"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/587 E., 2025/576 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/24 E., 2024/313 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin oğlu olan ...'ın 03.11.2015 tarihinde ... mahallesi ... sokakta bulunan trafo içerisinde ölü olarak bulunması üzerine yapılan otopside kesin ölüm nedeninin elektrik çarpması olarak tespit edildiği, her ne kadar ilk soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişse de, itirazlarının kabulü üzerine 2017/15839 sayılı soruşturmanın derdest olduğunun, olay sonrası fotoğrafları incelendiğinde trafonun kapısının açık olduğunu, olay tutanağına göre kapı kilidinin kırık olup müteveffanın yanında etrafında kilit tespit edilemediğinin ve kilidin kim tarafından kırıldığının da belirlenemediğini, henüz sorumlular tespit edilemese de kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hukuk hâkimini bağlamayacağını, eylemin suç oluşturup oluşturmayacağının hukuk hâkimince değerlendirilmesi gerektiğini, ölenin anne ve babası olan müvekkillerinin ölenin maddi desteğinden yoksun kaldıkları gibi manevi olarak da zarara uğradıklarını, ölenin kusursuz olup davalı şirketin trafo kapısının açık bırakılmasından, denetleme yapmayarak ve gereken önlemleri almayarak olayın meydana gelmesinden ağır kusuru ile sorumlu bulunduğunu ileri sürerek; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi uyarınca belirlenecek maddi tazminatın ve tüm davacılar için toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu trafonun bakım ve gözetimine ilişkin arıza onarım ve bakım işinin bütünüyle ... Elektriği devredilmesi nedeniyle dava konusu taleplerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davalının olayda kusurunun bulunmadığını, kazanın olduğu trafoda ölüm tehlikesi olduğuna dair uyarı levhası bulunduğunu, çelikten yapılmış kilit kullanıldığını, bu önlemlere rağmen trafoya kilidi kırarak giren ve yaşı itibariyle bunun tehlikeli sonuç doğurabileceğini anlayabilecek olan müteveffanın kusurundan kaynaklanan zararlardan davalının sorumlu tutulamayacağını, olayda ölenin ağır kusurlu olduğunu, olay nedeniyle Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, maddi zarara ilişkin olarak dosyada herhangi bir veri bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; trafo odasına girecek kişilerin tesadüfen yüksek gerilime kapılmasını engelleyecek şekilde tasarlanmadığı bu itibarla yeterli önlem alınmadığından davalı şirketin %20 oranında, trafo binasının bakım ve onarım hizmetlerinden sorumlu olan ihbar olunan trafoyu işleten ... Elektrik firmasının da %20 oranında kusurlu olduğu, çocuklarının ölümü dolayısıyla çocuklarının desteğinden yoksun kalan davacıların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49. maddesi gereğince destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri, her ne kadar olaya ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise de 6098 sayılı Kanunun 74. maddesi gereğince hukuk hâkimi zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumluluk ile ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza mahkemesinin beraat kararı ile de bağlı olmadığı, davalının sorumlu olduğu, her ne kadar davalı taraf sadece kendi kusuru olan %20 kusur oranında sorumlu olduğunu savunmuş ise de 6098 sayılı Kanunun 61. maddesi gereğince birden çok kişi ile birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsi sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağına ilişkin dış ilişkideki müteselsil sorumluluk kuralı gereğince, davalı şirketin kendi kusuru ile birlikte olayda sorumlu bulunan ihbar olunan ... şirketinin de kusurundan davacılara karşı sorumlu oldukları, yine her ne kadar davalı taraf davanın zamanaşımına uğradığını iddia etmiş ise de 6098 sayılı Kanunun 72. maddesi gereğince '' tazminat istemi zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde, fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrar ancak tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zaman aşımı öngördüğü, cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zaman aşımı uygulanır.'' kuralı gereğince davacılar tarafından haksız fiilin sorumlusunun olay tarihinde öğrenilmediği, davacı tarafın faili öğrenemediği, dolayısıyla 6098 sayılı Kanunun 72. maddesindeki iki yıllık sürenin başlamadığı, ancak olay tarihi ile dava tarihi olan 19.01.2018 tarihi arasında 6098 sayılı Kanun'un 72. maddesindeki on yıllık zaman aşımı süresinin geçmediği, davalı tarafın zamanaşımı itirazının kabule şayan bulunmadığı, meydana gelen olay dolayısıyla alınan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacılardan ...'in yoksun kaldığı destek tazminatının 264.679,35 TL, ...'in yoksun kaldığı destek tazminatı tutarının 536.713,27 TL olduğu, bu nedenlerle davacıların destekten yoksun kalma tazminatları taleplerinin tam kabulü gerektiği, 6098 sayılı Kanunun 56/2 maddesi gereğince de davacıların henüz 19 yaşında olan çocuklarının ölümünden dolayı yaşadıkları manevi acı ve ızdırap göz önüne alınarak tarafların kusur durumu, olayın meydana geliş şekli, davacıların uğradığı zararın kapsamı, hak ve nezafet kuralları göz önüne alınarak her bir davacı yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınması gerektiğinden bahisle; davanın kısmen kabulüne davacılardan ...'in; 264.679,35 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi, ... için; 536.713,27 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketin tahsiline fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davada Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili olduğu halde yargılamanın yetkisiz mahkeme tarafından yapıldığını, müvekkili Şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı göz önüne alınmadan karar verildiğini, dava konusu talep ihbar olunan .... Elektrik ile ... Sigorta arasında düzenlenen sigorta poliçesi kapsamında olduğu halde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğu gibi eksik inceleme ile hazırlandığını, zira müteveffanın trafo kabininin kilidini kırarak içeri girdiği ve uyuşturucu kullandığı tespit edilmesine rağmen EKAT Yönetmeliği'nin 37/1-d maddesi gerekçe gösterilerek davalıya kusur yüklendiğini, raporun tespite değil varsayıma dayandığını, olay nedeniyle tüm kusurun müteveffada olduğu belli olduğu halde sadece %60 oranında kusur verildiğini, ayrıca 13.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna davacıların herhangi bir itirazı bulunmaması nedeniyle müvekkili yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğunu, davacıların iki kere kez ıslah yapmış olup bu taleplerine muvafakatleri bulunmamasına rağmen Yerel Mahkemece ikinci ıslah dilekçesi esas alarak tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının davacıların zenginleşmesine neden olacak düzeyde olduğunu, davacıların taleplerinin ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelerle, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, 14.06.2022 tarihli dilekçesinin bedel artırım talebi mahiyetinde olduğu, yapılan tahkikat sonucunda tazminatın tam olarak belirlenmesi nedeniyle, davacı tarafça 12.09.2024 tarihinde talebin tüm ve kesin olarak belirlendiği, bu tarih itibariyle zarar miktarını öğrenen davacılar yönünden zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği, hükme esas alınan kusur ve tazminat raporlarının dosya kapsamına ve denetime elverişli bulunduğu, davanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, zararın gerçekleşme şekli ve maluliyet oranına göre takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.