"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3091 E., 2025/549 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/322 E., 2022/650 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; eski belediye hizmet binası ve çevresinin dava dışı ... Vakfına (Vakıf) 07.01.2008 tarihli Belediye Meclisi kararı ile tahsis edildiğini, Vakıf yönetim kurulu kararı ile onarım, restorasyon, sağlamlaştırma ve tarihi Mardin yapısına uygun hale getirilmesi karşılığında tahsisin davacı şirkete 25 yıllığına devrine karar verildiğini ve bu karar doğrultusunda davacı ile davalı ... arasında 28.12.2010 tarihli "Tahsis Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin davalı tarafından gönderilen 02.08.2019 tarihli noter ihbarnamesi ile taşınmazların sözleşmeye aykırı olarak üçüncü kişilere devredildiğinden bahisle feshedildiğinin bildirildiğini, taşınmazın devrinin yahut üçüncü kişiye kullandırılmasının söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmede devrin yalnız bildirime bağlandığını ve devir olması halinde davacının basit bir bildirimden kaçınmayacağını, fesih gerekçesinin gerçeğe ve hukuka aykırı olduğunu, tahsisin iptaline dair 02.08.2019 tarihli Belediye Meclisi kararının iptali için dava açıldığını, davacının iddialarını ispatlayamadığını ileri sürerek; taraflar arasında imzalanan 28.12.2020 tarihli tahsis sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ve belirtilen tahsis sözleşmesinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; idarece yapılan iş ve işlemlerin kanuna uygun olduğunu, davalı ile Vakıf arasında 07.01.2018 tarihli Belediye Meclisi kararıyla tahsis sözleşmesi imzalandığını, Vakfın tahsis sözleşmesini davacıya devrettiği ve devri bildirdiğini, bunun üzerine davacı ile 28.12.2010 tarihli tahsis sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmede tahsisi yapılan taşınmazın devrinin bildirim koşuluna bağlandığını, davacının tahsis konusu taşınmazı üçüncü kişilere kullandırdığının tespit edildiğini, sözleşmeye aykırı olarak devir hakkında bildirim yapılmadığını devrettiğini ancak Belediye'ye bu konu hakkında bildirim yapılmadığını ve davacının dava dilekçesinde bildirim yapıldığına dair belge sunmadığını, taşınmazın güncel kiraya verilmeleri halinde elde edilecek kira geliri düşünüldüğünde kira geliri yönünden kamu zararı oluştuğunu, davacının sözleşmenin feshine neden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; idare mahkemesince dava konusu 28.10.2010 tarihli tahsis sözleşmesinin iptaline ilişkin 02.08.2019 tarihli ve 15926771-2019/43 sayılı Belediye Meclisi kararın iptaline dair verilen kararın 24.02.2022 tarihinde kesinleştiği, taraflar arasındaki 28.12.2010 tarihli tahsis sözleşmesinin "Başkalarına Devir" başlıklı (6.) maddesinde yer alan "Tahsisi yapılan taşınmazın başkasına devri halinde ilgili tüzel kişi alacağı kararı Belediyeye bildirecektir. Bu sebeple başka özel ve tüzel kişilere tahsisi devir yapabilir. Yalnız yapacağı devirden mütevellit ilgili tüzel kişi yapmış olduğu harcama ve masrafları hiçbir şekilde Belediyeden isteme hak ve yetkisi yoktur, ayrıca belediyeye belirlenen bir bedeli ödemekle mükelleftir. Bunun ödenmemesi durumunda tahsis kararı kaldırılır." hükmü ile tahsisi yapılan taşınmazların devrinin yasaklanmadığı, anılan maddeyle devrin Belediyeye bildirilmesine ve devir durumunda Belediye tarafından belirlenen bir bedelin ilgili ödenmesine yönelik yükümlülük getirildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, feshin geçersizliğinin tespitine ve sözleşmenin devamına karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; tahsis sözleşmesinin (6.) maddesine göre tahsisin devrinin bildirim şartına bağlandığını, belirli aralıklarla yapılan tahsis sözleşmesine konu taşınmazların davacı şirket tarafından sözleşme dışı kimselere kiralandığının tespit edildiğini, konu hakkında davalıya bildirim yapılmadığını ayrıca Belediye ve Vakıf arasında imzalanan sözleşmenin kanunun emredici hükümlerine aykırılık nedeniyle geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak yapılan davacıya devrin de geçersiz olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, tahsis sözleşmesinin feshine dair alınan kararın geçersiz olduğunun ve sözleşmenin devam ettiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, taraflar arasında imzalanan 28.12.2010 tarihli tahsis sözleşmesinin (6.) maddesinde yer alan bildirim yükümlülüğünün davalıya sözleşmeyi doğrudan fesih yetkisi verir nitelikte olmadığına dair değerlendirmede isabetsizlik bulunmamasına, idare mahkemesince verilen tahsisin iptali konulu 02.08.2019 tarihli Belediye Meclisi kararının iptaline dair kararın kesinleşmesine ve davalının sözleşmeyi feshinin geçersiz olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.