Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4056 E. 2026/43 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/228 E., 2024/514 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin ... Optik isimli işyerinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 03.08.2011 tarihli yazısıyla; fatura edilen bir kısım reçetelerde yazılı malzemelerin hasta ya da yakınına teslim edildiğine ilişkin yazı ve imzanın, hasta veya hasta yakınına ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, 2011 yılı Optik Sözleşmesinin (6.3.2.) maddesi uyarınca yazılı uyarı ve 1.961,75 TL cezai şart; mesul müdür, müessese sahibi veya müessesede çalışanlar tarafından reçetede veya reçete ekindeki belgede haksız kazanç elde edilmesini sağlayacak nitelikte tahrifat yapıldığı veya sahte reçete fatura edildiği gerekçesiyle, sözleşmenin (6.3.14.) maddesi uyarınca 20.000,00 TL cezai şart ile sözleşmenin 6 ay süreyle feshine karar verildiğinin bildirildiğini ve ilgili reçete bedellerinin faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiğini, Kurum işleminin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek; iptalini ve muarazanın giderilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 06.11.2013 tarihli kararıyla; çekişmeye konu reçetelerin sahte olduğunun belirlendiği, bu nedenle davalı Kurumun sözleşmenin feshi ve para cezası uygulanmasına yönelik işleminin yanlar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Dairece verilen 18.02.2021 tarihli ilamla; davacının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra dava konusu uyuşmazlıkla ilgili işlemlerin tamamlanmamış olması nedeniyle Kurumun isnat ettiği eylemleri gerçekleştirdiği anlaşılan davacı hakkında lehine olan 2018 yılı Sözleşmesinin (5.3.1.), (5.3.6.) ve (5.4.2.) maddelerinin uygulanarak belirlenecek ceza miktarı üzerinden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozmaya uyan Mahkemenin 06.09.2022 tarihli kararıyla; 2009 yılı Sözleşmesine göre, teslim edilmeyen malzemelere ilişkin reçete bedellerinin 5 katı şeklinde uygulanan yaptırımın, 2018 yılı sözleşmesi gereğince teslim edilmeyen reçete bedellerinin 2 katı şeklinde 784,70 TL olarak uygulanması gerektiği, ayrıca davacının sahtecilik eylemini gerçekleştirdiğine dair kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından düzenlenen 03.08.2011 tarihli yazı uyarınca davacının 6 ay süreyle sözleşmenin feshi ve davacıdan 22.357,92 TL para cezası tahsili işlemine ilişkin kararın kısmen iptaline, davacının yazılı olarak uyarılmasına ve fazladan tahsil edilen 7.024,06 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.

3. Dairece verilen 02.03.2023 tarihli ilamla; önceki bozma ilamında, sair temyiz taleplerinin reddine karar verilen davacının Kuruma haksız kazanç elde edilmesini sağlayacak nitelikte sahte reçete fatura ettiğinin sabit olduğu, Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, yeniden yapılan yargılama neticesinde davacının sahtecilik eylemini gerçekleştirdiğine dair kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından Kurum tarafından 2011 yılı Sözleşmesinin (6.3.14.) maddesinin davacı hakkında uygulanamayacağına karar verilmesinin hatalı olduğu, uyuşmazlığa konu 6 reçetede; reçetelerin arkasındaki yazı ve imzaların hasta veya hasta yakınına ait olmaması ve Kuruma sahte reçete fatura etme eylemlerini birlikte gerçekleştirdiği, 2018 yılı görmeye yardımcı tıbbi malzemelerin teminine ilişkin Sözleşmenin (5.4.2.) maddesine göre; davacının eylemlerinden cezası en yüksek olanının esas alması gerektiği, bu nedenle Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 6 ay süreyle davacının sözleşmesinin feshi ve 18.038,25 TL cezai şart işleminin iptaline hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile karar verildiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, uyuşmazlığa konu 6 reçetede, reçetelerin arkasındaki yazı ve imzaların hasta veya hasta yakınına ait olmaması ve Kuruma sahte reçete fatura etme eylemlerini birlikte gerçekleştirdiği, 2018 yılı görmeye yardımcı tıbbi malzemelerin teminine ilişkin Sözleşmenin (5.4.2.) maddesine göre; davacının eylemlerinden cezası en yüksek olanının esas alması gerektiği, Kurum tarafından reçete bedellerinin faiziyle davacıdan tahsiline karar verilmesi işleminin 2018 yılı Sözleşmesine göre yerinde olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından uygulanan 6 ay süreyle sözleşmenin feshi ve 18.038,25 TL cezai şart işleminin iptaline, uyarı cezası, reçete bedelinin tahsili ve 3.923,50 TL cezai şart işleminin iptali yönündeki istemlerin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili; müvekkilinin davalı Kurum aleyhine herhangi bir eyleminin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı Kurum tarafından haksız şekilde tesis edilen cezai işlem ile davaya konu reçete bedelleri arasında orantısızlık bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili; Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunun hükme esas almaya yeterli olmadığını, davaya konu reçetelerin sahte olduğunun Kurumca belirlenmiş olması nedeniyle sözleşmenin feshi ve para cezası uygulanmasına yönelik işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun yapıldığını, bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmeden karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacı hakkında 2011 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Optik Sözleşmesi uyarınca uygulanan Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§