"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/354 E., 2025/956 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/40 E., 2024/81 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıların murisi .....'den 06.08.2002 tarihinde Kocaeli İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Mahallesinde bulunan 1.500 m² yüzölçümlü tapusuz yeri 4.000.000.000 TL karşılığını şahitler huzurunda nakden ve tamamen ödeyerek, zilyetliğin devri suretiyle ve köy satış senedi şahitler, köy azaları ve köy muhtarı huzurunda imzalanarak satın aldığını, bu yerin 2008 yılında bölgede yapılan kadastro çalışmaları sonucunda tespit gördüğü 1 77... ve 5 nolu parsellerin müvekkili adına tescil edildiğini, davalıların murisleri ... tarafından yapılan bu satışı bilmelerine rağmen dava açtıklarını, Kandıra Kadastro Mahkemesinin 2008/360 E. 2010/203 K. sayılı ilamıyla davalıların miras payı oranında müvekkili adına olan tapunun iptal edildiğini, müvekkili ile davalıların murisi arasında yapılan sözleşmenin geçerli olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, iptal edilen 1.033,53 m² alanın dava tarihi itibari ile rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, aksi halde müvekkili tarafından davalıların murisine ödenen satış bedelinin 1.033,53 m² alana tekabül eden bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.10.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 538.087,50 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya süresinde cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı ve süresinde zamanaşımı def'inde bulunulmadığı, tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğinde olduğu ve 763. maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devrinin zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşeceği, tapusuz taşınmazın satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışının mümkün olduğu, davacı ile davalıların murisi arasında gerçekleşen zilyetliğin devri suretiyle ve köy satış senedi ile yapılan satışın geçerli bulunduğu, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporuyla davalıların murisine taşınmazların ilgili kısımları için ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince denkleştirici adalet ilkesine göre 583.087,50 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle, 583.087,50 TL'nin dava tarihi 25.02.2022'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapusuz taşınmazlarda zilyetliğin devri ile ilgili yapılan anlaşmaların geçerli olduğu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesinin birinci fıkrası gereğince bu sözleşmelerin varlığını da her türlü delil ile ispatlanabileceği, taraflar arasındaki satış sözleşmesi taşınmazın bulunduğu bölgedeki kadastro tespitinden önce yapıldığı için, her ne kadar sözleşme adi yazılı şekilde yapılmış olsa da geçerli olduğu ve rayiç değerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafça süresi içerisinde zamanaşımı def'inin de ileri sürülmediği, kaldı ki zamanaşımı süresinin on yıl olup bu sürenin başlangıcının ifanın imkansız hale geldiği Kadastro Mahkemesinin kararının kesinleştiği tarih olduğu, bu tarih ile dava tarihi arasında zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı gerekçesiyle, istinaf isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; dava konusu taşınmazların müvekkilerinin murisi babaları ....'den miras yolu ile tapusuz taşınmaz olarak intikal ettiğini, miras usulüne uygun şekilde taksim edilmeksizin kadastro öncesi bir parçasının ...'ın eşi ve mirasçısı ... ve oğlu ... tarafından davacıya köy senedi ile satıldığını ve satanlar tarafından parası alındığını, mirasçı sıfatlı müvekkillerinin bu taşınmazı satmadıkları ve para da almadıklarını, terekeye dahil bir malın tapusuz dahi olsa diğer mirasçıların muvafakatı ve imzası olmaksızın bir parçasının mirasçılardan biri ve bir kaçı tarafından üçüncü şahsa 06.08.2002 tarihli köy satış senedi ile satılmasının hukuken geçersiz olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, Kandıra Kadastro Mahkemesinde 2008/360 E. sayılı kararıyla davaya konu taşınmazın esas malikinin muris ... olduğunun kesin hükümle sabit olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesi ile satılan ve kadastro sonrası tapulu hale gelen taşınmazlara ödenen satış bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, tapuya kayıtlı olmayan taşınmazların menkul mal hükmünde olmasına, bu türden taşınmazların zilyetliğin devriyle yapılan satış sözleşmelerinin geçerli bulunmasına, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu sözleşmelerin varlığının her türlü delil ile ispatlanabilecek olmasına, ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını 06.08.2002 tarihli köy satış senedi ile ispatlanmasına, Kandıra Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen 2008/360 E., 2010/203 K. sayılı kararın 04.06.2012 tarihinde kesinleştiği, davanın ise on yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 25.02.2022 tarihinde açıldığının anlaşılmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.