"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1414 E., 2025/1216 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/603 E., 2023/370 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalılar ile arasında 06.06.2013 tarihinde “Avukatlık Sözleşmesi” imzalandığı, bu sözleşme ile müvekkilinin Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/265 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan alacak/tazminat davasının takibi görevini üstlendiği, sözleşmenin (4.) maddesinde hüküm altına alındığı üzere yerel Mahkemede davalılar lehine çıkan kararın Yargıtay tarafından onanması halinde alacağın tahsil edilen miktarının %5’i vekalet ücreti olarak davacıya ödeneceği, anlaşılan tutarlar net olup kdv ve stopaj da ayrıca davalılar tarafından ödeneceği kararlaştırıldığını, davalılarca ... . Noterliğinin ... yevmiye numaralı 20.02.2017 tarihli ihtarname ile davacının dava ve işlerden azledildiğini, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/265 E. sayılı dava dosyasının 05.12.2017 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin sözleşme ile üzerine düşen görevi ziyadesiyle yerine getirdiğini, azlin haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin tüm haklarını saklı tutmak kaydıyla, avukatlık ücreti alacağı karşılığı şimdilik 10.000 Dolarının hak ediş tarihinden (01.03.2016) itibaren en yüksek faizi ile birlikte davalılar ... ile ... Otelcilik Turizm İnş. ve Tic. Ltd. Şti. müştereken ve müteselsilen tahsilini, 10.000 Dolarının hak ediş tarihinden (01.03.2016) itibaren en yüksek faizi ile birlikte davalılar ... ile ... Lımıtedinden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; davacının aynı alacak için Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/151 E. sayılı dosya ile dava açtığını, bu nedenle tarafları ve konusu aynı olan dava için derdestlik itirazında bulunduğunu, derdestlik itirazından dolayı davanın usul yönünden reddedilmesi gerektiğini, avukatlık sözleşmesinin tarafının müvekkili olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, haklı nedenlerle azledildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılar vekili; Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/151 E. sayılı derdest dosyası olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, murafa duruşması dahil hiçbir duruşmaya girmeyen davacının dosyanın kesinleşme aşamasına kadar takip sorumluluğu bulunmakta olduğunu, davacının tutuklu olduğunu, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, takip etmesi gereken davanın murafaa duruşması başta olmak üzere dosyanın duruşmalarına katılmadığını, duruşmalara herhangi bir mazeret de bildirmediğini, murafaa öncesi terör örgütü FETÖ’ye üye olma suçundan dolayı tutuklu olduğunu da vekil edenlere bildirmediğini, bu durumun haricen öğrenildiğini, davacının terör örgütüne üye olma suçundan dolayı tutuklanması ile de vekil edenlerin davacıya karşı olan güveni bir kez daha sarsıldığını, haklı nedenlerle azledildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 19.02.2019 tarihli yazı cevabıyla davacı ...'nin 22.02.2016-16.02.2018 tarihleri arasında Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu, murafaa öncesinde terör örgütü FETÖ'ye üye olma suçundan tutuklu olduğunun davalılara bildirildiği yönünde bir delilin bulunmadığı, buna göre, taraflar arasında güven ilişkisi bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu haliyle davalıların azilnamede açıkladıkları somut azil gerekçelerine dayalı olarak davacı avukatı vekillikten azillerinin haklı olduğunun kabulü gerektiği, davacı avukatın azli haklı olduğuna göre azil tarihi itibarı ile sonuçlanmayan/kesinleşmeyen işlerden dolayı asıl davada davalılardan vekalet ücreti talep etmesinin mümkün olmadığı, ancak, azil tarihinden önce sona eren işlerden dolayı avukatlık ücreti isteyebileceği, bu nedenle davacı avukat tarafından takibi üstlenilen Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/265 E. sayılı dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek 05.12.2017 tarihinde kesinleştiği, azlin ise 17.02.2017 tarihli olduğu, azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen iş bulunmadığından davaya konu edilen vekalet ücretine hak kazanamadığı, her ne kadar sözleşmede ... taraf olsa da, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/265 E. sayılı dosyanın tarafı olmaması nedeni ile takip edilen dosyadan kaynaklı vekalet ücret alacağına yönelik talebin iş bu davalıya yöneltilmesinde pasif husumetin bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden husumet nedeni ile diğer davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı ... yönünden verilen husumet nedeniyle davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketlerin yetkilisi ...'ün kendi adına ve davalılar arasındaki avukatlık sözleşmesine imza atarak taraf olduğunun açık olduğunu, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/265 E. sayılı dosyasının davalılar lehine sonuçlandığını, taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin (4.) maddesi gereği avukatlık ücretini 01.03.2016 tarihinde hak ettiğini, azil iradesinin kendisine ulaşmadığından geçerli bir azil olmadığını, davalıların Yargıtayda yapılan 01.03.2016 tarihli duruşmadan tam 1 yıl sonra tutuklu olduğunu öğrendikleri ve Yargıtay aşamasında hiçbir işlem yapılmadığını iddia ettiklerinden kötü niyetli olduklarını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre tahsil edilen miktarın %5'i oranındaki vekalet ücretinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeye özellikle
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 19.02.2019 tarihli yazı cevabıyla davacı ...'nin 22.02.2016-16.02.2018 tarihleri arasında Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunduğu, murafaa öncesinde terör örgütü FETÖ'ye üye olma suçundan tutuklu olduğunun davalılara bildirildiği yönünde bir delilin bulunmadığı, buna göre taraflar arasında güven ilişkisi bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu haliyle davalıların azilnamede açıkladıkları somut azil gerekçelerine dayalı olarak davacı avukatı vekillikten azillerinin haklı olduğu, vekalete konu edilen dava dosyasının Yargıtay denetiminden geçerek 05.12.2017 tarihinde kesinleştiği, azlin ise 17.02.2017 tarihli olduğu ve azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen iş bulunmadığı, sözleşmeye konu edilen Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/265 E. sayılı dosyasında davalı ...'ün taraf olmadığı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, sözleşmede ... taraf olsa da Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/265 E. sayılı dosyanın tarafı olmaması nedeni ile takip edilen dosyadan kaynaklı vekalet ücret alacağına yönelik talebin iş bu davalıya yöneltilmesinde pasif husumetin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.