Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3529 E. 2026/243 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/567 E., 2025/1165 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/154 E., 2024/453 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin davalıyı ..... Noterliğinin 10.11.2011 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile vekil tayin ettiğini, davalı vekilin üstlendiği avukatlık görevini ihmal etmesi, kötüye kullanması neticesinde .... Noterliğinin 22.01.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı azilnamesi ile haklı gerekçelerle azledildiğini, ancak davalının vekalet ücreti istemiyle müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını ileri sürerek; İnegöl İcra Müdürlüğünün 2020/1943 E. sayılı takibinin iptaline, kötüniyetli alacaklı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin davalıyı İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/304 E. sayılı muris muvazaasından kaynaklı tapu iptal tescil davasında vekil olarak temsil ettiğini, müvekkili ile davalı arasında vekalet ücreti sözleşmesi olmadığı için dava konusu taşınmazın değerinin %10'unun 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesi gereği İnegöl İcra Müdürlüğünün 2020/6763 E. sayılı hukuki yardımın karşılığı olan vekalet ücreti ve yargılama giderinin ödenmediğini ve haksız azledildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; borçlunun icra takibine yaptığı itirazın 20.000,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı vekili; azlin haksız olduğunu, kötüniyetli davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Birleşen davada davalı vekili; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, davacının avukatlık görevini ihmal ederek görevini kötüye kullanması nedeni ile müvekkili tarafından azledildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı avukatın, İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/304 E. sayılı dosyasında özen yükümlülüğünü ihlal etmediği, bu nedenle azlin haksız olduğu, 24.09.2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilerek; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, İnegöl İcra Müdürlüğünün 2020/6763 E. sayılı dosyasında yapılan takibin kısmen iptaline, 20.000,00 TL üzerinden aynen devamına, yasal faizi ile birlikte davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Mahkemece 21.03.2025 tarihli ek karar ile; istinaf kanun yolu başvurusunun kesin karara ilişkin olduğu anlaşılmakla; miktar yönünden reddine karar verilmiş, ek karara karşı da istinaf yoluna başvurulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; birleşen dosya kesinlik sınırının üstünde olduğundan mahkemece birleşen dosya davalısı tarafından sunulan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek karar kaldırılarak esasa ilişkin istinaf itirazlarının incelendiğini, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davacının azlin haklı olduğunu ispat edemediği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/304 E. sayılı dosyasındaki dava değeri dikkate alınarak azil tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı-birleşen davada davalı vekili; davalı avukatın haklı olarak azledildiğini, 1136 sayılı Kanun'un 174. maddesi gereği vekalet ücretine hak kazanamayacağını, bu nedenle asıl davanın kabulü ile birleşen davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, asıl davada; yasal vekalet ücretinin tahsili için başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespitine, birleşen davada akdi vekalet ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

1. Davacı- birleşen davada davalı tarafın azlin haklı olduğunu ispatlayamadığı, bu durumda davalı birleşen davada davacı avukatın azil tarihi itibariyle yürürlükte olan 1136 sayılı Kanun ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre yasal ve akdi vekalet ücretine hak kazandığı, birleşen davada davacı vekilinin; 1136 sayılı Kanun'un 164/4 maddesi gereği takip edilen davadaki taşınmaz değerinin %10'unun vekalet ücreti olarak talep ettiği anlaşılmakla davacı birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Kamu düzeni yönünden re'sen yapılan inceleme sonucu; Mahkemece birleşen dava yönünden; dava kısmi dava olup ıslah da edilmediğinden takibin 20.000,00 TL üzerinden aynen devamına karar verilmiş ancak dava itirazın iptali istemine ilişkin olduğu halde hüküm fıkrasında çelişki yaratacak şekilde; ''yasal faizi ile birlikte davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine'' şeklinde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup kararın bozulmasını gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi Kararının hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ''yasal faizi ile birlikte davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine'' ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§