"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/149 E., 2025/400 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/331 E., 2024/596 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı Kurum tarafından raporlu olunan ve geçici iş göremezlik ödeneği alınan tarihlerde bazı doktorların görevli oldukları sağlık tesislerinde ameliyat, muayene işlemlerinin yapıldığı ve bu işlemlerin fatura edilerek yersiz ödemeye sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 348.194,50 TL cezai işlem uygulandığını, her ne kadar dava dışı hekim raporlu olsa da raporda dava dışı hekimin “çalışır” durumda olduğu belirtildiğinden bu dönemde müvekkili hastaneye gelmeye devam ettiğini, ancak sistemde bu durumun düzeltilmediğini ve hekimin raporlu görünmeye devam ettiğini, dava dışı hekim adına yatan iş göremezlik ödeneklerinin davalı Kurum emanet kasasında kaldığını, gerçeğe aykırı herhangi bir fatura oluşturulmadığını, davalı Kurum tarafından faiz kesintisi yapılmasının da haksız olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketin 348.194,50 TL borçlu bulunmadığının tespitini, kesinti halinde kesinti tutarının tahsilini, Mahkeme aksi kanaatte ise, davalı Kurumun geç inceleme yapmasından doğan kusuru nedeniyle faiz kesintisi yapılamayacağından, kesilen faiz tutarının kesinti tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli kararıyla; alınan 22.11.2023 tarihli rapor doğrultusunda, davacı tarafından kesilen faturaların gerçeğe aykırı olmadığı, dava dışı hastaların tedavilerinin yapılmış olduğu ve davalı Kurumun bir zarara uğratılmadığı anlaşıldığı, cezai işlemin haksız olduğu, ancak dava dışı doktorun MEDULA sisteminde pasif edilmemesinin sözleşmenin (12.1.) maddesine aykırılık oluşturduğundan 1.000,00TL cezai işlemin yerinde olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin 347.194,50 TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2024 tarihli kararıyla; davacının maktu yatırdığı peşin harcın usul ve yasaya uygun şekilde tamamlatıldıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği göz ardı edilerek hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; kararın kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkmesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eksik harç tamamlatılarak, kaldırma kararından önceki gerekçeyle, davanın kısmen kabulü ile cezai işlemin 347.194,50 TL kısmından davacının borçlu olmadığının tespitine, bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, ancak davacının tacir olup dava konusu alacağın ticari işletmesi ile ilgili olduğu, Mahkemece davacının talebi doğrultusunda asıl alacağa avans faizi uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmesinin doğru görülmediği, davalı Kurumun haksız işlem tarihi olan kesintinin yapıldığı tarih itibariyle kesintiye uğrayan kısım yönünden temerrüde düştüğü, davacı lehine kesinti tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının da doğru görülmediği, yine davalı Kurumun harçtan muaf olduğu dikkate alınarak davacı vekili tarafından yatırılan 5.930,00 TL tamamlama harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılması ile düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine uygulanan dava konusu cezai işlemin 347.194,50 TL'lik bölümünden davacının borçlu olmadığının tespitine, cezai işleme konu bedel tahsil edilmiş olduğundan 347.194,50 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; Mahkeme kararında delillerin tartışılmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı Kurum işleminde hem uyarı hem de ceza işleminin yer almasına rağmen rağmen bilirkişi raporunda uyarı işleminin tartışılmadığını, uyarı işlemine ilişkin talepleri hususunda eksik hüküm kurulduğunu, yargılama sırasında davalı Kurum ile mutabakata varılan dönem ile ilgili inceleme yapılamayacağına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı Kurum tarafından müvekkilinden yazılı savunma alınmadığını, davalı Kurumun geç incelemesinden dolayı yapılan faiz kesintisinin hukuka aykırı olduğu iddialarına yönelik bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından tesis edilen işlemin iptali ve alacak istemine ilişkindir.
1. Dosyadaki yazılara, taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata, kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davaya konu olan ve davalı Kurum tarafından davacıya gönderilen 06.07.2022 tarihli ve ... sayılı yazıda, "2018 Yılı Sayıştay Denetim Raporunda; ...: "Yatarak Tedavi Gören veya Yıllık İzinde Olan Hekimler Adına Bu Dönemlerde Görevli Oldukları Sağlık Tesislerinde İşlem Yapılması ve Bu İşlemlerin Kuruma Faturalandırılması” başlığı altında Ekli listede belirtilen takipler için yapılan incelemede; hastalıkları nedeniyle yatarak tedavi gördükleri ya da yıllık izinde oldukları günlerde, görevli oldukları sağlık tesislerinde işlem yapan (ameliyat, muayene vb.) doktorlarca Kuruma faturalandırıldığı tespit edilmiştir. Hastanenizden yapılan savunma Müdürlüğümüzce değerlendirilmiş olup; İlgi a'da tarafınıza gönderilmiş olan takip listesinin Uzm. Dr. ...' nin raporlu iken (19/04/2018-28/04/2018 arasında) gerçeğe aykırı şekilde Kurumumuza fatura edildiği, Medulada pasif hale getirilmediği tespit edildiğinden; 2018 Sözleşmesinin (12.1), (12.14) maddeleri gereğince cezai işlem uygulanmasına karar verilmiş olup, cezai işlem aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. 2018 Sosyal Güvenlik Kuruntu özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin, (12.1), (12.14.) maddelerinde belirtilen hükümlere aykırı hareket etmeniz nedeniyle; 9.3 maddesi gereği 1000-TL, ayrıca (19.04.2018 - 28.04.2018) tarihleri arasında gerçeğe aykırı şekilde faturalandırılan takiplerin toplamı 34.719,45-TL olduğu için ( 34.719, 45... = 347.194.50 TL + 1000-TL ) = toplam 348.194,50-TL, (Üçyüzkırksekizbinyüzdoksandörtliraellikuruş) cezai işlem uygulanacak olup, bununla birlikle ihlal edilen (12,14) numaralı Sözleşme maddesinden dolayı, 2018 yılı Sözleşmesinin (13.5.) maddesine göre, UYARI sayılacağı anılan meblağın Sözleşmenin 14.2 maddesi hükümlerine istinaden değerlendirildikten sonra Genel Hükümler doğrultusunda tahsili cihetine gidileceği "nin bildirildiği, davacı tarafça dava dilekçesi içeriğinde davalı Kurum işleminin iptalinin de talep edilmesine rağmen bu yönde değerlendirme yapılıp uyarı işlemi ile ilgili talebi ile ilgili olumlu olumsuz bir hüküm kurulmaması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.