"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/241 E., 2025/23 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 2015 yılının 8. ayına ilişkin faturalarından davalı Kurum tarafından yapılan kesintide beyin ve sinir cerrahisi branşına ait onkoloji hastası olan dava dışı ....'ye yapılan tedavi ile ilgili kullanılan EK-3E-1 103103 SUT kodlu "Omurga Tümörü Radyofrekans Ablasyon ve Restorasyon Kiti" malzeme bedelinin ödenmemesine karar verildiğini ve örnekleme yönteminin uygulanması neticesinde 19.040,00 TL malzeme bedeli nedeniyle, alacaklarından 152.000,00 TL kesinti uygulandığını belirterek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.10.2019 tarihli kararıyla; hükme esas alınan 11.09.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda, davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından yapılan 152.000,00 TL tutatındaki ceza kesintisinin, kesintinin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2021 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 14.04.2022 tarihli ilamla; davacı Üniversite hastanesinin beyin ve sinir cerrahisi branşında onkoloji hastası olarak hizmet almış olan ....'ye yapılan tedavi ile ilgili EK-3E-1 103103 SUT kodlu "Omurga Tümörü Radyofrekans Ablasyon ve Restorasyon Kiti" malzemesi kullanıldığı, bu malzemeye ilişkin yürürlükte olan 01.10.2014 tarihli ve 29136 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği Ek-3E-1 listesine göre malzemenin omurga korpusunda sınırlı tümörlerde kullanılması gerektiğinin ifade edilmiş olması nedeniyle, hastanın dosyasına ve 05.08.2018 tarihli kontrastlı torakal MR’ına göre hastadaki tümörün omurga korpusu ile sınırlı olmaması ve radyoloji raporunda metastaz uyumlu lezyonların izlenmesinden dolayı söz konusu malzemenin kullanım endikasyonunun uyumsuz olması gerekçe gösterilerek Kurumca malzeme bedelinin ödenmemesine karar verildiği, davacı tarafın söz konusu kesintiye ilişkin açtığı davada Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, ancak bilirkişi heyetinde beyin ve sinir cerrahisi uzmanı yer almadığı gibi kesintinin yerinde olup olmadığına dair tıbbi ve SUT hükümlerine dayalı bir gerekçe de bildirilmediği, ayrıca davalı tarafça bilirkişi raporuna yapılan itirazların yerinde olup olmadığına dair ek rapor da alınmadığı, Mahkemece; davacı tarafça uygulanan tedavide kullanılan malzemenin SUT Ek-3E-1 listesinde belirtilen kullanım şekli ile uygun olup olmadığının tıbbi gerekçeleri ile açıklandığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, SUT ve ilgili mevzuattan anlayan beyin ve sinir cerrahisi uzmanlarından oluşan üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, itiraza uğramış, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; onkoloji uzmanı doktor, beyin ve sinir cerrahisi uzmanı doktor, emekli SGK başmüfettişi bilirkişiden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek rapor doğrultusunda, davalı Kurum tarafından yapılan kesinti işleminin mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalı Kurumca yapılan kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, davacı kamu üniversitesine bağlı hastane tarafından, hasta tedavisi sırasında kullanılan tıbbi malzeme bedelinin davalı Kurumca ödenmemesi ve hastane ödeneğinden kesinti yapılmasından kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlık, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 97. maddesinin (7.) fıkrasına dayanmakta olup, anılan fıkra; “(Değişik yedinci fıkra: 18.02.2009-5838/2 md.) Sağlık hizmeti sunucuları, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın onbeşinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir. Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35. maddesindeki akreditiflere ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü içermektedir.
Ne var ki, dava açıldıktan sonra 22.12.2022 tarihli ve 7429 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 90. madde ile; ''Genel sağlık sigortası kapsamında yer alan kişilere, finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerine ilişkin olarak Kurum ile götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalayan kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularının sözleşmeyi imzaladıkları mali yıldan önce düzenleyerek 97. maddenin yedinci fıkrasına göre Kuruma teslim ettikleri fatura ve eki belgelerin, belirlenen sürelerde inceleme sürecinin tamamlanamaması nedeniyle, ödenen avans tutarları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden bir ay içerisinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kurumca giderleştirilir.
Götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalamış kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularınca sözleşme öncesinde incelenen fatura dönemine ait oluşan kesinti tutarlarına karşı açtıkları davalardan kesinleşmemiş olanlarının tamamından bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde feragat ederler.
Sağlık hizmeti sunucusu tarafından itiraza konu edilmemiş olsa da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce incelenen fatura dönemine ait oluşan tutarlardan sağlık hizmet sunucusunun mahsup edilmeyen alacakları Kurum tarafından terkin edilir.'' hükmü getirilmiştir.
Yine 5510 sayılı Kanun'a 27.12.2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile eklenen geçici 99. madde de; "2023 yılında götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi yapılmış kamu üniversite sağlık hizmeti sunucularının Kuruma 31/12/2023 tarihine kadar bu sözleşme kapsamında verdikleri tedavi hizmetlerine ilişkin toplam tahakkuk tutarının götürü bedel sözleşme tutarından düşük olması durumunda, aradaki fark terkin edilir. Terkin edilen tutar, Bakanlık bütçesine bu amaçla tahsis edilecek ödenekten karşılanır." hükmünü içermektedir.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 90. ve 99. maddeleri ile getirilen düzenlemelerin, devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütüldüğü gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2. Bozma sebebine göre, davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
2. Bozma sebebine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.