekanizması Usul ve Esasları" konulu Kurul Kararı uyarınca tarifeler 01.01.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeniden belirlendiği, ikili anlaşmaların imzalanmasının ve 28.12.2010 tarihli EPDK kararının ardından davalı ile dava dışı ... arasında 13.09.2011 tarihli Protokol Ek-3 imzalandığı, bu protokol ile daha önce kararlaştırılan "... tarafından dağıtım şirketlerine bildirilen geçerli ayrıştırılmış tarife değerleri üzerinden yapılacak indirim oranı" uygulaması terk edildiği, yerine "Diğer Tüm Dağıtım Sistemi Kullanıcıları- Tek Terim-Tek Zamanlı-Ticarethane/Orta Gerilim Sanayi Tarifesi üzerinden belirli oranda indirim yapılmak" sureti ile elektrik tedarik hizmetinin birim fiyatının belirlenmesi kabul edildiği, akabinde EPDK'nın 28.12.2010 tarihli kararı uyarınca (ek-1,2) getirilen kayıp/kaçak bedeli yükümlülüğü üzerine davacılar adına kesilen faturalara kayıp/kaçak bedeli yansıtıldığı, alınan bilirkişi raporlarında kayıp/kaçak bedelinin ayrıştırılmış tarifeye dahil olduğu ileri sürülerek buna dair hesaplamalar da yapılmış ise de, davalı ile ... arasındaki 06.07.2010 tarihli sözleşmenin ekinde belirtilen ayrıştırılmış tarifede kayıp/kaçak bedelinin dahil olduğuna dair bir ibare yer almadığından bu ayrıştırılmış tarifeye kayıp/kaçak bedelinin dahil olduğunun Mahkemece kabul edilmediği, dava tarihine kadar davalı tarafından tahakkuk ettirilen faturalara itiraz edilmeden ve herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ödendiği, fatura içeriklerinin davacılar tarafından kabul edilmiş sayıldığından davalıya kayıp/kaçak bedeli adı altında ödenen miktarın davalıdan istirdadının istenemeyeceği, davalı tarafından tahsil edilen kayıp/kaçak bedelinin sözleşmeye göre belirlenen birim fiyata sözleşme hükümlerine uygun olarak eklendiğinden mükerrer de olmadığı, bu nedenle kayıp/kaçak bedeline ilişkin taleplerinin reddi gerektiği, davacıların diğer talebinin davalının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi sebebiyle müvekkil şirketin elde etmekten yoksun kaldığı miktara ilişkin olduğu,17.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davalı şirketin davacılarla akdetmiş olduğu elektrik satışı sözleşmelerinin (11.) maddesinde öngörülmüş olan olağanüstü sebeplerden herhangi birisi gerçekleşmeden davalının protokolü haksız olarak feshettiği, bu nedenle davacıların sözleşme süresince elde etmeyi umdukları kârdan yoksun kaldıkları ve dava dışı başka tedarikçilerden 15.06.2012 tarihinden itibaren davalı ile akdettikleri sözleşmenin bitiş tarihine kadar daha pahalı elektrik kullandıkları, 17.11.2015 tarihli raporunda her bir davacı için sözleşmelerin fesih tarihi ve normal bitiş tarihlerine göre yapılan hesaplamaya göre bulunan aradaki farkın davacıların zararı olarak kabul edildiği, davacılar ... Hazır Giyim San. İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti, ... İnş. San. ve Tic. A.Ş., ... Giyim San. Tic. ve Turizm A.Ş., ... Turizm Mücevherat Tic. Ltd. Şti. tarafından sözleşmelerin haksız feshi nedeniyle tazminat talep edilmiş ise de, bilirkişi heyetince yapılan hesaplamada bu davacıların davalı ile olan sözleşmelerinin haksız feshi nedeni ile bir zararları tespit edilmediğinden bu davacıların bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacıların mükerrer kayıp kaçak bedeli taleplerinin reddine, davacılar ... Hazır Giyim San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş., ... Giyim San. Tic. ve Turizm A.Ş., ... Turizm Mücevherat Tic. Ltd. Şti. yönünden kâr kaybı tazminatı taleplerinin reddine, diğer davacılar yönünden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın her bir davacı yönünden ayrı ayrı kâr kaybı tazminatı taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli kararıyla; davalının sözleşmeyi feshetmesinde mücbir sebep koşullarının oluşmadığı, bu nedenle sözleşmenin feshi yönünden davalının istinaf talebinin yerinde olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında mükerrer olarak tahsil edildiği bildirilen kayıp/kaçak bedellerinin, davalı şirket tarafından indirim uygulanan tarife içerisinde yer aldığı belirtilen kayıp/kaçak bedeline mi yoksa ayrıca faturaya ilave edilen kayıp/kaçak bedeline mi ilişkin olduğunun gösterilmediği, raporun bu haliyle denetime elverişli olmadığı, Mahkemece konunun uzmanı olan elektrik-elektronik mühendislerinden oluşurulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan; aynı mahiyette açılan davalarda alınan bilirkişi raporları ile verilen kararları irdeleyen, tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak nitelikte, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve yargısal denetime elverişli rapor aldırılması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle ulaşılacak sonuca göre kayıp/kaçak bedelinin istirdadı isteminin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı doğrultusunda alınan 13.03.