"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/390 E., 2025/1220 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samandağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/284 E., 2024/273 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; 07.08.2013 tarihinde meydana gelen olayda, davacı ...'un davalı ...'e ait binada bulunduğu sırada, binaya çok yakın kurulan elektrik şebekesinin tellerinden gelen akımın davacının elinde bulunan telefonla etkileşim kurması nedeniyle akıma kapılarak ağır şekilde yaralandığını, davacının hâlâ iş yapamaz durumda olduğunu, günlük yaşamını yakınlarının yardımı ile sürdürdüğünü, olaya sebep olan elektrik şebekesinin denetiminin davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.de olduğunu, elektrik hattının binaya çok yakın olması nedeniyle davalı ...'in de sorumlu olduğunu, olayla ilgili Samandağ Cumhuriyet Savcılığının 2013/2420 soruşturma 2013/1353 karar sayılı dosyası nezdinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu kapsamda olayın failinin belirsiz olduğunu, sorumluluğun saptanması için bir incelemenin yapılmadığını, davacı ...'un olay nedeniyle diz altından sağ ayağını ve sol ayak parmaklarını kaybettiğini, bu olay nedeniyle fiziksel ve psikolojik zararlar yaşadığını, davacının yaşadığı kaza nedeniyle başkalarının yardımı ile hayatının sürdürmeye devam edeceğini, birden fazla hastanede tedavi gördüğünü ve ciddi maddi zarar yaşadığını beyan ederek; elektrik akımına kapılarak ağır biçimde beden gücü kaybına uğrayan davacının fazlaya dair, hakları saklı kalmak üzere, tedavi, bakım masrafları, yol masrafları, iş görmezlik, güç kaybı tazminatı gibi uğradığı zararlar yönünden şimdilik 8.810,00 TL maddi tazminatın ve davacılardan ... için toplam 150.000,00 TL, anne ... için 50.000,00 TL, baba ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında maddi tazminat talebini sürekli iş göremezlik zararı için 17.657.790,68 TL ile ömür boyu bakım tazminatı için 12.034.210,13 TL'ye artırmıştır.
Yargılama devam ederken davalı ... yönünden dosya tefrik edilerek pasif husumet yokluğundan dava reddedilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi vekili; dava konusu olayın müvekkili Kurumdan ayrı tüzel kişiliği bulunan ve özel sektöre fiilen devri gerçekleştirilmiş olan ...'nin (... EDAŞ) sorumluluk alanında meydana geldiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... EDAŞ vekili; olayın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, ruhsatsız veya imara aykırı olmasına rağmen usulsüz olarak ruhsat verilmiş binalarda bu tip kazaların meydana geldiğini, elektrik hattının çok daha önceden yapılmış olması nedeniyle belediye ve davacının kendisinin kusurunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. İhbar Olunan .... Limited Şirketi; müvekkili şirketin mimari projeyi çizerek ... Belediyesinden gerekli ruhsat ve izinler alındıktan yapının bitirilmesinin hedeflendiğini, davacının izinsiz olarak inşaat alanına girdiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
4. İhbar Olunan ... Belediyesi ; olayda kusur ve sorumluluğun ... EDAŞ ve müteahhit şirket ile davacıda bulunduğunu, Belediyenin proje üzerinde inceleme yaparak ruhsat verdiğini, fiziki olarak alanın denetlenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
5. İhbar Olunan ... vekili; müvekkilinin taraf ehliyeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ...'un olay günü davalı ...'e ait binaya girmesi ve binaya çok yakın kurulan elektrik şebekesinin tellerinden gelen akıma kapılması nedeniyle ağır bir şekilde yaralandığı, davacının olay sebebiyle sağ ayağını diz altında ve sol ayak parmaklarını kaybettiği, çeşitli hastanelerde tedavi olduğu, ... Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporu ile iki taraflı bacak amputasyonu nedeniyle yaşına göre %65 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 2 yıla kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğunun tespit edildiği, hesap bilirkişisi raporunda ATK raporu gözetilerek maluliyet ve ömür boyu bakım gideri yönünden maaş bordrolarına ve güncel asgari ücret verilerine göre değerlendirilme yapıldığı, davacının anne ve babasının kusur oranı mahsup edildikten sonra maddi tazminat talebinin değerlendirildiği, söz konusu fiil ve zararın davacıların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı ...'a sürekli işgörmezlik nedeniyle 9.874.162,72 TL maddi tazminatın 500,00 TL'sinin dava, 8.173.228,72 TL ömür boyu bakım gideri tazminatın 100,00 TL'sinin dava, 8.173.128,72 TL'sinin 27.06.2024 tarihinden itibaren, davalı ... EDAŞ'tan tahsiline davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile davacılardan ... için 150.