Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3307 E. 2026/39 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/546 E., 2025/958 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/66 E., 2024/416 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Kurumun 02.02.2006 tarihli yazısıyla; Kuruma fatura edilen reçeteler üzerinde tahrifat yapıldığı gerekçesiyle, imzalanan 2002, 20 03... yılı Eczane Sözleşmesinin “Sözleşmenin V. Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar” bölümünün 1.maddesinin “n” fikrası uyarınca sözleşmenin 7 yıl süreyle feshedildiğinin bildirildiğini, tahrifat olarak belirtilen değişiklerin doktor tarafından imza, kaşe ve bağlı olduğu kurumun mühürü kullanılmak suretiyle yapıldığını, reçete üzerinde değişiklik yapabilme yetkisinin de sadece reçeteyi tanzim eden hekime ait olduğunu ileri sürerek; fesih işleminin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan denetim sonucunda, davacının reçeteler üzerinde tahrifat yaparak Kurumu zarara uğrattığının tespit edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacının sözleşmesinin 7 yıl süreyle fesh edildiğini, fesih işleminin sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli kararıyla; davacı hakkında açılan ceza davasında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş ise de, tespit edilen maddi olguların hukuk mahkemesini bağladığı, davalı Kurum tarafından yapılan feshin sözleşmeye uygun bulunmadığının alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından yapılan fesih işlemin iptaline, birleşen 2010/424 E. sayılı davanın kısmen kabulü ile davalının Manisa 6. İcra Müdürlüğünün 2010/1431 E. sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın 10.211,31 TL asıl alacak 4.672,97 TL faiz yönünden iptaline, takibin 10.211,31 TL asıl alacak 4.672,97 TL faiz üzerinden devamına, birleşen 2010/428 E. sayılı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 09.02.2024 tarihli kararıyla; yapılan yargılamada, birleşen davalar bakımından olumlu veya olumsuz karar verilebilmesi için öncelikle asıl davada verilen kararın kesinleşmesinin gerektiği, bu nedenle asıl davanın tefriki ile tefrik edilen dosya üzerinden verilen kararın kesinleşmesinin beklenip, sonucuna göre diğer talepler hakkında karar verilmesi gerektiğinden bahisle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; birleşen dosyaların tefrikine karar verildikten sonra, davalı Kurum tarafından yapılan feshin sözleşmeye uygun bulunmadığının alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından yapılan fesih işlemin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; ceza yargılaması neticesinde verilen kararın işbu davadaki sözleşmeye aykırılık halini etkilemeyeceğini, müvekkili Kurum tarafından uygulanan fesih yaptırımının sözleşme ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacı eczacı hakkında uygulanan fesih işleminin iptali istemine ilişkindir.

Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davacı eczacı veya çalışanlarınca feshe konu reçeteler üzerinde tahrifat yapıldığı hususunun davalı Kurum tarafından ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§