"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/275 E., 2024/434 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ile katılma yoluyla dahili davalılar vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı hakkında .... ilçesi ... mevkiinde bulunan 5 hektarlık bkbt-ot vasıflı ormanlık alandı çıkan yangın sebebiyle müvekkilinin toplu koruma ekibi tarafından 09.08.20 11... /1 nolu suç zaptı tazmin edilen Urla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, savcılık tarafından davalı hakkında kamu davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, ceza davasında alınan bilirkişi raporunda davalının tapulu arazisindeki arılarına tütsü vererek gereken bakımları yaptıktan sonra tütsü kabında kalan külü iyice söndüremediği için zemindeki kuru otların tutuşması sonucu orman yangının meydana geldiğinin belirlendiğini, yangın ihbarı üzerine toplu koruma ekibinin olay yerine gelerek havadan ve karadan yapılan müdehale ile yangını söndürdüğünü, 17.200,00 TL ağaçlandırma zararı, 151,90 TL işçi primi, 145,35 TL akaryakıt gideri, 1.451,67 iş makinası ve arasöz masrafı, 35.098,78 TL uçak masrafı,25.248,06 TL helikopter masrafı olmak üzere toplam 79.295,76 TL masraf yapıldığını ileri sürerek; 79.295,76 TL'nin suçun işlendiği, 07.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 24.06.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 81.417,89 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; öncelikle Urla Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/654 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini; yangının başlangıç yerinin davalıya ait kovanların bulunduğu noktada olmadığını, kovanların ve çevresinin yanmamış olduğu Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.12.2015 tarihli kararıyla; davanın yangına sebebiyet vermekten doğan zarardan kaynaklanan tazminat davası olduğu, davalının dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde davranması nedeniyle ... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde 07.08.2011 tarihinde orman yangının çıkmasına neden olduğu, bu nedenle Urla 1. Asliye Ceza mahkemesinde hakkında ceza davası açıldığı, dinlenen tanık anlatımları, bozma ilamı ve alınan bilirkişi raporuna göre davalının yangının çıkmasına tek başına sebebiyet verdiği, denetlenebilir, hüküm kurmaya yeterli nitelik ve nicelikteki uzman bilirkişi raporuna göre yangın nedeniyle ve söndürme işlemleri sonucunda kurumun zararının 81.417,89 TL olduğu, davalının yargılama sırasında vefatı nedeniyle murisin mirasını reddetmeyen mirasçıların davaya dahil edildiği, böylece murisin alacaklarından olduğu gibi borçlarından da sorumlu olan mirasçıların bu zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 81.417,89 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08.10.2019 tarihli ilamıyla mahkemece; davacı İdare tarafından helikopter ve uçak kiralanmasına ilişkin bir sözleşme yapılıp yapılmadığı, böyle bir sözleşme varsa; helikopter ve uçak kullanım ücretinin ne şekilde belirlendiği, helikopter ve uçak hiç kullanılmasa bile kira bedelinin ödenip ödenmeyeceği, bu sözleşmenin kapsadığı süre boyunca kaç orman yangını çıktığı, fiilen kıllanım kira ücretine etkisi araştırılarak davacının dava konusu yangın nedeniyle helikopter ve uçak kullanımından kaynaklanan gerçek bir zararı olup olmadığı, varsa bu zararın miktarı tespit edilmesi gerektiği, ayrıca 12.03.20 12... .04.2012 tarihli bilirkişi raporlarından, çıkan yangında çalılıkların yandığı ve örtü yangını şekilde geliştiği, yanan alanın taşlık, kayalık olduğu ve köklerin hayatiyetini koruduğu anlaşıldığına göre, Mahkemece ağaçlandırma giderine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olayda davalının dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde davranması nedeniyle .... ilçesi ... Köyü ... mevkiinde 07.08.2011 tarihinde orman yangının çıkmasına neden olduğu, dinlenen tanık beyanları, ceza dosyası ve bilirkişi raporları ile de davalının yangının çıkmasına tek başına sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalının 05.09.2014 tarihinde vefat etmesi nedeniyle hakkında açılan davanın düşürülmesine karar verilmiş ise de, Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinde