Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3166 E. 2026/259 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1366 E., 2025/377 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi

SAYISI : 2018/858 E., 2022/893 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve davacı vekilinin adli yardım talebinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 26.08.2018 tarihinde davalı şirkete ait ... Hastanesinde acil servisine rahatsızlığı nedeniyle başvurduğunu, acil hekimi tarafından yapılan muayene ve tetkikler sonucunda müvekkile enjeksiyon yapıldığını ve sonrasında kullanmaya devam etmek üzere ilaçların reçete edildiğini, davalı hastanede yapılan enjeksiyon sonucunda müvekkilin sol bacağında uyuşma, his kaybı ve enjeksiyon yerinde ağrı şikayetlerini ortaya çıktığını, müvekkilin birkaç gün sonra bu şikayetleri nedeniyle davalı hastaneye başvurduğunu, acil polikliniğinde bir kısım tetkikler sonucunda nöroloji ve beyin cerrahi polikliğine başvurulması hususunda görüş bildirildiğini, müvekkilin davalı hastanede acil servisinde yapılan hatalı enjeksiyon nedeniyle maluliyet meydana geldiğini ileri sürerek; 250,00 TL geçici işgücü kaybı, 500,00 TL sürekli işgücü kaybı, 250,00 TL bakıcı gideri ve 100.000,00 TL manevi tazminat olarak 101.000,00 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 26.08.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; hekimlerce yapılan konsultasyon ve muayeneye uygun olarak tıbbi gereklilikler dahilinde teşhis ve tedavi uygulandığını, herhangi bir kusur veya ihmalinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ATK raporuna göre, davacıya soğuk algınlığı tanısı ile yapılan işlemle ortaya çıkan sonucun her türlü özenin gösterilmesine rağmen ortaya çıkabildiği, her türlü özene rağmen gelişebilen komplikasyon olarak nitelendirildiği, gerek dosyada alınan raporda gerekse de soruşturma dosyasından alınan rapordan da anlaşılacağı üzere davalı hastane personeline yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekilli istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ATK tarafından tanzim edilen rapora göre İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; enjeksiyon tekniğinin yanlış uygulandığını, müvekkile iğne yapıldığı zaman olası risklere karşı müvekkilinin bilgilendirilmediğini, bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, tanıkların beyanlarında iğneyi yapan hastane personelinin telefon ile uğraştığını açık bir şekilde belirttiklerini, olayda hastane personelinin ağır ihmalinin olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalı özel hastanede uygulanan enjeksiyon nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen karara esas alınan ATK raporunda; davacıya soğuk algınlığı tanısı ile yapılan işlemle ortaya çıkan sonucun her türlü özenin gösterilmesine rağmen ortaya çıkabildiği, her türlü özene rağmen gelişebilen komplikasyon olarak belirtildiği, maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının bir arada olması gerektiği, davacı hastada ortaya çıkan durumun komplikasyon olarak nitelendirilmekle ortada kusur bulunmadığının açık olduğu, aydınlatılmış onam hususunda ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise; davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususun sonradan ileri sürülmesinin iddianın genişletilmesi kapsamında olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§