Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6052 E. 2026/2930 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2116 E., 2025/1455 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/121 E., 2023/353 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi bulunduğunu, solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakım ihtiyacı olan dava dışı .... isimli hastanın dava dışı hastaneden acil sevk ile entübe bir şekilde müvekkili şirketin işlettiği hastaneye getirildiğini, dava dışı hastanın erişkin yoğun bakım ünitesine yatışı yapılarak 18.09.2020-28.02.2021 tarihleri arası 5 ay süreyle sevk ile geldiği isimle tedavisi yapıldıktan sonra, taburcu işlemleri için yakınlarına ulaşabilmek amacıyla yapılan araştırma sonucunda dava dışı hastanın sevk ile geldiği kimlik bilgilerinin kendisine ait olmadığının tespit edildiğini, durumun davalı Kuruma 03.06.2021 tarihli dilekçe ile ihbar edildiğini, davalı Kurumun ise 04.08.2021 tarihli yazıyla; dava dışı .... isimli hasta adına yapılan 199.860,97 TL ana para olmak üzere toplamda yasal faiz dahil 227.186,91 TL tutarın müvekkili şirketin hak edişlerinden mahsup edildiğinin bildirildiğini, dava dışı hastanın tedavisinin 01.03.2021-24.06.2021 tarihleri arasında kimliği belirsiz olarak devam edildiğini, dava konusu olayda müvekkili şirket hastanesinin herhangi bir kusur ya da ihmalinin bulunmadığını, davalı Kurumun müvekkili şirkete tedavi hizmet bedelini ödememesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dışı hastanın gerçek kimliğinin resmi makamlar tarafından yapılan araştırma ve inceleme neticesinde ortaya çıktığını, dava dışı hastaya 01.03.2021-24.06.2021 tarihleri arasında kesintisiz olarak verilen tedavi hizmetleri için provizyon alınamadığını, bu döneme ilişkin 141.716,86 TL'nin de müvekkil hastaneye ödenmesi gerektiğini belirterek; davalı Kurum tarafından tesis edilen dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketin davalı Kurum nezdindeki alacaklarından 13.01.2021 tarihinde mahsup edilen 199.860,97 TL asıl alacak, 27.325,94 TL faiz olmak üzere toplam 227.186,91 TL'nin şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının kesinti tarihi olan 13.01.2021 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsilini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı hastaya 01.03.2021-24.06.2021 tarihleri arasında sunulan tedavi hizmetine ilişkin 5 ayrı fatura tutarı olan toplam 141.717,16 TL'den şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının faturaların davalı Kuruma teslim edildiği 13.08.2021 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsilini talep etmiş; 05.06.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 13.01.2021 tarihinde müvekkili şirkettin alacaklarından davalı Kurum tarafından tahsil edilen alacak yönünden talebini 227.186,91 TL'ye yükseltmiş ve bu tutarın kesinti tarihi olan 13.01.2021 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsilini, dava dışı hastaya verilen tedavilere ilişkin 5 ayrı fatura tutarı yönünden olan talebini 141.717,16 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; SUT hükümlerine göre sağlık hizmeti sırasında kimlik tespiti ve biyometrik doğrulamanın zorunlu olduğunu, bu işlemlerin eksik veya hatalı yapılması halinde ödenen bedelin geri alınacağının belirtildiğini, davacı hastanenin kimlik doğrulama ve kayıt işlemlerinde mevzuata aykırı davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunda, hastanın davacı hastaneye sevki aşamasındaki tıbbi durumunun acil hal kapsamında olduğu, bu aşamada hastanın kimlik tespiti için ilgili maddede sayılan kimliği tevsik edici belgelerle kimliğinin doğrulanması zorunluluğu bulunmadığı, kaldı ki hastanın başka bir hastaneden davacı hastaneye sevkinin de gerçek dışı kimlik bilgisi kullanılarak .... adı ile yapıldığı, dosya ekinde bulunan tıbbi kayıtları ve davalı Kurum beyanlarında da hastaya her iki kimlik altında uygulanmış olan tedavinin uygun olmadığı ya da uygun yoğun bakım endikasyonunun bulunmadığına dair bir beyan ya da tespitin kapsamında bulunmadığı, davacı tarafından usulüne ve fennine uygun olarak verilmiş olan tedavi bedellerinin ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği, davacı hastanede hastaya önce sevk evrakında bulunan gerçek dışı .... kimliği ile yapılan tedavilerine ait 199.860,97 + 27.325,94= 227.186,91 TL’nin, takiben .... gerçek kimliği ile yapılan 5 aylık yoğun bakım tedavi bedeli olan 141.717,16 TL’nin iadesinin gerektiğinin bildirildiği, davacı tarafından verilmiş olan tedavilerin SUT hükümlerine ve davalı Kurum tarafından belirlenen düzenlemelere uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile davaya konu toplam 368.904,07‬ TL kesinti işleminin iptaline, 368.904,07‬ TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata uygun, ayrıntılı, açıklayıcı, taraf ve kanun yolu denetimine elverişli olduğu, Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin iptali, iadesi ve alacak istemine ilişkindir.

Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflarca imzalanan sözleşme ile SUT hükümleri ve ilgili mevzuata göre gerekçesiyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığının ve denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§