davalı hakkında yangına neden olmak suçundan açılan 2011/654 E.2012/558 K sayılı dosyasında verilen beraat kararının ilgili Yargıtay dairesince "Sanığın olay yerinde bulunan arı kovanlarına tütsü yaktığı, akabinde oradan ayrıldıktan sonra orman yangının başladığı, yangının başlangıç yeri, ilerleme istikameti, rüzgarın yönü nazara alındığında sanığın eylemi sonucu yangının meydana geldiğinin anlaşılması karşısında mahkumiyet yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi... bozmayı gerektirmiş" ifadesi ile bozulduğunun görüldüğünden davalının eylemi sonucu yangının meydana geldiğinin tespit edildiği, zarar kalemlerinin ayrı ayrı hesaplandığı denetime elverişli 26.06.2024 tarihli rapora göre, yangın söndürme masraflarının 5.112,36 TL olduğunun bildirildiği, her ne kadar 21.071,05 TL ağaçlandırma gideri hesaplanmış ise de uyulmasına karar verilen bozma ilamında ağaçlandırma giderine hükmedilmesine doğru olmadığının belirtildiğinden ağaçlandırma giderine hükmedilmediği, yine bahse konu raporda 07.08.2011 tarihinde çıkan yangında yangın sahası üzerinde uçuş yapmış olan hava araçlarının hiçbirisi ödeme garantisi verilen sürenin üzerinde bir uçuş yapmamış olduğundan bu hava araçları için tazminat hesaplaması yapılmasının gerekmediğinin bildirilmesi ile Orman İşletme Müdürlüğünün 18.01.2022 tarihli yazı cevabı doğrultusunda hava araçlarının kullanımı ile ilgili bir kamu zararına sebebiyet verilmediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 5.112,36 TL maddi tazminatın 07.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte dahili davalılardan alınarak davacı İdareye ödenmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 114. maddesinde kanun koyucunun her türlü orman suçları ile tahrip olunan veya yakılan sahalar için ağaçlandırma giderine hükmedilir diyerek, tahribatın ağaç veya çalılık veya örtü tahribatı olması gerektiği veya köklerin hayatiyetini kaybedip kaybetmemesi gibi bir ayrım yapmadığını, yangın ile tahribat oluşmuş olmasını ağaçlandırma giderine hükmetmek için yeterli bulduğunu, orman varlığının yalnızca ağaçtan ibaret olmadığını, ayrıca çıkan bir yangında etkilenmeyen orman varlığının bulunmasının mümkün olmadığını, dumanın gittiği her ağaç, maki, çalı ve sair orman örtüsü üzeri yanık görünmese dahi boğulduğunu ve belirli bir süre sonra hayatiyetini kaybettiğini, yangında boğulan orman varlığının kurtarılamadığını, bu nedenle köklerin hayatiyetini kaybetmemesi gibi bir yorumun doğru olmadığından ağaçlandırma giderine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca kira sözleşmesinin amacının, orman yangınlarını söndürmek için helikopterlerin her an hazır durumda olmaları ve yangına bir an önce müdahalede bulunmaları amacı ile helikopterlerin başkalarına kiralanması veya kullandırılmasının önüne geçilmesi için ticari hayatın gereği olarak belirli bir süre kullanım garantisi verilmesinden ibaret olduğunu, davacının zararının sözleşme ile kararlaştırılan limitler dışında fazla uçuş süresi kadar olduğunun düşünülemeyeceğini, sözleşmeyle yangının zamanında söndürülerek kamu zararının ve davalının tazminatla yükümlü olduğu miktarın artmasının önlenmesinin amaçlandığını, limit dahilinde ödenen bedelin de kamu zararı olduğunu, davacının dava dışı şirket ile yaptığı helikopter kullanımına ilişkin kira sözleşmesi davalıyı ilgilendirmediğinden, davalının yapılan tüm masraftan sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, Yargıtayın güncel içtihatlarının da bu yönde olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
2. Dahili davalılar vekili, müvekkillerinin murisinin yangını başlattığına dair kesin bir delilin bulunmadığını, ceza davasında mahkemenin Yargıtay bozma ilamına henüz uyma kararı vermediğini, dolaysıyla kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığını belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taksirle orman yangınına sebebiyet verme nedeniyle meydana gelen zararın 6831 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece; bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş bulunmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden dahili davalılara yükletilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.