Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3336 E. 2026/48 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/489 E., 2025/720 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/38 E., 2024/61 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davalının 10.02.2014 tarihinde yetkili olmamasına rağmen ..... San. A.Ş. adına 150 m² bir dükkan satışı yaptığını, davacının ödemeyi peşin olarak sözleşmenin akdedildiği sırada davalıya yaptığını, 150 m² dükkanın teslim tarihinin "2014 yılı Aralık ayının sonu olacaktır" şeklinde sözleşmenin (12.) maddesinde yazılı olduğunu, ancak 8 yıl gibi uzun bir zaman geçmesine rağmen davalı tarafin dükkan teslimini yapmadığını ileri sürerek; davalının yetkisiz bir şekilde yapmış olduğu 10.02.2014 tarihli dükkan satış sözleşmesine istinaden almış olduğu paranın denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte şimdilik 500,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 29.06.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini, dava konusu dükkan satış vaadi sözleşmesine konu 150 m² dükkanın dava tarihi itibari ile rayiç bedelinden şimdilik 500,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili olarak değiştirmiş, 13.01.2025 tarihli dilekçesi ile de talebini 1.237.476,71 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davacı taraf, eldeki davayı Tüketici Mahkemesi sıfatı ile açmışsa da, satış sözleşmesine konu yerin ticari ve mesleki olarak kullanılan bir yer (dükkan) olduğu, davacının tüketici vasfına haiz olmadığı ve davalı tarafın ticari ve mesleki amaçla dükkan/ konut alım satımı yapsa dahi görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, 24.10.2023 tarihli duruşmada yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilerek, davacı vekiline 80,70 TL başvurma harcınını ve ıslah edilen değer üzerinden alınması gereken 21.133,00 TL harcı yatırmak üzere 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca usulüne uygun süre verildiği, davacı vekilinin verilen kesin sürelere rağmen eksik haçları ikmal etmediği, aynı celse davacı vekilince adli yardım talebinde bulunulduğu, ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 336/2 maddesi uyarınca talep dayanağı belgeleri sunmamasına göre 28.11.2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin adli yardım talebinin reddine karar verildiği, 28.11.2023 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırma tarihinden sonra 6100 sayılı Kanunun 150/5 maddesinde belirtilen 3 aylık sürede harçlar ikmal edilerek davanın yenilenmediği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekiline başvurma harcının ve ıslah edilen değer üzerinden 21.133,00 TL harcı yatırmak üzere 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca usulüne uygun süre verildiği, kesin süreye rağmen eksik haçlar ikmal edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına ve işlemden kaldırma tarihinden sonra 6100 sayılı Kanunun 150/5 maddesinde belirtilen 3 aylık sürede harçlar ikmal edilerek davanın yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; Mahkemenin harcın tamamlanmadığından bahisle, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiş olmasının, usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlendiği iddia olunan satış vaadi sözleşmesine konu dükkanın dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin tahsiline ilişkin alacak istemine ilişkindir.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (6502 sayılı Kanun) 3. maddesine göre; tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.

Aynı Kanunun 3./(1)-h hükmünde; "alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları" "mal" olarak tanımlanmış olup, buna göre konut veya tatil amaçlı taşınmazlar tüketici işlemine konu olan mal kavramı içerisinde değerlendirilmektedir.

Somut olayda; davaya konu 10.02.2014 tarihli dükkan satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın vasfının işyeri olduğu, 6502 sayılı Kanunun 3/(1)-h maddesi gereğince, dava konusu uyuşmazlığın tüketici işlemi mahiyetinde olmaması nedeniyle, Tüketici Mahkemesinin görev alanına girmediği, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kesin süre içerisinde harcın yatırılmadığı, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca 6100 sayılı Kanunun 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasının ve üç ay içinde noksan olan harcın ödenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen kararın yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§