"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1427 E., 2025/1912 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/430 E., 2025/320 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ...'nin, 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun (1416 sayılı Kanun) ve Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmelik uyarınca ... Üniversitesi adına müvekkili Bakanlık hesabına, resmi-burslu statüde öğrenim görmek üzere yurt dışına gönderilmeden önce ... Noterliğinin 08.01.2008 tarihli taahhütnamesini imzaladığını, davalının ABD'ye "Analiz Fonksiyon Teorisi" alanında master ve doktora eğitimi görmek üzerine gönderildiğini, diğer davalı kefillerin ... Noterliğinin 08.01.2008 tarihli kefaletnamesini imzaladıklarını, davalı ...'nin 31.08.2009 tarihinde başladığı yüksek lisans öğrenimini 15.08.2011 tarihinde tamamladığını ve doktora öğrenimine 29.08.2011 tarihinde başladığını, kendisine verilen süre uzatımlarına rağmen zamanında doktora eğitimini bitiremediğini, müvekkili Bakanlık tarafından 26.01.2018 tarihli Makam Oluru ile davalılar hakkında yasal takibe geçilmesinin kararlaştırıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 371.688,42 USD ve 6.376,37 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı bursiyer ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan diğer davalılardan sorumlulukları oranında tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılardan Şahinde vekili; davanın zamanaşımına uğradığını herhangi bir bildirim yapılmayan müvekkilinin imzaladığı taahhüt senedine aykırı davranmadığını, dil öğrenimi ve yüksek lisans öğrenimini başarıyla tamamlayan müvekkilinden, salt doktora eğitimini tamamlayamadığından doktora sürecinden önceki masrafların da istenilmesinin Anayasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin imzaladığı yüklenme senedinde faiz başlangıç tarihine yer verilmediğini, taahhütnamedeki cezai şart tek taraflı düzenlendiğinden geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalılar ..., ... ve ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, kefaletnamenin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'nin yüklenme senedi ile taahhüdünde bulunan doktora öğrenimi yükümlülüğünü tamamlayamadığı, bilirkişi heyeti ek raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu, taahhüdün ihlal tarihi olan 31.10.2017 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilerek davalı asıl borçlu Şahinde yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, diğer davalı kefillerin 08.01.2008 tarihli kefaletlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 598/3 maddesi uyarınca 08.01.2018 tarihinde sona ereceği gerekçesiyle; davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 371.688,42 USD ve 6.376,37 TL borç aslı alacağının yabancı para alacağı yönünden ödeme taahhüdü ihlal tarihi olan 31.10.2017 tarihinde itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden, 6.376,37 TL'lik kısmı yönünden taahhüdü ihlal tarihi olan 31.10.2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalı kefiller ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf edenin sıfatına, davalı ... tarafından imzalanan taahhütnamede faiz başlangıç tarihine ilişkin düzenleme bulunmamasına, davalı kefiller lehine hesaplanan vekalet ücretinin nispi olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hak düşürücü sürenin kefalet tarihinden itibaren değil, fiilen taahhüdün ihlaliyle bağlantılı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalı bursiyerin 31.10.2017 tarihi itibarıyla öğrencilikle ilişiğinin kesildiği, yani taahhüdü ihlal ettiği tespit edildiğinden davalı kefiller yönünden on yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibarıyla geçmediğini, davalı kefiller lehine lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, faiz başlangıç tarihi olarak her bir ödemenin yapıldığı tarihin esas alınması gerektiğini ifade ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına eğitim için gönderilen davalı bursiyerin süresi içerisinde doktorasını bitirememesi nedeniyle yapılan masrafların asıl borçlu ve kefillerden tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz edenin sıfatına göre yapılan incelemede; davalı asıl borçlu ... tarafından imzalanan taahhüt senedinde yazılı yükümlülüğünün yerine getirilmemesine, davalı ... süresinde ve taahhüt ettiği şekilde doktora eğitimini tamamlayamadığından bu eğitimi nedeniyle adına tahakkuk edilen miktarı ödemekle sorumlu bulunmasına, yurt dışı eğitim masrafları nedeniyle ilgilinin sorumluluğunun ve ödenmesi gereken borç miktarının yüklenme senedine göre tespit edilecek olmasına, imzalanan taahhüt senedinde faiz başlangıç tarihine ilişkin bir düzenleme bulunmamasına, davalıların kefil sıfatıyla imzaladığı sözleşme 08.01.2008 tarihli olup, davanın açıldığı 01.11.2022 tarihi itibariyle on yıllık süre dolmuş olduğundan davalı kefillerin borçtan sorumlu olmamasına, yabancı para alacağının dava tarihindeki kura göre hesaplanan Türk Lirası değeri üzerinden davalı kefiller lehine nispi vekalet ücreti belirlenmesinin Dairenin yerleşmiş içtihatlarına uygun olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.