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, asıl dava ile doğrudan kayıp/kaçak bedeli olarak tahsil edilen miktarların değil "mükerrer" olarak tahsil edildiği iddia olunan kayıp/kaçak bedellerinin talep edildiği, davalı şirketin 01.01.2011 tarihinden sonra davacılar için düzenlemiş olduğu elektrik faturalarında EPDK kararı uyarınca faturalarda kayıp/kaçak bedelini ayrı bir kalem olarak gösterdiği, buna rağmen davacılara taahhüt ettiği indirimin hesaplanmasında aktif enerji birim fiyatını hesaplarken kayıp/kaçak birim fiyatını da eklediği, bu işlem sebebi ile de kayıp/kaçak bedelini tekrar faturaya dahil ettiği, bu hususun da mükerrerlik teşkil ettiği, davacıların bu yöndeki taleplerinin kabulü gerektiği, davacıların taraflar arasında yapılan Elektrik Satış Anlaşmalarının davalı şirket tarafından süresinden önce ve haksız olarak feshedilmesi sebebi ile fesih sonrasında başka tedarikçilerden indirimsiz elektrik enerjisi satın almak zorunda kalmış oldukları, bu bağlamda da mahrum kaldıkları indirim tutarlarını tazmin taleplerinin yerinde olduğu, birleşen 2022/359 Esas sayılı dosyada talep edilen davacıların mahrum kaldıkları kâr tutarlarına ilişkin faiz talebinin alınan bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen ve birleşen 2022/479 Esas sayılı dosyada talep edilen mükerrer kayıp/kaçak tutarlarına ilişkin faiz talebinin ise taleple bağlılık ilkesi gereği toplam 329.650,00 TL olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda her bir davacı yönünden ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece kaldırma kararında belirtildiği şekilde inceleme ve araştırma yapıldığı, ancak asıl ve birleşen dosyalar yönünden dava yığılması olduğu, her bir davada asıl ve birleşen davalar yönünden taraflar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin ayrı ayrı hesaplanması gerekirken yazılı şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı bulunduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını yeniden davanın kısmen kabulü ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda her bir davacı yönünden ayrı ayrı kısmen kabulüne, asıl ve birleşen davalar yönünden taraflar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; dava konusuyla benzer hususlarda müvekkili aleyhine açılan davalarda mükerrer tahsilat olmadığı yönünde yargı kararlarının mevcut olduğunu, aktif enerji bedelinin müvekkilinin sattığı elektriğin karşılığı olduğunu, içeriğinde kayıp/kaçak bedeli bulunmadığını, bilirkişi heyeti raporunun hatalı değerlendirmeye dayandığını, müvekkili şirketin doğal gaz fiyatlarında ve elektrik tarifelerinde birim fiyata gelen artışlar dolayısıyla mücbir sebep nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmek durumunda kaldığını, davacıların sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle herhangi bir zarara uğramadıklarını, taraflar arasındaki sözleşmelerin (11.2.) maddesinde “Mücbir Sebepler” sayıldığını, buna göre; “Doğal gaza gelecek fiyat artışının normalin üzerine çıkarak elektrik fiyatı dengesinin bozulması, doğal gaz fiyatlarının normalin üzerinde artması nedeniyle doğal gaza dayalı elektrik üretiminin ekonomik olmaktan çıkması, Enerji Piyasası Kanunu’nun getirdiği zorunluluk ve yükümlülüklerden kaynaklanan haller, EPDK’nın ... tarifelerini +/- %1,5 aralığında değiştirmesi.” hükmünü havi olup bu hallerin varlığı halinde, sözleşmenin feshedileceğinin belirtildiğini, bilirkişilerin sözleşmenin kalan süresini esas alarak hesaplama yapmalarının hatalı olduğunu, bir hesap yapılacak ise sözleşmenin kalan süresinin değil, davacıların yeni sözleşme imzalayabilecekleri sürenin esas alınması gerektiğini, davacıların asıl davada faiz talepleri olmadığından birleşen dava ile bu talepte bulunamayacaklarını, davacıların taleplerinin zaman aşımına uğradığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen elektrik abonelik sözleşmesi kapsamında mükerrer alındığı iddia edilen kaçak/kayıp bedelinin tahsili ve sözleşmenin haksız fesih edilmesi nedeniyle yoksun kalınan bedelin tazminini istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında yer verilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporları ile dava konusu edilen mükerrer kayıp/kaçak bedelleri ile tazminat talebinin denetime elverişli şekilde belirlenmesine, sözleşmedeki tarifelerinin % +-1.5 aralığında değişmesinin EPDK tarafından elektriğe yapılan zamlar sebebiyle meydana gelmesine, EPDK'nın bu tür uygulamalarının önceki yıllarda da mevcut olmasına, söz konusu durumun davalı şirket tarafından öngörülemeyecek bir durum olmadığı gibi elektrik tedarik etme yükümlülüğünün ifasını da engelleyen bir durum olmamasına, dolayısıyla elektrik ve doğalgaz fiyatlarındaki artışın mücbir sebep olarak nitelendirilemeyeceğinin anlaşılmasına, Dairemizin 09.04.2025 tarihli ve 2025/132 E., 2025/2003 K. sayılı ilamı da aynı yönde bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§