Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4849 E. 2026/261 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1262 E., 2024/1346 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2021/685 E., 2023/293 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, Konya İli, .... İlçesi, ... Mahallesi, 14902 ada, 10 parselde bulunan taşınmazın 2016 yılında dava dışı ... tarafından konut kredisi kullanılarak satın alındığını ve davalı banka lehine 27.05.2016 tarihinde davaya konu taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, dava dışı icra borçlusu ve evi ipotekli satın alan ...'nün söz konusu taşınmazı satılığa çıkardığını, bu şekilde müvekkilinin taşınmazı üzerindeki ipotek şerhiyle 03.10.2018 tarihinde satın aldığını, ...'nün bu konut kredisi borcunu düzenli ödemediği için bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, kalan borcu 8 taksitle müvekkilinin ödediğini, bankanın 8 taksit bittiğinde ipoteğin kaldıracağını beyan ettiğini, ancak banka tarafından ipotek kaldırılmadığı gibi, müvekkiline gönderilen 07.10.2021 tarihli ihtarnamede davalı bankanın dava dışı evi satan ...'nün yine dava dışı ..... Tük. Ltd. Şti firmasına kefil olduğunu ileri sürülerek, bu kefalet nedeniyle evi satın alan müvekkilinin ipotek limiti ile sorumlu olduğunun iddia edildiğini, davalı bankanın bu talebinin hukuka aykırı olduğunu, dava dışı ...'nün ise bankaya ticari borcu olan şirkete 11.06.2018 tarihinde ortak olduğunu ve 03.08.2018 tarihinde bu şirket için kefil olduğunu, yani ...'nün konut kredisi kullandığı sırada dava dışı şirketin ortağı olmadığını, satıcının ticari krediye kefil olmasının ipoteğe konu borçla uzaktan yakından bir ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek; dava konusu taşınmaz üzerindeki davalı banka lehine konulan 27.05.2016 tarih ve 6214 yevmiye nolu ipotek ve sair hakların fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; dava dışı ...'nün sözleşmeden doğan kredi borcunu ödememesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davacının taşınmazı ipotek yükü ile 03.10.2018 tarihinde satın aldığını, satış tarihi itibari ile ödenmeyen konut finansman kredisi de dahil taşınmaz ipotek yükünün devam ettiğini, icra dosyası ve davacı beyan ve dekontlarından anlaşılacağına göre 25.05.2021 tarihine kadar 2016-2021 arası sözleşmeden doğan ipotek bağının devam ettiğini, ...'nün ... firmasına 11.06.2018 tarihinde ortak olduğunu, 03.08.2018 tarihinde kefil olduğunu, bu halde ipotekli taşınmaz ve müvekkili banka arasında ipotek ve devam eden borç ilişkisi sona ermediğine göre ...'nün firma kefili ve buna bağlı yükümlülüğü devam ederken davacının taşınmazı satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kurulan ipoteğin sözleşmeden ayrı kurulmadığı, konut finansmanı kredisine bağlı olarak kurulduğu, tüketici kredisinin kullanımı esnasında yapılan bilgilendirmenin de sadece kullanılan konut kredisine bağlı ipotek tesis edileceğinin bilgilendirilmesi, sözleşmenin ise bilgilendirmenin aksine doğmuş ve doğacak borçlara karşılık düzenlendiği, bankanın tüketici konumundaki kredi kullanana açık ve anlaşılır bilgi vermediği ve tüketiciyi yanılttığı, davacıya eski ipoteğin devam edeceğine, ipoteğin üst limit ipoteği olduğuna, sonradan kullanılacak krediler yönünden de geçerli olacağına ilişkin açık ve anlaşılır şekilde bir bilgilendirmesinin bulunmadığı, taşınmazın davalı Banka kredisiyle ... tarafından satın alınması sırasında konulan ipoteğin, konut finansmanının teminatı amacına yönelik olduğu ve konut finansmanı kredisine bağlı borcun kapatılması nedeniyle ipoteğin de kaldırılması gerektiği, ipoteğe konu borç kapatılmasına rağmen banka tarafından kredi sözleşmesinden çok sonra ...'nün ortağı olduğu şirkete kullandırılan kredinin teminatı olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalı bankanın hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, Konya ili .... ilçesi ... Mahallesi, 14902 ada, 10 parsel zemin kat 5 bağımsız bölüm sayılı taşınmaza ilişkin olarak davalı .... Bankası T.A.O lehine 30.05.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı 600.000,00 TL bedelli ipoteğin fekkine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu ipoteğin dava dışı ...'nün davalı bankadan kullandığı konut finansmanı kredisinin teminatı olarak alındığından ve konut finansmanından kaynaklı kredinin tüketici kredisi niteliğinde olduğundan görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu, davalı banka tarafından alınan ipoteğin kapsamı konusunda davacıya ayrıntılı bilgi verilmediği sadece konut finansmanı kredisinin ödenmesi ile ipoteğin kalkacağının belirtilmesi karşısında ipoteği kabul ederek daireyi satın aldığı, bu duruma rağmen davalı bankanın dava dışı satıcının başka borçları olduğunu ve o borçların teminatının bu taşınmaz üzerindeki ipotek olduğunu ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve yapılan kredi sözleşmesinde de haksız şart niteliğinde olduğu ve geçersiz olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı; süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; davacının taşınmazı ipotek yükü ile 03.10.2018 tarihinde satın aldığını, satış tarihi itibari ile ödenmeyen konut finanasman kredisi de dahil taşınmaz ipotek yükünün devam ettiğini, davacının yanıltılmasının mümkün olmadığını, taşınmazı ipotek yükü ile alan davacının ipotek yüküne, derecesine ve miktarına ilişkin tüm bilgileri gördüğünü, ...'nün ... firmasına 11.06.2018 tarihinde ortak olduğunu ve 03.08 2018 tarihinde kefil olduğunu, ...'nün firma kefili ve buna bağlı yükümlülüğü devam ederken davacının taşınmazı satın aldığını, sözleşmenin (7.1.1) maddesinde de ipotekle ilgili düzenlemenin bulunduğunu, müvekkil bankanın iyiniyetinin esas olduğunu, ipotek ve mülkiyet hakkının korunması gerektiğini, bilirkişi raporunda da taşınmazın ipotek yükünün devam ettiğinin bildirildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, konut finansman kredisi nedeniyle tesis edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ipoteğin konut kredisi için konulduğu resmi senet hükmü ile kredi borçlusunun sözleşme konusu kredi borcu dışında kalan diğer bütün borçlarını da kapsayacak şekilde teminat alınarak tesis edilen ipoteğin tüketicinin bütün borçlarına hasredilmesine ilişkin düzenlemelerin, tüketici açısından haksız şart oluşturduğu, haksız şarta ilişkin sözleşme hükümlerinin ise tüketici yönünden geçersiz olacağı, davacıya yönelik başka alacakların tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulamayacağının anlaşılmasına göre, davalı vekili tarafından ileri sürülen temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§