Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3404 E. 2026/283 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2182 E., 2025/1399 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2023/14 E., 2024/215 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 01.05.2021 başlangıç tarihli 24 aylık elektrik tedarik sözleşmesi imzalandığını, davalının düzenlenen faturaların birçoğunu ödenmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, sözleşmenin (7.2.) maddesinde açıkça edimlerin ifa edilmemesi ve herhangi bir sözleşme ihlalinin olması halinde (7.1.) maddesinde belirtilen son on iki dönem faturalarından en yüksek faturanın iki katı kadar cezai şartın abone tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, son on iki dönem faturalarının en yükseği olan 10.08.2022 vade tarihli ve 247.023,51 TL bedelli tüketim faturasının 2 katı alınarak, 12.10.2022 vade tarihli ve 479.989,78 TL ceza faturası düzenlendiğini, ancak bu faturanın da ödenmediğini, bunun üzerine 2022/1098797 sayılı Merkezi Takip Sistemi (MTS) takibi başlatıldığını, takibe ceza faturası ile birlikte sözleşmenin (4.2.) maddesine göre icralık her faturanın %12'si kadar olmak üzere 57.598,77 TL olarak hesaplanan icra cezai şart bedelinin de eklendiğini, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; müvekkili şirketin ticari değil tarımsal tüketici olduğunu, davacı şirket ile 29.03.2021 tarihinde imzaladığı elektrik enerjisi satış sözlemesinin matbu olduğunu, cezai şarta ilişkin hükmün ve uygulanacak elektrik satış tarifesi maddesinin müzakere edilmeden, müvekkiline anlaşılır ve bilgilendirici açıklama yapılmadan sözleşmeye konulduğunu, müvekkili ile müzakere edilmeden konulan davacının elektrik satış tarifesinde değişiklik yapılabileceğine ilişkin maddenin sözleşmenin amacına aykırı olduğunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 21. maddesine göre yazılmamış sayıldığını, yine anılan Kanunun 24. maddesi uyarınca uygulanacak satış tarifesine dair sözleşmenin (3.) maddesinin yazılmamış sayılacağını, faturaların sözleşmede belirlenen satış birim fiyatı 0,429 kWh üzerinden faturalarının düzenlenmesi gerekirken çok yüksek miktarlardan hesaplama yapıldığını, bu hususun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna şikayet edildiğini, sözleşmede yazan cezai şartın koşullarının oluşmadığını, fazla tüketime ilişkin müzakereler devam ederken sözleşmenin haksız olarak davacı tarafından feshedildiğini savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmeye göre süresinde ödenmeyen tek faturanın dahi davacıya sözleşmeyi feshetme ve düzenlenen en yüksek fatura tutarının iki katı tutarında cezai koşul faturası tahakkuk ettirme hakkı tanıdığı, yine sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatın davacı için bir taahhüt anlamına gelmediği, piyasa koşullarındaki artışların aynen birim fiyata yansıtılabileceğinin hüküm altına alındığı, davacıya BOTAŞ gaz fiyatlarında %5 ve daha yüksek bir oranda artış gelmesi halinde uygulanacak birim fiyatta da aynı oranda artış yapma hakkı verildiğini, davacının BOTAŞ tarafından bildirilen tarifeye uygun artış yaptığını, son ödeme tarihinden sonra ödenen faturalar olduğu, sözleşmede ödenmeyen fatura alacakları için aylık %5 gecikme faizi işletileceğinin ve (4.2.) maddesinde icra takibine sebebiyet verilmesi halinde fatura bedelinin %12 oranında icra ceza bedelinin de ekleneceğinin hüküm altına alındığı, davaya dayanak sözleşmede genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilmediği, ceza bedeli sözleşme ile belirlendiğinden dolayı likit olduğu gerekçesiyle; takip dosyasının 479.989,78. TL fatura alacağı, 57.598,77 TL icra ceza bedeli ve 7.101,22 TL işlemiş faiz olmak üzere 544.689,77 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60 faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20'si olan 107.517,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmede genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilmediği, hükme dayanak bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; cezai şarta ilişkin hükmün ve uygulanacak elektrik satış tarifesi maddesinin müzakere edilmeden, müvekkiline anlaşılır ve bilgilendirici açıklama yapılmadan sözleşmeye konulduğunu, sabit birim fiyatı 0,429TL/kWh olacağının sözleşmede açıkça belirtildiğini, müvekkili ile müzakere edilmeden konulan davacının elektrik satış tarifesinde değişiklik yapılabileceğine ilişkin maddenin sözleşmenin amacına aykırı olduğunu ve 6098 sayılı Kanunun 21. maddesine göre yazılmamış sayıldığını, yine anılan Kanunun 24. maddesi uyarınca uygulanacak satış tarifesine dair sözleşmenin (3.) maddesinin yazılmamış sayılacağını, hükme esas alınan 31.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatta değişikliğe gidilmesinin benzer sözleşmelerde olduğunun aksine hiçbir koşulda davalı-aboneye fesih hakkı tanımadığı, dolayısıyla sözleşmenin davalı abone aleyhine orantısız koşullar içeren tek taraflı bir sözleşme olarak kabul edilmesi gerektiği," kanaati bildirilmesine rağmen bu hususun derece mahkemelerince dikkate alınmadan ve gerekçeli bir açıklama yapılmadan, davaya konu sözleşmede genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilmediğinin belirtildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, tacirler arasında imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart ve fatura alacağına ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle tacir olan tarafların serbest iradeleri ile meydana getirdikleri sözleşmede yer vermiş oldukları ceza koşuluna ilişkin düzenlemelere aynen uymak zorunda oldukları anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§