Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3320 E. 2026/265 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/405 E., 2025/675 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2016/84 E., 2022/270 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; muris ...'nin 17.08.1999 tarihinde vefat ettiğini, muris ve ailesinin bulunduğu ...'da bulunan ... Sitesinin 17 Ağustos Marmara depreminde yerle bir olduğunu, muris ile eşi ...., kızı ..., torunları ... ve ...'nin söz konusu depremde yaşamını yitirdiğini, murisin damadı olan davalının vefat edenlerin mirasını kendisine intikalini sağlamak için enkazdan sağ çıkartılmayan ve diğer aile fertleri ile aynı anda ölen kızı ...'nin (murisin torununun) ölüm tarihini evrakta tahrifat yaparak 21.08.1999 olarak nüfusa kaydettirdiğini, murisin torunu ...'nin 21.08.1999 tarihinde öldüğünü gösteren sahte evraka dayalı olarak davalının adına Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/994 E., 1999/1008 K. sayılı dosyasından veraset ilamı düzenlendiğini, ... mirasçıları tarafından açılan bir dava sonucu Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2007 tarihli ve 2005/227 E., 2007/481 K. sayılı kararı ile ...'nin 17.08.1999 tarihinde öldüğünün kabulüyle, nüfusta 21.08.1999 olan ölüm tarihinin 17.08.1999 olarak düzeltilmesine karar verildiğini, davalının temyizi üzerine kararın onandığını ve 18.01.2010 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi ile İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/462 E., 2015/46 K. sayılı kararı ile Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/994 E., 1999/1008 K. sayılı veraset kararının iptaline, murisin mirasının 4 pay kabul edilerek davacılara aidiyetine karar verildiğini, veraset ilamı ile intikal eden tüm menkul ve gayrimenkullerin davacılara iade edilmesinin gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Ankara ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, 49 47... parselde kayıtlı ev, ... ilçesi, ... Mahallesi, 49 47... parselde kayıtlı gayrimenkullerin davalı adına yapılan kaydının iptali ile hisseleri oranında davacılar adına tesciline, taşınmazların el değiştirmesi halinde dava tarihindeki değerlerinin tespit edilerek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ... Bankası ... Şubesindeki mevduat hesabı, ... Bankası ... Şubesindeki vadesiz mevduat, fon ve 2 ayrı döviz tevdiat hesaplarındaki paraların zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davacılara ödenmesi ile dava değerinin şimdilik 10.000,00 TL olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında 08.07.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi incelemesi doğrultusunda, talep sonucunu 655.742,98 TL artırarak toplam 665.742,98 TL'ye yükseltmiş; davalının gasbettiği murise ait banka hesaplarındaki toplam 25.742,55 TL’nin zenginleşmenin gerçekleştiği 13.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davacılara ödenmesini, davaya konu gayrimenkuller el değiştirmiş olduğundan, gayrimenkullerin dava tarihindeki tespit edilen toplam değerleri olan 640.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, evrakta tahrifat yapılmadığını, davalının depremde çocuklarını, eşini, kayınvalidesini ve kayınpederini kaybettiğini, gömme izin kâğıdını kendisinin düzenlemediğini, tüm işlemlerin resmi belgelere göre yapıldığını, davalının iyiniyetli sebepsiz zenginleşen olarak kabul edilebileceğini, elinde hiçbir şeyinin kalmadığını, tasarruf tarihinden itibaren faizin yerinde olmadığını, dava konusu taşınmazların bugünkü değerinin değil ölüm tarihindeki değerlerinin tespiti gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının davacıların murisine ait malvarlığını usulsüz veraset ilamı ile gasbederek sebepsiz zenginleştiği, bu nedenle davalının zenginleştiği miktarı davacılara miras payları oranında ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle; davanın ıslahta nazara alınarak kısmen kabulü ile toplam 664.973,95 TL alacağın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 166.243,44 TL'sinin davacı ...'ye, 166.243,44 TL'sinin davacı ...'ye, 166.243,44 TL'sinin davacı ...'ye, 166.243,44 TL'sinin davacı ...'e ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 02.10.2017 tarihli duruşmada ara karar ile veraset ilamının iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihi nazara alınarak davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddedildiği, taşınmazların 3. kişilere satıldığı, dava tarihindeki 16 nolu bağımsız bölümün değerinin 360.000,00 TL, 12 nolu bağımsız bölümün değerinin 280.000,00 TL olduğu, davacılar tarafından murise ait banka hesapları nedeniyle alacak talep edildiği, davalı tarafından verilen 13.10.1999 tarihli veraset ve intikal vergisi beyannamesinde murise ait ... Bankasındaki hesabında 121,27 TL, ... Bankasında bulunan hesabında 25.621,28 TL olmak üzere toplam 25.742,55 TL bulunduğu, murise ait olan bedelin davalı tarafından mirasçılık sıfatı ile bankadan alındığı, bu durumda mirasçılık sıfatının yer değiştirmesi ile davacıya iade edilmesi gereken tutarın 25.742,55 TL olduğu, cenaze işlemleri için yapılan masrafların toplamının 18.000,00 TL olduğu, bu tutarın asgari ücret tutarı olan 2.558,40 TL'nin yaklaşık olarak 7 katı olduğu, 1999 senesinde meydana gelen vefatlar sonrasında cenaze giderleri olarak o dönem brüt asgari ücret olan 768,60 TL civarında olduğu, banka hesaplarından davalının uhdesine geçen 25.742,55 TL'den 768,60 TL'nin düşümü ile kalan tutarın 24.973,95 TL olduğu, davalının davacıların murisine ait malvarlığını usulsüz veraset ilamı ile gasbederek sebepsiz zenginleştiği, bu nedenle davalının zenginleştiği miktarı davacılara miras payları oranında ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; usulsüz işlemlerle alınmış bir veraset ilamının söz konusu olmadığını, edinilen tüm menkul ve gayrimenkullerin veraset ilamına dayandığını, davaya konu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, deprem zamanında orada görev yapan doktorlarca düzenlenen ve tahrifat yapılmayan gömme izin kâğıdına göre işlemlerin yapıldığını, davalının muristen haksız ve hukuka aykırı olarak intikalen edindiği menkul-gayrimenkul mallar ile nakit paranın olmadığını, edinimlerin yasal mevzuata ve Mahkeme kararlarına göre yapıldığını, dava konusu alacaklar için on yıllık uzun zamanaşımı süresinin dolduğunun gözden kaçırıldığını, gayrimenkullerin tespit edilen dava tarihindeki değerlerinin çok yüksek olduğunu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, murisin hesaplarından vefat tarihi olan 17.08.1999 tarihinden sonra paraların kim tarafından çekildiğinin gelen yazı cevaplarından anlaşılamadığını, bankalardaki paranın davalı tarafından çekildiğinin sabit olmadığını, buna rağmen bankalardaki paralara ilişkin aleyhe hüküm kurulduğunu, aile bloke mezar yeri tahsis bedelinin 2019 yılında 25.000,00 TL, 2020 yılında ise 30.000,00 TL olduğunun bildirildiğini, bu rakamların ülkenin içinde bulunduğu enflasyon durumu da göz önünde bulunduğunda çok arttığını, güncel olarak ... Mezarlığında satın alınacak mezar yeri bedelinin alt sınırının 35.000,00 TL olduğunu, murisin defnedildiği mezar yeri nitelik olarak özel bir mezar yeri sayıldığından, değerinin 35.000,00 TL’nin de üzerinde olduğunu, davalı tarafından yapılan diğer giderlerin toplam 63.000,00 TL olduğunu, hesaplamanın bu rakamlar üzerinden yapılması gerektiğini, takas ve mahsup talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini, taşınmazların bugünkü hali üzerinden değer tespitinin hatalı olduğunu, taşınmazların satıldığı 20.10.2000 tarihindeki değerlerinin hesap edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, veraset ilamının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle murise ait olup davalı tarafın mal varlığına dahil olan eşyanın sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi istemine ilişkindir.

Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/994 E., 1999/1008 K. sayılı usulsüz olarak çıkartılan veraset ilamının iptaline ilişkin İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/462 E. 2015/46 K. kararın 06.02.2017 tarihinde kesinleşmesine, davacıların sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan geri isteme hakkının olduğunu bu tarihte öğrendikleri gözetildiğinde davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı ve yasal mirasçı olmadığı halde miras hisseleri üzerinde tasarruf hakkı kullanarak haksız kazanç elde eden davalıdan taşınmazların dava tarihi itibariyle değerlerinin tespit edilerek karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§