Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3620 E. 2026/42 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/30 E., 2025/222 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalı Kurumun 05.08.2013 tarihli işlemiyle, hekim tarafından yazılmayan ilacın ve yazılan kutu adedinin gerçeğe aykırı olacak şekilde provizyon sistemine kaydedildiği gerekçesiyle, 2012 yılı Protokolünün (5.3.9.) maddesi uyarınca eczacı olan müvekkili hakkında 323.739,60 TL cezai şart uygulanmasına ve uyarılmasına, iki adet reçetenin Kurum sigortalısının bilgisi dışında sahte düzenlendiğinin tespit edildiği gerekçesiyle, Protokolün (5.3.10.) maddesi uyarınca 114.132,10 TL cezai şart uygulanmasına ve uyarılmasına karar verildiğini; reçetede yazılı ilacın yanlış okunması nedeniyle kasıt bulunmaksızın farmasotik eşdeğer olmayan ilaçların verildiğini, provizyon sistemine kasten gerçeğe aykırı reçete kaydının yapılmadığını, sahte olarak fatura edilmiş herhangi bir reçetenin de bulunmadığını, cezai şart uygulanmasına rağmen haksız olarak reçete bedelinin de tahsil edildiğini ileri sürerek; Kurum işleminin haksızlığının tespiti ile iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; Kurum müfettişlerince yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda davacının usulsüz işlemlerin tespit edildiğini, davacının sözleşme şartlarına uymadığını, davaya konu Kurum işleminin yasal mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli kararıyla; hüküm kurmaya elverişli bulunan 06.03.2018 tarihli ek rapora göre; 9 adet reçetede yer alan ilaçların yerine verilen ilaçların farmasötik eş değer ilaç olarak kabulünün mümkün olmadığından 5.396,80 TL'lik cezai işlemin yerinde olduğu, (5.3.5.) maddesi gereğince uygulanan cezai işlemin, Mahkemece tanık olarak dinlenen hastaların duruşmadaki beyanları dikate alındığında ... adlı hastaya ait reçete dışındaki reçeteler için uygulanın cezai şartın yerinde olmadığı, uygulanması gereken cezai şartın 293,60 TL olması gerektiği ve 46.362,30 TL'lik cezai şartın kaldırılması gerektiği protokolün (5.3.9.) ve (5.3.10.) maddeleri gereğince uygulanan cezai işlem yönünden, davacı hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar karşısında, cezai şartın uygulanmaması gerektiği, ancak hasta ...'e ait reçete bedeli olan 11.070.08 TL ve reçetede yazmadığı halde verilen ilaç bedellerinden davacı eczacının sorumlu olduğu, toplamda 76.693,26 TL bedelin davacı eczacıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında imzalanan 2012 yılı tip sözleşmenin (5.3.4) maddesi gereğince uygulanması gereken cezai şartın 5.396,80 TL olarak belirlenmesine, (5.3.5) maddesi gereğince uygulanması gereken cezai şartın 293,60 TL olarak belirlenmesine, (5.3.9) ve (5.3.10) maddeleri gereğince herhangi bir cezai şart uygulanmaması gerektiğinin tespitine, Sağlık Uygulama Tebliğine uygun olmayan reçete bedelinin 34.535,82 TL, yersiz ödenen reçete bedelinin ise 36.467,04 TL olarak tespitine, sözleşmenin (5.3.4) ve (5.3.5) maddeleri uyarınca eczacının birinci kez yazılı olarak uyarılması işlemlerinin hukuka uygun olduğunun, (5.3.9) ve (5.3.10) maddeleri gereğince eczacının birinci kez yazılı olarak uyarılması işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Dairece verilen 24.11.2020 tarihli ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, hukuk hâkiminin, savcılıkça verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile bağlı olmadığı göz önünde bulundurularak, 2012 yılı Protokolünün (5.3.9.) ve (5.3.10.) maddelerinin yeniden değerlendirilmesi suretiyle, önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan, davalının itirazlarını da karşılar şekilde, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli kararıyla; 2012 yılı Protokolünün (5.3.9.) ve (5.3.10.) maddelerinin yeniden değerlendirilmek suretiyle alınan hüküm kurmaya uygun, denetime elverişli 31.08.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda, reçetede yazılı olmamasına rağmen 34 adet şeker ölçüm cihazının, 3 adet şeker ölçüm stripinin Kuruma fatura edildiği, ... isimli hastanın Remicade ilaç içeren 2 adet reçetesinin hayali listede yer aldığı, ayrıca 9 adet reçetenin

