Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4627 E. 2026/64 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1030 E., 2025/986 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2015/651 E., 2018/359 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; 02.02.2004 tarihinde ... Apartmanının çökmesi nedeniyle müvekkilinin eşi ... ve müşterek çocukları ... ile ...'nın göçük altında kaldığını, tedavi safhasında hayatlarını kaybettiklerini, müvekkilinin kızı ...'nın eşi ...'ten sonra vefat ettiğinin belirlendiğini, bu kararın kesinleştiğini, ...'nın çocuksuz ve bekar olarak vefat etmesi nedeniyle mirasının tamamının annesi olan müvekkili ...'ya kaldığına dair mirasçılık belgesi verildiğini, davalının ise ...'in erkek kardeşi olduğunu, davalının, kendisi ve diğer kardeşlerinin ...'in mirasçısı olduğuna dair düzenlenen mirasçılık belgesine dayanarak terekeye ait gayrimenkullerin yönetimini ele geçirdiğini ve bu surette mal varlığında haksız zenginleşme olduğunu, terekeden haksız yarar sağladığını ileri sürerek; göçük altında hayatını kaybeden ... ve ...'dan intikal eden terekedeki gayrimenkullerin 26.02.2004-21.01.2008 tarihleri arasındaki bilirkişilerce belirlenecek olan kira gelirlerinden şimdilik 100.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; olaydan sonra davacının da içinde bulunduğu aile efradının toplanarak murisin gelir ve giderlerinin yönetiminin müvekkili tarafından yapılmasına karar verildiğini, müvekkilinin istememesine rağmen aile büyüğü olarak bu görevi kabul ederek gelir ve giderleri idare ettiğini, giderlerden artan gelir olması halinde bu parayı, mahkemece ... adına açılan hesaba aktardığını, 2006 yılının 11. ayında tereke dosyasında kayyım atandığı için hiçbir gelir tahsil etmediğini, harcama yapmadığını, tereke ile ilgili hiçbir işlemi olmadığını, bu tarihten sonra tüm harcamaların terekenin kayyımı tarafından yerine getirildiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli kararıyla; kira bedellerinden ödenmesi gereken masrafların karşılandığı, diğer ortaklara dağıtılması gereken miktarların davalı tarafından makbuz karşılığında ödendiği, kira gelirlerinden artan tahsilatların ise makbuz karşılığında tereke hesabına yatırıldığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki alacak hesabında isabetsizlik görülmediği, davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin başvurusunun reddine, davalının başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden davanın reddine ve davalı lehine nispi vekalet ücreti verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Dairece verilen 08.09.2021 tarihli ilamla; somut olayda, istinaf başvurusunun, hakkındaki ret talebi kabul edilen Hakim ... katılmaksızın görevli olduğu dairece incelenerek karara bağlanması için temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma nedenine göre, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesince delil takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacının başvurusunun reddine, davalının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

3. Dairece verilen 06.06.2022 tarihli ilamla; denetlemeye elverişli olmayan rapor üzerinden mahsuplaşma yapıldığı, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, sunulan dekont ve makbuzların asıllarının getirtilmesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 31. maddesi uyarınca hangi giderlerin hangi taşınmaza yapıldığı hususunun davalı tarafa açıklattırılması, akabinde davalı tarafından yapıldığı bildirilen giderlerin gerekli olup olmadığı hususunda gerekirse keşif de yapılmak suretiyle değerlendirilerek, içerisinde inşaat mühendisinin de olduğu bilirkişi heyetinden rapor aldırılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hüküm vermeye yeterli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur.

4. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2024 kararıyla; davacının başvurusunun esastan reddine, davalının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 04.03.2025 tarihli ilamla; Dairece verilen 06.06.2022 tarihli ilamla temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu bozma ilamına uyulduğu, bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında doğrudan hüküm kurulması gerekirken, ortada bir İlk Derece Mahkemesi kararı ve istinaf başvurusu bulunmadığı halde tarafların istinaf başvurularının incelenerek hüküm kurulmuş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle; hükmün bozulmasına karar verilmiş; bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

5. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, davaya konu taşınmazların kira getirisine ilişkin bilirkişi incelemesi ile tereke dosyasına delil olarak dayandığı, davalının ise bu hususta gelir ve giderlere ilişkin makbuzlar ve banka dekontlarını sunduğu, usul ve yasaya uygun görülen 21.08.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davalı tarafından yapılan giderlerin belgeli olduğu ve terekenin varlıkları ve faaliyetlerinin sürdürülmesi için yapılmış hayatın olağan akışı içerisinde olabilecek giderler olduğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre davalının davacıya intikal eden terekeden haksız kazanç elde ettiği yönündeki iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; davalının, murisin mal varlığında bulunan dava dilekçesinde belirtilen ve kirada bulunan konutların kiralarına el koyarak kendi menfaatine kullandığını, sarfiyat yönünde hususi belgeler düzenleyerek özel giderler göstererek haksız kazanç elde ettiğini, Yargıtayın bozma ilamında belirlenen hususlarda değil dava konusu dışında murisin terekesini ilgilendiren ödemelerle ilgili bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, konutlardaki faydalı ve yararlı varsa imalatların tespiti yapılmadan, davada talep edilen hususları kapsar nitelikte bilirkişi raporu alınmadan yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, murisin malvarlığından elde edilen gelirlerin sebepsiz zenginleşme kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Temyiz edilen kararın, uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde incelenme yapılarak karar verildiği, bozma ilamı sonrasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§