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... EDAŞ'tan tahsiline verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, davacı ...'un 21.08.2023 tarihinde bordrolu olarak işe başladığı göz önüne alınarak, işe girdiği tarihe kadar asgari ücret, işe girdiği tarihten itibaren bordrosu üzerinden hesaplama yapıldığı Mahkemece davacının maaş bordolarına göre yapılan hesaplamanın (davacı tarafın kusuru mahsup edilerek) esas alınması gerekirken asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın esas alınmasının hatalı olduğu, yine davacı ...'un ömür boyu bakım gideri yönünden brüt asgari ücretin esas alınması gerektiği gerekçesiyle; davalı vekilinin vekalet ücreti yönünden taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, 14.126.232,54 TL kalıcı işgörmezlik tazminatı ile 9.627.368,10 TL sürekli bakım gideri tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... EDAŞ'tan tahsiline, manevi tazminat taleplerinin kabulü ile davacılardan ... için 150.000,00 TL, ... ve ... için 50.000'er TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... EDAŞ'tan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; elektrik çarpması nedeniyle yaralanma nedeniyle anne babanın gözetim ve denetim ödevlerinin gereği gibi yerine getirmemelerinin davacı ...'a kusur olarak yansıtılamayacağını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğu, ömür boyu bakım gideri yönünden hesaplama hatası yapıldığı, maluliyet oranına ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı yararına red vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, geçici ödeme talepleri hakkında hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, illiyet bağının bulunmadığını, davacı ... ile ilgili olarak gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen anne babanın da kusurlu olduğunu, 16.03.2020 tarihli bilirkişi raporu yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğunun tartışmasız olduğunu, davacının psikolog olması nedeniyle mesleğinin fiziksel faaliyet gerektirmediğini, bu nedenle ATK raporu ile belirlenen iş gücü kaybının daha düşük olması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kazanın kaynağına ilişkin gerekçeli kararda bir açıklama bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elektrik çarpmasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, bilirkişi raporları doğrultusunda inceleme yapılarak kusur oranının belirlenmiş olmasına ve davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatların hakkaniyete uygun bulunmasına göre; davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Kural olarak bir küçüğün uğradığı zararda ana babanın birlikte kusurunun bulunması, sorumlu kişinin küçüğe ödeyeceği tazminatın reddedilmesini gerektirmez. Değişik bir ifade ile kanuni temsilcilerin gözetimi ve denetim ödevlerini gereği gibi yerine getirmemeleri ya da eksik getirmiş olmaları, temyiz yeteneğinden yoksun olan küçüğe kendi kusuru olarak izafe olunamaz. Bu itibarla tazminat davasını, küçüğün yasal temsilcileri olarak koğuşturmaları da durumu değiştirmez. Keza sorumlu kişinin küçüğe borçlu olduğu tazminat edimlerinin geçici olarak, yasal temsilci olan ana babaya ödenmesi olgusu da sonuca etkili değildir. Çünkü, bu tazminat ana babanın mal varlığından ayrı olan küçüğün mal varlığına girecektir; ana baba bu mal varlığının değerlerini, amaca aykırı harcamalarda bulunmak, özellikle kendi borçlarını ödemek ve bu arada sorumlu kişinin kendilerine karşı ileri sürebileceği rücu taleplerini karşılamak için kullanamazlar. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16.09.1976 tarihli ve 1975/5130 E., 1979/10796 K., ile Dairemizin 12.04.2022 tarihli ve 2021/6551 E., 2022/3478 K., sayılı ilamları da aynı yöndedir).
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkemece hükme esas alınan 09.04.2019 tarihli kusur raporunda, davalı ... EDAŞ'ın %20, dava dışı .... İnş. Ltd. Şti ile yapı sahibi ... ve Ortaklarının %40, dava dışı ... Belediyesinin %20 olmak üzere toplamda %80 oranında kusurlu oldukları, olay tarihi itibariyle davacı ...'un yaşı nazara alındığında, diğer davacılar anne ve babasına izafe edilen kusurun ise %20 oranında olduğu belirtilmiş; Mahkemece hükme esas alınan son hesap raporunda ise, davacının %20 kusuruna göre davacı ...'un 23.753.600,64 TL maddi zararı olduğu, bu şekliyle davacı ... için hesaplanan maddi tazminat bedeli üzerinden anne ve babanın kusuru oranında indirim yapılması suretiyle hüküm altına alınan tazminatın belirlendiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ...'un uğradığı zararda, anne ve babası olan diğer davacıların davalı ile birlikte kusurlu bulunmasının, davalının ödeyeceği tazminatın indirilmesini gerektirmeyeceği hususu değerlendirilerek, taleple bağlılık kuralı gözetilerek son bilirkişi raporu ile tespit edilen zarar tutarının tamamından davalının sorumluluk hükümleri gereği sorumlu olduğu nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davacı ... yararına BOZULMASINA,
Davacı taraf adli yardım talebinde bulunduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.