reçetedeki yazılı kutu adedinden fazla giriş yapıldığının ve reçetede yazılı olmayan ilacın da sisteme kayıt edilerek ‘hayali giriş’ yapıldığının belirlendiği, ... isimli hastanın Mahkeme huzurunda, reçete

arkasında imzasız olan reçeteye ait ilaçları

teslim almadığını ifade etmesi, adedinden fazla ilaç verilmesi, reçetede yazılı olmayan ilaç verilmesi ve karekodsuz reçete girişi yapılması nedenleriyle, Protokolün (5.3.9.) maddesi gereğince yapılan Kurum işlemleminin yerinde olduğu, yine ... isimli hastanın Mahkemede reçete arkasında imzasının bulunduğu ilaçları teslim aldığını dile getirdiği, bu maddeye göre yapılan işlem kısmen uygun olduğundan reçete tutarının 21.303,88 TL, Protokolün (5.3.9.) maddesi gereği uygulanması gereken cezai şart tutarının ise 213.038,80 TL olduğu kanaatine varıldığı, Kurum tarafından sahte olduğu iddia edilen reçeteler nedeniyle hak sahiplerinin Mahkemede ve Cumhuriyet Savcılığında soruşturması sırasında alınan beyanlarında, bu reçetelere konu ilaçların kendileri tarafından yazdırıldığını, ilaçları ... Eczanesinden teslim alarak kullandıklarını söylemiş olmaları nedeniyle Protokolün (5.3.10.) maddesi gereği davalı Kurum tarafından tesis edilen işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında imzalanan 2012 yılı Protokolünün (5.3.4.) maddesine göre 5.396,80 TL, (5.3.5.) maddesine göre 293,60 TL, (5.3.9) maddesine göre 213.038,80 TL cezai şart uygulanması gerektiğinin tespitine, (5.3.10.) maddesi gereğince herhangi bir cezai şart uygulanmaması gerektiğinin tespitine, Sağlık Uygulama Tebliğine uygun olmayan reçete bedelinin 34.535,82 TL, yersiz ödenen reçete bedelinin 36.467,04 TL olarak tespitine, sözleşmenin (5.3.4), (5.3.5) ve (5.3.9.) maddeleri uyarınca uyarma işleminin hukuka uygun olduğunun, (5.3.10.) maddesi gereğince uyarılma işleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine, yukarıda tespit edilen miktarların üzerinde kalan cezai şart ve mahsup işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

3. Dairece verilen 30.09.2024 tarihli ilamla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davacı vekilinin 29.03.20 22... .09.2022 tarihli dilekçelerinde ve temyiz dilekçesinde, 2020 Protokolünün (5.3.9.) maddesinde yapılan ve davacı lehine olan reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanmasına ilişkin değişikliğin davaya konu cezai işleme uygulanmasını talep ettiği, Mahkemece bu talep doğrultusunda Protokol değişikliği dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; reçetede yazılı olmamasına rağmen 34 adet şeker ölçüm cihazının, 3 adet şeker ölçüm stripinin Kuruma fatura edildiği, ... isimli hastanın Remicade ilaç içeren 2 adet reçetesinin hayali listede yer aldığı, ayrıca 9 adet reçetenin

reçetedeki yazılı kutu adedinden fazla giriş yapıldığının ve reçetede yazılı olmayan ilacın da sisteme kayıt edilerek ‘hayali giriş’ yapıldığının belirlendiği, ... isimli hastanın Mahkeme huzurunda, reçete arkasında imzasız olan reçeteye ait ilaçları

