Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3226 E. 2026/93 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1384 E., 2025/743 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/65 E., 2024/289 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacılar-karşı davalılar vekili; asıl davada, müvekkilleri ile davalı avukat arasında 11.12.2017 tarihinde, yurtdışında gerçekleştirdikleri transit ticaretler nedeniyle kazandıkları ile ... ve ... firması çalışanı ..., ... ve ...'ın şahsi hesaplarına yurtdışından yapılan ödemelerden kaynaklanan lehlerine ve aleyhlerine yürütülen/yürütülecek her türlü soruşturma, inceleme vs. ile birlikte açılacak davaları da kapsayacak şekilde vekâlet sözleşmesi imzalandığını, davalıya bu hususta 250.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı avukatın sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gibi danışmanlık hizmeti de vermediğini, bu nedenle 17.10.2018 tarihinde azledildiğini, davalının hak etmediği parayı iade etmediğini ileri sürerek, yapılan ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı-karşı davacı vekili; açtığı karşı davada, taraflar arasında imzalanan avukatlık hizmet sözleşmesi bulunduğunu, davalı-karşı davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ve bakiye ücreti ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL nin davacılar-karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı-karşı davacı, sözleşmenin haksız feshedildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava bakımından azlin haklı azil olduğu ve davacıya ödenen 250.000,00 TL peşin ücretin iadesi talep edilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşme tarihinin 11.12.2017, azil tarihinin ise 17.10.2018 olduğu, davacı-karşı davalı tarafın hiçbir hukuki yardım almadığını iddia etmesine karşın uzunca bir süre taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin devam ettiği, 17.10.2018 tarihli azilnamede "gördüğüm lüzum üzerine" açıklaması ile yetinip azil nedenlerini bildirmediği, azlin haklı olduğunun davacı-karşı davalı tarafça ispatlanamadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı-karşı davalı tarafın vergi affından yararlanması sonrası konusuz kaldığının benimsendiği ve vergi affından yararlanılması sonucunda sözleşme ilişkisinin sona ermesi nedeniyle davalı-karşı davacı tarafın bakiye ücret alacağı olmayacağı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki mahiyetinin avukatlık ve hukuk danışmanlığı hizmeti olup geçerli olduğu yönündeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, sözleşme ile belirlenen ücretin, Avukatlık Kanunu’na aykırı olduğunun da kabul edilemeyeceği, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin öteden beri kabul edilen kökleşmiş içtihatlarında, “Hizmet Hukuk Müşavirliği” olarak adlandırılan, hizmet ve vekalet sözleşmelerinin unsurlarını kapsayan, karma nitelikteki bu tip danışmanlık sözleşmelerinin, Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesinde öngörülen sınırlandırmalardan bağımsız olarak geçerli kabul edildiği, bu konudaki ihtilafların da, tarafların serbest iradeleri ile düzenledikleri ve geçerli olan bu sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği açıkça ifade edildiği, o halde, davacı avukatın ücret alacağının, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, sözleşmenin hükümlerine göre, davacıların sulh, feragat veya af kanunundan yararlanılarak bitirilmesini talep ettikleri takdirde durumu yazılı olarak davalıya bildirmek zorunda olduklarını, sorunun bu şekilde çözülmesi halinde de davalıya vekalet ücretinin ödeneceğinin düzenlendiği, davacıların 09.06.2018 tarihinde vergi barışından yararlandığı, bu durumda sözleşmenin konusuz kaldığının anlaşıldığı , taraflar arasındaki sözleşmede ücretin maktu olarak belirlenmiş olduğu, alacağın affın gerçekleşmesi ile muaccel hale geldiği, sözleşmede yer alan sulh ve af ile işin sonuçlanması halinde bakiye ücretin ödeneceğine dair hüküm bulunduğu, aftan sonra yapılan azlin de sonuca etkili olmadığı, kaldı ki, davacıların, davalıyı haklı olarak azlettiklerinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak ve esastan hakkında yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; karar, davacılar-karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar-karşı davalılar vekili; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek davalı-karşı davacı avukat tarafından herhangi bir hizmet verilmediğini, ayrıca davalı-karşı davacı avukatın haklı azlediğini bu nedenle de bakiye ücrete hak kazanılmadığını, ayrıca ödenen peşin ücretin de iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, asıl davada, haklı azil nedeniyle davalıya ödenen meblağın iadesi, karşı davada ise haksız azil nedeniyle vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin incelenmesinde Dairemiz kökleşmiş içtihatlarına göre Hizmet Hukuk Müşavirliği Sözleşmesi niteliğinde olduğu ve tarafların hür iradeleriyle kabul etmiş oldukları sözleşme maddelerine göre somut olayın değerlendirilmesi gerektiği, sözleşmede açıkça ücretin ne şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§