teslim almadığını ifade etmesi, adedinden fazla ilaç verilmesi, reçetede yazılı olmayan ilaç verilmesi ve karekodsuz reçete girişi yapılması nedenleriyle, Protokolün (5.3.9.) maddesi gereğince yapılan Kurum işlemleminin yerinde olduğu, yine ... isimli hastanın Mahkemede reçete arkasında imzasının bulunduğu ilaçları teslim aldığını dile getirdiği, bu maddeye göre yapılan işlem kısmen uygun olduğundan reçete tutarının 21.303,88 TL, Protokolün (5.3.9.) maddesi gereği uygulanması gereken cezai şart tutarının ise 213.038,80 TL olduğu, ancak 2020 yılı Protokolünün (6.12.) maddesi ve bu doğrultuda yerleşen Yargıtay uygulamasına göre; davacının cezai işleme karşı açtığı davada lehine olan sonraki Protokolün uygulanması gerektiği, dava konusu cezai işlemin dayanağı olan 2012 yılı Protokolünün (5.3.9.) maddesinde reçete bedelinin 10 (on) katı olarak bulunan cezai şart tutarının, 2020 Protokolünün (5.3.9.) maddesi ile reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanması olarak değiştirildiği dikkate alındığında davacıya 106.519,40 TL cezai şart uygulanması gerektiği, Kurum tarafından sahte olduğu iddia edilen reçeteler nedeniyle hak sahiplerinin Mahkemede ve Cumhuriyet Savcılığında soruşturması sırasında alınan beyanlarında; bu reçetelere konu ilaçların kendileri tarafından yazdırıldığını, ilaçları ... Eczanesinden teslim alarak kullandıklarını söylemiş olmaları nedeniyle Protokolün (5.3.10.) maddesi gereği davalı Kurum tarafından tesis edilen işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında imzalanan 2012 yılı Protokolünün (5.3.4.) maddesine göre 5.396,80 TL, (5.3.5.) maddesine göre 293,60 TL, (5.3.9.) maddesine göre 106.519,40 TL cezai şart uygulanması gerektiğinin, (5.3.10.) maddesi gereğince herhangi bir cezai şart uygulanmaması gerektiğinin tespitine, Sağlık Uygulama Tebliğine uygun olmayan reçete bedelinin 34.535,82 TL, yersiz ödenen reçete bedelinin 36.467,04 TL olarak tespitine, sözleşmenin (5.3.4.), (5.3.5.) ve (5.3.9.) maddeleri uyarınca uyarma işleminin hukuka uygun olduğunun, (5.3.10.) maddesi gereğince uyarılma işleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine, yukarıda tespit edilen miktarların üzerinde kalan cezai şart ve mahsup işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; davacı hakkında davaya konu cezai işlemlerin uygulandığı tarihte yürürlükte bulunan Protokol hükümleri uyarınca işlem tesis edildiğini, sonradan yürürlüğe giren Protokol hükümlerinin uygulanmasının Kurum zararına sebebiyet verdiğini, hükme esas alınan raporda sigortalı hak sahiplerine teslim edilmeyen ilaç bedeli olan 4.665,59 TL ve 10 katı cezanın hak sahiplerinin beyanlarına göre uygun olmadığı belirtilmiş ise de, hastalanan muhakkiklerce dinlendikten sonraki aşamalarda beyanlarını değiştirdiklerini, Mahkemede ve savcılıktaki beyanları çelişkili olan tanıkların beyanlarının esas alınmaması gerektiğini, 11.070,08 TL reçete bedeli ve 10 katı cezanın ... isimli hastanın ilacı kullandığını beyan etmesi nedeniyle uygun olmadığı tespitinin hatalı olduğunu, bu ilacın hastane ortamında kullanılması gerektiğini, ilacın ... tarafından reçete tarihlerine yakın zamanda hastane ortamında kullanılıp kullanılmadığının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, ilacın 19.07.2012 tarihinde ve 12.09.2012 tarihinde alınmış gözüktüğünü, hastanın 12.09.2012 tarihinde ilacı almadığını beyan ettiğinden işlem yapıldığını ileri sürerek, kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2012 yılı Protokolü'nün (5.3.9.) ve (5.3.10.) maddeleri gereğince davacı aleyhine düzenlenen cezai şart bedelinin tahsili ve davacının uyarılması yönünde tesis edilen işlemin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§